Son birkaç yıldır Ramazan ayında gündeme oturan konuların başında cami ve çocuk konusunun geldiği herkesçe malumdur. 2025 yılında mübarek Ramazan ayına girişimizle birlikte gündemin ilk sırasına aynı konunun yerleştiğini gördük. Geçtiğimiz yıllarda cami ve çocuklar meselesi en çok tartışılan ve bir türlü orta yolun tutturulamadığı bir gündem maddesi olarak tartışıldı...
90’lı yılların başlarında (Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü) Temel İslam Bilimleri yüksek lisans derslerimizden birini rahmetli Prof. Dr. Salih AKDEMİR’den ana konusu “laiklik” olan bir ders alıyorduk. Salih Hoca alışılmış hoca profili dışında nev’i şahsına münhasır bir hocaydı. Laikliğin, “din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” şeklindeki klasikleşmiş tanımından tamamen farklı...
Bu yazıda, İstanbul’daki devlet üniversitelerinden birinin Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünün ikinci sınıfında eğitim gören bir öğrencinin Türk Eğitim Tarihi dersi vizesi için hazırladığı ödevden bahsedeceğim. Birinci vizeyi klasik sınav tarzında yapmıştım. Son vizede ise; on bir haftalık süre boyunca Türk Eğitim Tarihi dersinde işlenen konulardan öğrencinin ilgisini ve dikkatini...
İstanbul’un maarif teşkilatında görev yapan bir eğitim yöneticisiyle hasbihal ediyoruz. Yaklaşık 6-7 yıl önce hayata geçirilen “Tercihim Türkçe” projesi kapsamında Bosna Hersek’te gerçekleştirdikleri bir etkinlikten bahsetti. İlk ve orta dereceli okullarda seçmeli yabancı dil dersi olarak Türkçeyi seçen öğrenciler için düzenledikleri şenlikte altı binden fazla öğrenciyle bir araya gelmişler. Bosna-Hersek’te...
İstanbul’da görev yapmış bir maarif müfettişi dostumuzla eğitim üzerine hasbihal ediyoruz. Bir eğitim kurumunun denetimi esnasında yaşadığı anekdot dikkat çekici. Bizzat kendi ifadesiyle şu şekilde anlatıyor yaşadıklarını: “İstanbul’un ilçelerinden birinde özel bir anaokulunun denetimini yapıyorduk. Kurucusu, 80’li yaşlara merdiven dayamış Batı Trakya mübadillerinden tam bir İstanbul hanımefendisi. Konu yitik vatan...
Bir önceki yazımızda Falih Rıfkı Atay’ın “Zeytindağı” isimli hatıratını “Redd-i Miras ya da Mankurtlaşma” bağlamında ele alıp değerlendirmiştik. Atay’ın “Zeytindağı” isimli eserinin Arap versiyonu olan “Çekirge Yılı” isimli eser Kudüs’lü İhsan et-Tercüman tarafından 1915-1916 yıllarında kaleme alınan günlüklerden oluşmaktadır. İhsan et-Tercüman’ın günlüğü ile Atay’ın Zeytindağı isimli hatıratının ortak bir paydada...
İkinci gün Burg Nideggen’i ziyaret ediyoruz. Masallardan çıkmış bir kasabaya dâhil olduğunuzu hissediyorsunuz. Tüm bileşenleriyle Ortaçağ’daki görünümünü muhafaza eden kasaba sizi alıp Ortaçağa götürüyor sanki. Moderne dair göze takılan ya da rahatsızlık veren herhangi bir nesne ya da manzaraya rastlayamıyorsunuz. Kasabanın zirvesine konumlanmış 12. yüzyıldan kalma kale tüm doğallığı ve...
Hiç planda yokken Köln-Kerpen seyahat teklifi geldiğinde, “vardır bu işte bir hayır” diyerek memnuniyetle kabul ettim. 1986 ve 1988 yıllarında umre, 2010 yılında günübirlik Halep ziyareti dışında başkaca bir yurt dışı seyahatim olmadı. Özellikle Balkanlar ve Endülüs dışında herhangi bir yurt dışı gezisi de hayal etmedim. Şayet gerçekleştirebilirsem yurtdışı seyahatlerimde...
Mil Taşı Eğitimcilerimizden Muallim Cevdet(1883-1935) – 1 Geçmişi, Roma dönemine dayanan mil taşları, mesafeyi ve yolun yönünü gösteren taşlardır. Uzun mesafeli yolculuklarda hayati önemi haiz olduğu açıktır. Tarih sahnesinde yerini alan milletlerin ve devletlerin, çıktıkları yolculukların emniyetli ve güvenli olmasını sağlamakla birlikte hedefe ulaşmayı kolaylaştıran mil taşı mesabesindeki şahsiyetleri her...
Kamu alanı gündelik yaşamın cereyan ettiği sokak, cadde, mahalle, çarşı, pazar gibi halkın kullanımına açık, bireysel ve sosyal ihtiyaçların görüldüğü alanların tümüdür. Diğer bir ifadeyle özel mülkün sınırları dışında kalan alanlara kabaca kamusal alan diyebiliriz. Kamusal alanlar her yaş düzeyindeki insanın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tanzim edilirler. Çocuğundan yaşlısına, erkeğinden kadınına...
Kilisli Muallim Rifat (Kilis 1874-Ankara1953), Osmanlı döneminin mektep ve medrese eğitimi görmüş nev-i şahsına münhasır münevver ve bilge şahsiyetlerimizden biri. “Bilge” soyadını tam manasıyla hak etmiş, Türk dili ve edebiyatı alanında eskilerin deyimiyle ‘mütebahhir’ bir eğitimci. 1945-1946 yıllarında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilmiş olan hatıraları, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçişte kitâbiyat/bibliyografya alanında yaşanan güçlüklere ve bu güçlüklerin aşılmasında sergilenen fedakârlıklara dair güzel örneklikler içeriyor. İmkânsızlıklarla mâlûl zorlu yıllarda,devlet ve millet için bireysel çabalarla dahi nelerin yapılabileceğinin somut örneklerini bu hatıratta görmek mümkün. “Bildiklerim” adıyla kitap...