eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
7°C
İstanbul
7°C
Çok Bulutlu
Pazar Açık
8°C
Pazartesi Çok Bulutlu
11°C
Salı Yağmurlu
12°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
5°C

Eğitim klasikleri

Türkiye’de iki yüz yıldan beri ısrarlı bir şekilde sürdürülen tavır, ülkemizin milli/yerli sosyoloğu Baykan Sezer’in tespitiyle, “Batıcılaşma”dır. Bu kavramın, daha çok kullanılan Batılılaşma ve daha az kullanılan Batılaşma kavramlarından farkı taklidin ödünsüz savaşçısı /savunucusu olmasıdır. Batılaşma batı gibi olma çabası; Batılılaşma batılı birey gibi düşünme ve yaşama isteğidir. Bizde yaygın...
25.07.2021 08:14
Vefa kelimesi hiç şüphesiz sadece İstanbul’da ne bir semtin adı ne de Vefa semtinde bulunan bir lisenin ismidir. Vefa kelimesi derin felsefi ve ruhi anlam içeren, değere değer katan bir değerli kavramımızdır. Kelime anlama, sebat, güven, sevgi bağlılığı, iyilikleri unutmama, iyilikte bulunanlara en az misliyle karşılık vermeyi ihtiva eder. Vefasızlığın...
25.07.2021 08:00
Bir yandan neden geri kaldığımızı sorgularız. Diğer taraftan onlardan kalan mirasla dilimizi bilim dili ilan etmeye kalkarız. İlginç bir tezattır bu. Ecdadımız gerici değil, tam tersine çok ilericiydi. Asıl sorun bizde. Biz onların ne kadar ilerici olduğunu anlamakta aciz kaldık; onları uygun şekilde değerlendirip objektif hükümler veremedik. Vahdettin ile Atatürk...
21.07.2021 08:00
Derdimiz çok. Problemlerimiz, meşguliyetimiz, kuşatılmışlığımız ve daha neler… Görevimiz de, mesuliyetimiz de ağır. Bir halk şairimizin gönlü, dili bize tercüman olur: “Dert’ten hali değil dil-i naşadımız Anın içün Dertli kaldı adımız” (Dertli) Bütün bunları bilmek ve göğüslemek zorundayız. Artık yabancı dünyaları aktarma zamanı geçti. Üretme, gerekenleri kendi dünyamızda var etme...
16.07.2021 07:50
İnsanın geldiği bu âlemde temel gayesi, kendini ve âlemi anlamaktır. Anlamak, meselenin künhüne vakıf olmak demektir. Anlamak için insana lazım olan şey merak, ihtiyaç, güdü, dürtü ve davranıştır. Bunlar insanda içkindir. Eğer bunlar bir ideal potasına atılmazsa aksi yönde gelişirler. İnsandaki merak duygusu öğrenmeye hasredilirse hakikat, edilmezse tecessüs ortaya çıkar....
04.07.2021 09:00
İmam Gazali ilimleri sınıflandırırken tıp ilmini farz-ı kifaye bir ilim olarak ele alıyor. Farz-ı kifaye İslam terminolojisine göre toplumda birilerinin yapması zorunlu olan bir yükümlülük anlamına gelir. Başka bir deyişle söyleyecek olursak eğer bir toplumda doktor bulunmazsa o toplum ahiret gününde topyekün bu durum nedeniyle sorguya çekilecektir. İslam toplumu, insanların...
03.07.2021 08:00
Yunus Emre’yi adaşlarından, aynı mahlası takınan takipçilerinden ve şairlerden ayıran vasıflardan biri de Risâletü’n-Nushiyye adlı eseridir. Türk edebiyatının ilk mesnevi örnekleri arasında kabul edilen bu metin, onun hayata, iyi insan olmaya dair öğütlerinden örnekler taşır. Yunus bu mısralar aracılığıyla insanlığa güzel ahlakı anlatır; hiç eskimeyen, değer ve önemini hâlâ muhafaza...
02.07.2021 23:35
Kurt ile Tilki Dünyada çoğu insan kendi nasibine, rızkına kanaat etmez ve başkasının nasibine tamah eder. Oysa herkesin hareketi görüşü makamına göre olduğu gibi, nasibi ve rızkı da Allah’ın takdirine göredir. Mevlânâ bu durumu, aslanın kurt ve tilkiyle birlikte avladıkları hayvanları paylaşmaları örneğiyle vurgular. Aslında hikâye geçmiş ümmetlerin hatalarından ibret...
02.07.2021 08:00
Mevlana Muhammed Celaleddin Rumi (1207-1273) sekiz asırdan bugüne şaheseri olan Mesnevî’sinin 20. Beytinde, ‘Sedef gibi kanaatkâr olmadan inci sahibi olunmaz’ manasını gelen veciz sözünde şöyle seslenir: “Harislerin göz testisi dolmadı. Sedef, kanaatkâr olduğundan inci ile doldu.” Hırs sahiplerinin testiye benzeyen gözleri dolmadı, yani doymadı ve gönüllerine kanaat gelmedi. Onun için...
25.06.2021 08:30
Eğitim denilen şey son birkaç yüzyıldır Batı Avrupa özelinde yaşanılan deneyimle birlikte muazzam bir indirgemeye maruz bırakılmıştır. Toplumsal evrimci düşüncenin bir ürünü ve gurur verici bir reklam vesilesi olarak gelişen, yeniçağın alamet-i farikalarından biri olarak sunulan bu indirgeme genellikle yenileşme, çağdaşlaşma ve devasa bir ilerleme şeklinde anlaşılmıştır. Bu indirgeme aynı...
15.06.2021 08:59
Okumaktan mana ne, kişi Hakk’ı bilmektir Çün okudun bilmezsin, ha bir kuru emektir 1971 yılındaki “üye ülkelerle sınırlı” anma programını da hesaba katarsak, UNESCO’nun üçüncü defa “Medet!” diyerek büyük mutasavvıf Yunus Emre’yi yardıma çağırdığı bir yıldayız. Birleşmiş Milletler Teşkilatının eğitim, bilim ve kültür işlerinden sorumlu birimi olarak tesis edilen UNESCO,...
14.06.2021 23:13