Bir kitabın sonuna geldiğinizde bir arkadaşla vedalaşırken olduğu gibi küçük veya üzerinizde bıraktığı tesire göre büyük bir burukluk yaşarsınız. Kitabı kapatır, arkanıza yaslanır kapağını evirip çevirirken onun handiyse ağzınızda bıraktığı tada odaklanır, dalarsınız. Bu normal olandır. Ah ki şimdilerde korkarım kimselerin ne durmaya ne düşünmeye zamanı olsun! Bitip tükenmeyen bir...
Allah insanın önce donanım programını (hardware) yarattı. (Şems, 91/7) Sonra “fücur ve takva” programlarını yükleyerek yazılım programını (software) tamamladı. (Şems, 91/8) Allah vahidiyet ilkesi ile yarattıklarındaki “ortak/standart” özellikleri gözetirken; ehadiyet ilkesi ile her bir yarattığında tam bir “özgünlük/özellik/üniklik” mührünü vurmayı arzu etti. Bu sebeple her insan dolayısıyla; her çocuk özeldir....
Sebe, Kur’an-ı Kerim’de bir surenin adı, aynı anda tarihte bir kavmin de adıdır. Kur’an-ı Hakim, evvelki kavimlerin ahvalinden, kendilerine verilen nimetlerinden, imtihanlarından ve eğer varsa cezalarından, cezalarının sebeplerinden bahseder. Bu ise, sonradan gelenler, bu ibretlik olaylardan ders çıkarsınlar, bahse konu hatalara düşmesinler, selamette olsunlar diyedir. Aldıkları bu dersler ve ibretlerle cezaya...
Arkadaşlarımdan birisi üniversite son sınıfta okurken sevdalanmış. Bu sevda, arkadaşı arpacı kumrusuna döndürmüş. Boşa koyuyor dolmuyor, doluya koyuyor almıyor. Lal olup çıkmış. Çöllere düşmemiş ama neredeyse Mecnun’a dönüşmüş. Bilenler bilir; sevda bir kuştur, gönül dalına ne zaman konacağı belli olmaz. Onun hâl-i pürmelalini fark eden hocalardan biri, üstelik bir profesör,...
İnsan neye yönelirse onu görür. Dimağını, düşüncelerini, kelimelerini neyle yüklerse hayata bakışı da o istikamette tecelli eder. Bu yöneliş, biyolojik bir bakma faaliyetinden ziyade zihnin ve kalbin istikamet almasını ifade eder. Bizim kadim geleneğimizde bakış, niyetle başlar, niyet ise idraki belirler. Bu belirleyiş nazar ve nazır arasındaki bakış ilişkisi gibi...
İnterneti ihtiyaç olmadan sınırsız kullanmak, bu hareketin milyarlarca insanın yaptığını da düşünürsek bu hizmetin sunulması için çalışan sistemin harcadığı enerjisini hesaplayıp dünyamıza çevreye verdiği zararı dikkate alarak görünmeyen ciddi bir israf olduğunu söyleyebiliriz. Tersi durumda imkân varken interneti kullanmamak da cimrilik olabilir mi? İnternet üzerinde en çok vakit geçirdiğimiz alanlardan...
Tutunamayanlar’a “postmodern” demek kolaydır; metni gerçekten bu kavramla düşünmekse zordur. Çünkü roman, etiketlerle yetinmeyi sevmez. Daha en başta, “doğal bir hikâye” okuduğumuzu sandığımız zemini çeker alır altımızdan. “Bulunmuş dosya” kurgusuyla ilerler. Anlatıcı, eline bir paket geçtiğini söyler. Mektup, notlar, elle yazılmış sayfalar… Turgut Özben’in “kaybolmuş bir insan” olarak dünyaya bıraktığı...
“UTANMIYORSAN İSTEDİĞİNİ YAPARSIN!” Utanmazlığın tavan yaptığı bir zaman diliminde yazımın konusu “utanmak” hakkındadır. Utanma: Allah tarafından yasaklanan, insanlar tarafından ayıplanan bir şey yapıldığında yüzün kızarmasına vesile olan; sadece insana has fıtri bir duygudur. Utanma duygusu; ahlaki bir terim olan, Allah korkusuyla nefsin, günahlardan kaçınması, çirkin davranışlardan rahatsızlık duymasını ifade eden;...
Bünyan’ın Zek Köyü’ndendi. Asıl adı Mehmet’ti. Herkes ona Bayraktar derdi. Halkın gözünde mecnundu, deliydi; ne yapacağı belli olmazdı. Onu gören, “Zırrr Bayraktar!” deyip taşın, ağacın arkasına saklanırdı. Zırrr kelimesi Bayraktar’ı çileden çıkarırdı. Avşar yöresinde gezmediği yer yoktu. Hatta Kayseri’den Adana’ya, Antep’ten Maraş’a kadar diyar diyar dolaşır, oralardan dahi ünü gelirdi....
Eğitim, neredeyse yüz yıl öncesine kadar, bireyi hakikate, erdeme ve kültürel düşünme yetisine ulaştırmayı amaçlayan kutsal bir mektepti. Bu mektebin kapısından giren öğrenci; dünyayı anlama, kendi üzerine düşünme ve toplumsal hayata ahlaki bir sorumlulukla katılma çabasıyla yoğrulurdu. Eğitimin odak noktası, insanı bütüncül olarak yetiştirmekti; yani sadece mesleki bilgiye sahip değil, aynı zamanda değerler üreten ve kültürünün derinliklerine vakıf bir insan...
YURT DIŞINA BURSLU GİDEN 1416’LIKLAR NASIL DÖNÜYOR, EĞİTİME FAYDALARI OLUYOR MU? Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi olarak görev yaptığım dönemde iki kere “Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Kanunu”na uygun öğrenci seçmek için teşkil edilen komisyona çağrıldım. Kamuoyunda 1416’lıklar olarak bilinen bu uygulamaya göre öğrenciler burslu olarak gönderiliyor. Yüksek lisans, doktora eğitimi aldıklarından dönüşte mecburi hizmetle yükümlü oluyorlar. Yüksek öğrenim kurumu dahil, kamu kuruluşları ve milli eğitim bakanlığı...