eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Ayşegül Demir: Bir Lügat Bulamadım

Sen bir lügat bulamadın ama hazine değerinde bir lügat bıraktın!

4 Eylül 1947 yılında Ankara’nın Kalecik ilçesinde dünyaya gelen D. Mehmet Doğan yetmiş yedi yıllık ömründe Türk kültürü, dili ve edebiyatı alanında önemli ve kıymetli çalışmalara imza atmıştır. Eğitim hayatını tamamladıktan sonra Türk Tarih Kurumu, TRT ve Dergâh Yayınevi’nde çeşitli görevlerde bulunan Doğan, Türkiye Yazarlar Birliği’ni 1978 yılında kurmuştur. Ayrıca kendisi uzun süre TYB başkanlık görevini yürütmüştür. Doğan’ın edebiyat ve kültür alanında yapmış olduğu çalışmalar pek çok insanı derinden etkilemiş ve onları düşünmeye sevk etmiştir. D. Mehmet Doğan 11 Ağustos 2024 yılında Ankara’da Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. 

Burada değerlendirmesi yapılacak olan eser, yazarın Bir Lügat Bulamadım isimli kitabıdır. Bu eser, önsöz hariç beş ana bölüm ve ekler kısmından oluşmaktadır. Sırasıyla; Bir Lügat Bulamadım, Sözlükleri Yakalım, Mankurt Sözlüğü, Sözlük mü At Gözlüğü mü? ve Yüzyılın Değerlendirmesi başlıklarıyla ele alınan bölümler dili koruma, geliştirme ve sözlüklerin ne denli önemli olduğuna dair farklı çıkarımlar sunmaktadır. Özellikle verilen örnekler bu konularda yazarın haklılığını ortaya koymaktadır. Tutarlı, akıcı ve açık bir anlatıma sahip olan yazarın, kavram ve kelime kullanımlarına da son derece dikkat ettiği görülmektedir. Türkçe hassasiyeti olan yazar, giderek sadeleşen veya yabancı dillerin etkisi altında kalan dildeki kelime ve kavramların yitirilmesini eleştirir. Ayrıca bu durumu kültürel belleğin yok olması olarak değerlendirir. Yazar ele aldığı başlıkları başarılı şekilde inceler. Ayrıca ekler kısmında da gazete haberleri, köşe yazıları, röportajlar ve TDK tarafından yayınlanan Türkçe Sözlük’te değişen bazı kelime ve kavramlardan örnekler vererek okuyucusunu bilgilendirmektedir. Kitap, gerçek bir sözlük arayışında olan yazarın, aradığı niteliklere sahip bir sözlük bulamaması sonucu kendisinin bir sözlük hazırlamaya karar vermesini ve Büyük Türkçe Sözlük eserini kaleme almasını ele almaktadır. 

Yazar, düşüncelerin anlaşılması ve aynı zamanda öğrenmenin net ve kolay olması için dil bilmenin şart olduğunu ifade eder. Dilin toplum için önemli bir miras olduğunu, bu mirasın geliştirilebileceğine ancak tümüyle değiştirilmesinin veya reddedilmesinin doğru olmayacağına dikkat çeker. Türkçenin Osmanlı döneminde büyük bir güce sahip olduğunu, Osmanlı’nın çok uluslu yapısının zengin bir kültür ve dil hazinesinin oluşmasına katkı sağladığını ve bu dil hazinesinin 20. yüzyıla devredildiğini açıklar. Tüm bunlara rağmen Cumhuriyetle birlikte tasfiyecilik faaliyetlerinin Türkçe kelime haznesini daralttığına dikkat çeker. Yine bu dönemde yapılan dil reformları ile türeyen yeni kelimelerin, önceki anlamlarını tam olarak karşılamadığını ifade eder. Nitekim Türkiye’de uygulamaya konulan dil politikalarının kelime dağarcığını sınırlandırdığı, dil ile toplum ve kültür arasında derin bir ayrımın oluşmasına neden olduğunu açıklar. Yazar, Cumhuriyet döneminde özellikle Türkçeyi, Arapça ve Farsça kelimelerden arındırmak için çalışmaların yapıldığını belirtir. Ancak diğer taraftan batı dillerinin Türkçe telaffuz ve yazımlarda yer bulmasının da bir tezatlık olduğunu dile getirir. Gramer ve sözlük çalışmalarına gereken önemin verilmemesinin sonraki yıllarda olumsuz sonuçlara neden olduğunu belirtir. 

Eserde, Türkçenin anayasa ile koruma altına alınmış olmasına rağmen dili koruma ve geliştirme yönünde bazı ihmâl ve ihlâllerin olduğuna dikkat çekilmiştir. Nitekim yazar, 1945’te Türk Dil Kurumu tarafından ilk baskısı yapılan Türkçe Sözlük eserinde özellikle tek parti dönemi ideolojisinin yansımalarına dikkat çekmiş ve bu konuyu örnekler üzerinden ortaya koyarak değerlendirmiştir. Tüm bu gelişmelerin ve dilde sadeleşme fikrinin sonraki süreçte ortaya konulan sözlük çalışmalarını olumsuz etkilediğini de belirtmiştir. Üstelik kelime ve kavramların yanı sıra deyimlerinde anlam dünyasına derin katkıları olduğunu ifade eden yazar, onların da korunması gerektiğini vurgular. Dolayısıyla eserde Türkçenin geçirdiği dönüşümlere ve dilde yaşanılan yozlaşmaya dikkat çekilmiştir.

Yazar, Büyük Türkçe Sözlük eserinin 1981’de ilk basımının gerçekleştiğini ve yurt içinde gördüğü ilgi yanında yurt dışında da beğenildiğini ifade etmektedir. Ayrıca milletlerarası ödüllü olan bu sözlüğün sonraki yıllarda Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu tarafından tavsiye edilen eserler arasına dahil edildiğini belirtir. Ancak her şeye rağmen siyasi ideolojinin fikir, kültür ve dil alanına müdahalesinin varlığına da dikkat çeken yazar, Büyük Türkçe Sözlük eserinin bu denli bir müdahaleye maruz kaldığını belirtir ve bu durumu eleştirir. Yazar, Büyük Türkçe Sözlük hakkında yapılan eleştiri ve incelemeye de yine TDK tarafından yayınlanmış Türkçe Sözlük’te yer alan kelimeleri örnek göstererek cevap vermektedir.

Sonuç itibariyle genel okuyucu kitlesine hitap eden bu kitap, okuyucusunu Türkçe konusunda hassas olmaya teşvik etmektedir. Siyasi ideolojilerin dil ve kültür üzerindeki olumsuz etkilerini eleştirmektedir. Günlük kullanımda yabancı dillerin etkisine dikkat çeken yazar, bu eserinde Türkçeyi koruma ve geliştirme konusunda farkındalık oluşturmaya çalışmıştır. Nitekim dil bilincine sahip olmayı arzulayan herkesin kitaplığında yer alması gereken bu eser, okuru düşündüren ve kendi diline karşı bakışını sorgulatan bir kitaptır.

Ayşegül Demir

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.