Kamu alanı gündelik yaşamın cereyan ettiği sokak, cadde, mahalle, çarşı, pazar gibi halkın kullanımına açık, bireysel ve sosyal ihtiyaçların görüldüğü alanların tümüdür. Diğer bir ifadeyle özel mülkün sınırları dışında kalan alanlara kabaca kamusal alan diyebiliriz. Kamusal alanlar her yaş düzeyindeki insanın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tanzim edilirler. Çocuğundan yaşlısına, erkeğinden kadınına...
Aylar önce köklenmiş bir menekşe yaprağının, uzun zaman sonra çoğalan yaprakları ve nihayetinde kendisinden yapraklar doğan ana kökle vedalaşma zamanı… Her şeyin bir bedeli olduğunun somut temsiliydi bu çiçek… Hayat, hiçbir şeyi hiç kimsenin yanına bırakmaz yahut hiçbir iyilik mükâfatsız kalmaz, diyordu bitkinin gelişim süreci… Yine karışmış zihni, elle tutulup...
Tıp fakültesi binasının giriş kapısı önünde beyaz önlük giyinmiş dört-beş genç sohbet ediyor. Belli ki bu gençler öğrenci ve ders arasında dışarı çıkmışlar. O da ne hepsi sigara içiyor. Gençlere yaklaşınca soruyorum. -Gençler doktor olduğunuzda hastalarınıza hangi tavsiyede bulunacaksınız? Gençler kısa bir duraklamadan sonra ellerindeki sigaralarına bakarak benim ne kastettiğimi...
Kendisiyle sosyal medya üzerinden tanıştık. Tanışmanın ardından telefon numarası alışverişinde bulunduk, sıkça görüşmeye başladık. Karşımda oldukça sosyal, geniş ufuklu, genel anlamda toplumun, özel anlamda bireylerin sorunlarıyla yakından ilgilenen genç bir imam hatip vardı. Kendisini camisiyle, cemaatiyle, resmi göreviyle sınırlandırmamıştı. Sorunlu değil sorumlu bireylerin yetişmesi için çocuklarla, gençlerle, ailelerle ve cemaatiyle...
Nebevî terbiyenin usule dönük esaslarının Bedir gazvesinde belirlendiği görülmektedir. Malûm olduğu üzere gazvede alınan esirlerin on Müslüman çocuğa okuma-yazma öğretmeleri şartıyla serbest bırakılmaları, gerek bu esirler gerekse diğer Müslüman muallimler tarafından okuma-yazmanın öğretildiği “küttab” adı altında yeni bir öğretim tarzının da başladığını gösteriyordu. Bu duruma bağlı olarak daha o devirde...
Bir önceki makalemizde “Yeni çağda aileyi yeniden kurmak” başlığı altında aile yapısının toplum için önemi üzerinde durmuştuk. Şimdi ise birazda iğneyi kendimize batırarak aile hayatımıza biraz daha mercek altına alıp gördüğümüz eksikleri ve sebeplerinin bazılarının üzerinde durmaya çalışacağım. Ekonomik kalkınmacılığın, bireyci özgürlüklerin, dünyevî çıkarcılığın, yararcılığın, hırslı girişimciliğin, yıkıcı rekabetin, teknolojik...