Liberalizmin en belirgin özelliği bireyin hak ve özgürlüklerine önem vermesi ve hükümetlerin bu anlamdaki yetkilerini sınırlamasını savunmasıdır. Bu nedenle liberalizm insanı, dinin, âdetin, geleneğin, monarşinin baskısından, bunların prangalarından ve kelepçelerinden kurtarmayı hedefledi. Bu bağlamda Batı Aydınlanma çağının yaratıcıları da, elbette, liberal düşünürler oldu. Liberalizmin fikir öncüleri Thomas Hobbes ve John Locke’dir. Gutek’e göre Locke, Platon’un doğuştan getirilen idealar teorisine karşı çıkmış, insanın doğuştan temel kavramlara sahip olmadığını, bunların sonraki yaşantılarda kullanılmadığını belirtmiş, insanın tüm bilgisinin duyusal algılarla başladığını savunmuştur. Locke’e göre insan zihni boş bir levha, beyaz bir kâğıt (tabula-rasa) ve her deneyim bu kâğıt üzerine bir çizik oluşturur. Locke’un kuramı, değişmez ilkelere dayanan otorite, adet ve geleneklerin mükemmelliğini reddeder. Onun ampirizminde temeldeki olgu, bilimsel yöntemin kullanılmasıdır. Bu anlamda liberal ideolojinin temel kavramları; liberal ekonomi, insan aklı ve doğası, laiklik, bireycilik, ilerleme, gelişme, pragmatiklik, kurumlara güven ve sosyal değişmedir.
Liberal eğitim ise, liberalizmin özgürlükçü anlayışını eğitimle insanlara vermektir. Mesela, kendi kararlarını kendisi verebilen hür ve ekonomik bireyler yetiştirme amacını güder. Özgürlüğü alabildiğine genişleten liberalizmle eğitim de insanın alanını hayli genişletir. Bireylerin yeteneklerine göre eğitilmesini savunur. İşe yarar olmasına önem verir eğitimin. Çağın ihtiyaçlarına göre bilgilerin ve becerilerin kişilere öğretilmesini salık verir. Irkın, etniğin kendine has özelliklerini yaşatan eğitimi savunur. Yaratıcı düşünmeyi, takım çalışmasını, problem çözmeyi, yurttaşlık bilgisi ve katılımını, etik muhakemeyi, genel ve özel çalışmalarda sentez ve ileri başarıyı öne çıkarır. Öğretmenin zihinsel olarak kendini geliştirmesini önemser, çünkü bununla öğrencileri etkileyeceğine inanır. Ekonomik insanı önemsediği kadar terbiyeli, ahlaklı insanı da önemser vesaire.
Yukarıda yer alan tüm bu liberalizm güzellemesi, insanı, ekonominin çarkı yapmaktan alıkoyamadı. Hem liberalizm hem de onun eğitimi özgürlük diye diye köleliğe götürdü insanı; serbest piyasa diye diye soygunculuğa götürdü ekonomiyi. Bu soyguncu ekonominin içinde güya serbestçe dolaşan insanın zihnini de bir çöplüğe dönüştürdü. Dilek ve temennileri gerçek diye satışa sundu. Hayalleri ideoloji yaptı. Bağsız, bağlantısız, geleneksiz, kültürsüz insanı, oluşturduğu sekülerizmle / sekülerizmde başıboş bıraktı. Gençleri eğiterek, kadınları sokağa davet ederek, erkekleri işgücü yaparak, evleri otelleştirerek, eğitimi bilimleştirerek özgürleştirdiğini söyledi. Evsiz, barksız, kültürsüz, yapayalnız bıraktı herkesi. Anlamı, manayı, aşkın olanı, manevi olanı, insanda, önce bir şube haline getirdi; ardından değersizleştirerek kaybolmasına vesile oldu. Özgürlük diye diye köleleştirdi insanları.
Liberalizmin uluslararası hali olan neoliberalizmle de insan ulusal piyasadan küresel piyasanın, yani küresel sahteliğin pençesine girdi. Dolayısıyla eğitim sistemleri, küreselcilerin piyasasına göre kendine çekidüzen verdi /vermektedir. Ülkemizdeki ve diğer ülkelerdeki eğitimde yapılan tüm yeniliklere, geliştirmelere, ilerlemelere, kurslara ve sertifikalara buradan bakmakta fayda var. Her yapılan yenilik önce aileden bölgesel düzeye, ardından ulusal düzeye, şimdide uluslararası düzeye uyum sağlamak için yapılıyor. Onun için okul öncesi eğitime geliştirmeye, özel okulların alanını genişletmeye, öğrenci merkezli eğitim gibi küresel modellerin uygulanmasına, STEM gibi insanın anlam dünyasını körelten projelere önem veriliyor. Hatta değerler eğitimi bile bu düzenin sıkıntısız yürüyebilmesi için sisteme sokuldu.
Hülasa, hem liberal eğitime hem de neoliberal eğitime elbette hayır denmelidir. Gerçekle yüzleşerek kültürel eğitime tekrar dönülmelidir. Böylelikle liberal /neoliberal düşüncelerle sermayenin egemenliğine giren akıl, dolayısıyla insan, tekrar asli yerine yani kültüre kavuşturulmalıdır. Gerçek eğitim, liberalizmin ve neoliberalizmin sahteliğinden, sadece dilek ve temennilerden oluşmuş sahte dünyadan kurtarılmış eğitimdir.