eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
31°C
Ankara
31°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
31°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
27°C
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Açık
29°C

Dr. Hasan YILDIZ

1967 yılında doğdu. 1990 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 1998 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslâm Bilimleri Anabilim Dalında, 2005 yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetimi Bilim Dalında yüksek lisans eğitimlerini tamamladı. 2017 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Din Eğitimi bölümünde “Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye Medresesinde Eğitim ve Öğretim” isimli teziyle doktorasını tamamladı. Osmanlı eğitim tarihi alanında çalışmalar yapan yazarın, “Osmanlı Eğitim Modernleşmesinde Dârü’l-hilâfeti’l-Aliyye Medresesi” isimli eseri ile ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayınlanmış pek çok makalesi bulunmaktadır.

    Kamu Düzeni Kamusal Yararı Hedefler! 

    Kamu alanı gündelik yaşamın cereyan ettiği sokak, cadde, mahalle, çarşı, pazar gibi halkın kullanımına açık, bireysel ve sosyal ihtiyaçların görüldüğü alanların tümüdür. Diğer bir ifadeyle özel mülkün sınırları dışında kalan alanlara kabaca kamusal alan diyebiliriz. 

     Kamusal alanlar her yaş düzeyindeki insanın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tanzim edilirler. Çocuğundan yaşlısına, erkeğinden kadınına herkesin kullanabileceği şekilde donatılıp tanzim edilen bu alanlarda yaş ya da cinsiyet itibarıyla kullanıma tahsis edilen bazı alanların varlığı da kamusal hizmetin bir gereği olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tür alanlara örnek olarak eğlence mekânlarını, plajları, alkol satışı yapılan yerleri, WC’leri, AVM’lerin deneme kabinlerini ve daha saymakla bitecek gibi görülmeyen pek çok alanı gösterebiliriz. Yine TV programlarında ya da sinemalarda gösterime giren filmlerde hangi yaş düzeyine uygun olduğu uyarılarına da sürekli muhatap olunmaktadır. Ayrıca sadece yetişkinlerin girebildiği mekânların olduğu gibi sadece yetişkinlere satışı yapılan içeceklerin olduğu da bilinmektedir.  

    Kabaca, biyolojik ve ruhsal yönü itibarıyla insanın çocukluk ve yetişkinlik gibi iki ana evrede hayatını sürdürdüğü söylenebilir. Çocukluk devresindeki biyolojik ve ruhsal yapıyla yetişkinlik döneminin biyolojik ve ruhsal yapısının birbirinden farklı olduğu hususu bilimsel bir gerçekliktir. Yine kadın ve erkek cinsinin biyolojik ve ruhsal açıdan farklılıkları da bilinmektedir. Kamusal hayat bu farklılıkları gözeten bir yaklaşımla tanzim edildiği takdirde biyolojik ve ruhsal açıdan denge korunmuş ve kamu görevi yerine getirilmiş olur. Özgürlük, tam da bu aşamada hayata geçer.  

    Geçtiğimiz günlerde bir büyükşehrimizin sahil kenarı ilçelerinden birinde belediye başkanının kendisinden önceki dönemde kadınlara tahsis edilmiş plaj için “Burası özgür bir ülke, …O sebeple bu alanı tekrar kamunun kullanımına açtık” şeklindeki açıklaması ulusal basında yayınlandı. Belediye başkanı, bu açıklamasına gerekçe olarak Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 5’inci maddesinde geçen “Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.” hükmünü göstermektedir. Ancak bu hükmün öncesinde yer alan “ Kıyılar ve doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.” şeklindeki hükümleri ise görmezden gelmektedir. Bu hükümler aynı zamanda Kıyı Kanununda geçen hükümlerdir. Kanuna göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufunda olup özel mülkiyete ve teşebbüse tahsis edilemezler.  

     ‘Kişinin ve toplumun huzur ve refahını sağlamak’ anlamına  gelen kamu yararını tesis edip gözetmek ise Anayasaya göre devletin başta gelen ödevidir. (AYM, T.5.4.1977, E.1977/1,K.1977/20, AMKD 15, s.253-264). Nitekim kamu düzeni, kamu yararını hedefler. “Vatandaşlar arasında kin ve düşmanlık yaratılmasının önlenmesi, milli huzurun bozulmaması, kamu yararıdır. (AYM, T.8.4.1963, E.1963/16, K.1963/63, AMKD 1, s.194-210). Dolayısıyla kamu yararı toplum hayatını zarardan korumayı ve güvenliği sağlamayı amaçlar.  

    Ayrıca, “Kamu yararına dayanılarak ayrım yapılması eşitlik ilkesini zedelemez.” (T.26.12.1968, E.1968/9, K.1968/67, AMKD 6, s.355-362)  şeklindeki yargı kararı dikkate alındığında toplumun yarısını teşkil eden kadınlar için sadece hemcinsleriyle birlikte denize girme hak ve taleplerini karşılamak amacıyla yer tahsis edilmesi kamu yararı kapsamında devlete düşen en temel görevlerden biridir. Bu tür bir düzenleme, karma şekilde denize girme özgürlüğünü kullananlar açısından da en ufak bir engel teşkil etmemekte, kadınlara tahsis edilen plaj dışındaki tüm kıyı şeridinde denize girme özgürlüğünü de kısıtlamamaktadır. 

    Öte yandan, kadınlar plajını “kamu yararı” kapsamında görmeyen belediye başkanının bu yaklaşımı, herkese açık tutulacak olan plajda karşı cinsleriyle birlikte denize girmek istemeyen kadınların özgürlüklerini tamamen ortadan kaldırdığı açıktır. İsteyen herkesin karma plajlarda denize girme özgürlüğünde herhangi bir sınırlama söz konusu değilken, sadece hemcinslerine tahsis edilmiş plajı tercih eden kadınların bu özgürlüklerinin elinden alınması, özgürlükçü yaklaşımla bağdaşmadığı gibi gerek Anayasa’da gerekse Kıyı Kanunu ve Yönetmeliğinde vurgulanan kamu yararını ortadan kaldıran dayatmacı bir yaklaşımın ortaya çıktığını göstermektedir. 

    Sözün kısası; kamu düzeni kamusal yararı hedefler.  Kamu yararına dayanılarak ayrım yapılması ise eşitlik ilkesini zedelemez. 

    Dr. Hasan YILDIZ 

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.