Kahramanları öne çıkarmak yeni nesillere hedef armağan edecektir. Önlerine hedef koyacaktır. Pörsümüş umutları tazeleyecektir. Tarihi kahramanları dinlerken, tarihi bir kez daha yaşadığınızı ve saçlarınızın diken diken olduğunu hissedeceksiniz. İşte bu ruh yeni nesilleri terbiye edecek ve başarıya taşıyacaktır. Bunun zıddı ise Arapların ‘humul’ dediği pörsümüşlüktür. Bu yazıyı yazmak için beni harekete geçiren saik Cezayir’de yayınlanan eş Şuruk gazetesinde Umer bin Avde’nin müfredatta yenilik teklif eden yazısı oldu. Yazının başlığı şu ‘Milli şahsiyetlerin Okul kitaplarında yer alması.’ Bu beni Feridun Fazıl Tülbentçi gibi yazarlara götürdü. Türk Tarihinden sayfalar ve Büyük Türk Zaferleri gibi kitapları tarihi yeniden yaşatan kitaplardır. Ya da hissettiren eserlerdir. Elbette sadece tarihin labirentlerinde dolaşmak yetmez veya pek fazla hayale kapılmadan tarihi güncelleyerek yaşamak gerekir. Tarihten vaka değil ruh devşirmek gerekir. Yoksa kaş yapayım derken göz çıkarmak da mümkündür. Yahya Kemal Beyatlı’nın Albert Sorel‘den aktardığı bir tarih tezi vardır. Geçmişe ve tarihe dayanarak ayağa kalkmak. Tarihten güç devşirmek.
Bundan dolayı Hazreti Peygamberin hayatı olan siyer derslerinin okunması ve okutulması fevkalade önemlidir. İskoç filozof, tarihçi ve yazar Thomas Carlyle da Hazreti Peygamberi tarihin başkahramanı ilan etmiştir. Onun Kahramanlar adlı eseri tarihi kahramanlarla bezelidir. Onlar tarihe rehberlik yaparlar ve yön verirler. Çöküntü günlerinde Namık Kemal de Osmanlı ve İslam kahramanlarını genç nesillere duyurmak ister. Bunun için bir tarih serisi hazırlar. Salahaddin Eyyübi, Alaüddin Harzemşah, Fatih ve Yavuz gibi cengaverleri ele alır. İşler. Ölü ruhu serpilmiş toprağı yeniden karmak ve eşelemek niyetindedir.
Ölü veya yerlerde sürünen himmeti ayağa kaldırmanın tek yolu müspet modeller ve örneklerle buluşmaktır. Kur’an buna üsve-i hasene yani güzel örnek der. Eğitim milli kimlik inşasıyla birlikte at başı gitmelidir. Cezayirli yazar da bunu işler. Eğitim canlı tarihten ve model insanlardan beslenmelidir. Mesela Cezayir’le ortak bağlarımız olduğu kadar ortak kahramanlarımız da vardır. Barbaros Hayreddin Paşa, Oruç Reis vesaire. Libya ile de ortak kahramanlarımız vardır. Piri Reis vesaire. Endonezya ile de ortak kahramanlarımız vardır Seyyid Ali Reis bunlardaan birisidir. Cezayir’in Abdulkadir el Cezairi gibi milli kahramanları vardır. Onun dışında Malik Binnebi gibi küresel mütefekkirlere haizdir. Ama tam değerini bilememektedir. Kahramanlık hikayelerini başarı hikayelerine köprü yapmalıyız.
Genç nesillerin ali himmet yani yüce himmetli olabilmesi için tarihi kucaklayan şahsiyetleri tanıması gerekir. Bu onda eksik olan duyguları yeşertecektir. Yine insanlık ailesini de denklemin içine katmalı ve milli ve tarihi şahsiyetlerimize küresel kahramanları da ilave etmeliyiz. Mandela, Muhammed Ali Clay gibi.
Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir.