Kahramanları öne çıkarmak yeni nesillere hedef armağan edecektir. Önlerine hedef koyacaktır. Pörsümüş umutları tazeleyecektir. Tarihi kahramanları dinlerken, tarihi bir kez daha yaşadığınızı ve saçlarınızın diken diken olduğunu hissedeceksiniz. İşte bu ruh yeni nesilleri terbiye edecek ve başarıya taşıyacaktır. Bunun zıddı ise Arapların ‘humul’ dediği pörsümüşlüktür. Bu yazıyı yazmak için beni...
ERDEMDEN YOZLAŞMAYA İNSAN VE TOPLUM OLARAK DÖRT HÂLİMİZ Modern hayatın hızlı akışı içinde ahlaki değerler giderek geri plana itilmekte, bireysel menfaatler toplumsal ilişkilerin merkezine yerleşmektedir. Trafikte sabırsızlık, iş hayatında liyakatsiz atamalar, sosyal medyada hakaret kültürü ve kamusal alanda yolsuzluk örnekleri, aile hayatını bitiren gayri meşru kadın-erkek ilişkileri, toplumun vicdanını aşındıran...
2025 “Aile Yılı” etkinliklerinin ardından 2026 yılında yoğun bir şekilde “Kadının Güçlenmesi ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi” temalı faaliyetlerin gerçekleştiriliyor olması dikkatleri kadın ve aile üzerine çekiyor. 100 yılı aşkın zamandır yüzünü Batı’ya çevirmiş ülkemizde, kadının ve ailenin hâlâ “güçlü” bir hale gelememiş olması manidar olduğu kadar düşündürücü bir durum. Kadına ilişkin yerleşik hale gelmiş olumsuz düşünce ve yaklaşımların geleneksel...
Ramazan buluşturuyor. Aileleri ve arkadaşları buluşturduğu gibi, meslek gruplarını ve hemşerileri de buluşturuyor. Bazı sivil toplum kuruluşlarının organizasyonları ise aynı hedefe koşan insanları buluşturuyor. Belki bu buluşmalar hâlleşmeye, dertleşmeye ve ortak paydalarda birlikte adım atmaya sebep oluyor. Tanışmalar aşinalığa, aşinalık dostluğa dönüşüyor. Coğrafyamızı esir eden füze haberlerine rağmen umutla bu...
Öncelikle ABD ve Siyonist İsrail’in; cumartesi sabahı komşumuz İran devletine karşı düzenledikleri hava saldırılarını; kınamanın, lanetlemenin zalimleri zulmünden alı koymadığının, mazlumlara bir yarar sağlamadığının; çözümün fiilen mazlumun yanında, zalimin karşısında olmak olduğunun bilinci içerisinde tel’in ediyorum. ABD ve İsrail’in İran devletine karşı yürüttükleri organize ve sistematik saldırının amacı; Büyük İsrail...
Ramazan ayında orucun farz oluşu, Bakara suresinde şöyle bildirilir : “Kur’an, insanlar için hidayet kaynağı/rehberi olarak Ramazan ayında indirildi. Kim bu aya erişirse oruç tutsun. Eğer Ramazan; hastalığınıza, sefere (veya iddet günlerine) denk gelirse, (bunlar) geçtikten sonra Ramazan ayının günleri sayısınca orucu tutun. (Görüyorsunuz) Allah size kolaylık gösteriyor zorluk çıkarmıyor....
Ramazan ayı geldi yine.Her yıl aynı cümle dökülür dilimize: “Nerede o eski Ramazanlar…” Oysa Ramazan bir yere gitmez. Değişen zaman değil, biziz. Ramazan hâlâ aynı sükûnetle gelir; kalbimize dokunmak, evimize bereket indirmek, soframıza huzur katmak için. Ramazanla birlikte evlerin havası değişir. Dolaplara bereket iner. Eksik sandığımız raflar yeterli olur. Sofralar...
Recep ayının 27. Gecesi İsra ve Miraç gecesidir. İsra; genelde gece yolculuğu, özelde, Nübüvvetin 11. Yılında; Recep ayının 27. Gecesinde Hz. Muhammed’in (s.a.v.) bir gece vakti Kâbe’de ki Hicr veya Hatim denilen yerden Kudüs şehrinde ki Mescid-i Aksa’ya Burak denilen bir binekle yaptığı yolculuğunun adıdır. Arapça, urûc kökünden türeyen ve...
Bazı kişiler “haza insan”dır. Bulundukları yere ve yaşadıkları zamana değer katarlar. Balkan mülkünün derin mânâsına denk düşen bir hakikat önderi Prof. Dr. Adnan İsmaili böylesi güzidelerdendir. Aziz üstad Adnan İsmaili bey, Balkanlar’da modern zamanların İslâm düşüncesini fikir savrulmalarından ve taklide müptelâ kılarak dönüştüren modernizmden koruyarak, ilmî ve ahlâkî bir zeminde...
Zamanın asır, yıl, ay, hafta ve gün gibi parçalara bölünüp düzenli bir sırayla gösterildiği çizelgeye takvim, bir takvimin başlangıcına ise yılbaşı denmektedir. Milletlerin takvimleri inanç ve kültür yapılarına göre farklılık arz etmektedir. Müslümanların takvimi; ayın dünya etrafında dönmesiyle hesaplanan, Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye (M.622) hicretini milat kabul eden Hicri/Kameri takvimdir. Hicri/Kameri...
Şortla Hazret Ziyareti “HUZURDA” HUZURSUZLUK Geçen günlerde, yaşı otuzlarda olan bir kardeşimiz, müftülüğümüzde kısa bir zaman misafirimiz oldu. Kendisine bir bardak çayımızı nasip oldu. Misafirimizin, beyefendi bir kişiliği ve görüntüsü vardı. Hoşbeşten sonra misafirimize, sebeb-i ziyaretlerini sordum. Kendisi, “Hiç de hoş olmayan bir sebeple burada bulunuyorum.” deyiverdi. Çok yadırgamadım çünkü...