eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Muhammed Hüseyin Çorlu: Mağlubiyet İdeolojisinin sonu

Toplumlar neden yenildiklerine benzemek isterler?

Kitabın ilk baskısı, 2007 yılında yapılmıştır. Dördüncü baskısı ise içeriğinde hiçbir değişiklik yapılmadan 2018’de gerçekleştirilmiştir. Kitabın yazarı ise 11 Ağustos 2024’te aramızdan ayrılan dava adamı D. Mehmet Doğan’dır. Tarih ve Toplum, Büyük Türkçe Sözlük, Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu, Camideki Şair: Mehmed Akif ve Batılılaşma İhaneti adlı eserleri meşhur olmuştur. Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu adlı eseri, ilk kez 1975’te yayınlanan Batılılaşma İhaneti adlı eserinin yeniden ele alındığı eseridir. Kitap; sunuş ve içindekiler kısmıyla başlamış. Giriş kısmına ek olarak beş bölümden oluşmuştur. Giriş kısmının başında Batı ve Doğu, kısmiciler ve bütüncüler ayrımı yapılmış ve kapsamlarının ne olduğu belirtilmiştir. Geçmişe değinilerek Osmanlı’daki batılılaşma hareketlerine değinilmiştir. 1923’te Cumhuriyetin ilanıyla birlikte ülkemizde yaşanan siyasi ve sosyal değişimlere yer verilmiştir.

Birinci bölümde, geçmişten günümüze modernleşme çalışmalarına değinilmitir. Batılılaşma Laiklik ilişkisine değinilmiş ve laikliğin tarihi seyir içinde ülkemizdeki kapsamı uygulamalarına değinilmiştir. Çok partili siyasi hayata geçiş sürecinden ve bu yolda yaşanan zorluklardan da bahsedilmiştir. “Yakın Şark İşleri Konferansı”nın adının nereden geldiği ve onunla bağlantılı olarak Lozan Konferansı da ele alınmıştır. AB üyeliğinin ülkemiz açısından sıkıntılı süreçler meydana getirebileceğinden bahsedilmiş ve bu süreçlerin neler olduğu detaylandırılmıştır.

İkinci bölüm, batılılaşmanın ülkemizi bütünleştirmediği aksine böldüğü ve bu konuda ipin ucunun hiçbir zaman bizim elimizde olmadığından bahsedilerek başlamaktadır. Başka ülkelerde çalışan göçmen Türk işçi olgusu ele alınmış ve bu konuyu desteklemek adına Samuel P. Huntington’un görüşlerine yer verilmiştir. Jöntürkler ve İşçitürklerden bahsedilerek karşılaştırılmış ve İşçitürklerin kimi yönlerden Jöntürklere üstünlüğü ele alınmıştır. Almanya’da yaşayan Türklerin hayati ihtiyacı olan beslenme konusunda helal-haram ayrımına dikkat ettiğinden de bahsedilmiştir. Dünyada mecburi öğretimin tartışma konusu olduğundan ve okul dışı öğretimin batılı ülkelerce gittikçe yaygınlaştığından bahsediliyor. Halkı Müslüman bir ülke olan Tunus’ta yabancıların din özgürlüğü sorunu örneği verilmiş ve ülkemizde de geçmişte buna benzer olaylar yaşadığı vurgulanmıştır.

Üçüncü bölümde günümüzdeki Türkiye’nin oluşumunun yaklaşık 150 yıllık bir süreci kapsadığından söz edilmiş ve Cumhuriyet rejimine değinilmiştir. Mustafa Kemal’in eğitim hayatı ve elde etmiş olduğu askeri başarılarıyla elde ettiği rütbelerden söz edilmiştir. Mustafa Kemal’n son padişah Vahideddin ile olan iyi ilişkisinden bahsedilmiştir. Batı sömürgeciliğinin XVIII. yüzyıldan itibaren İslam dünyasını etkisi altına aldığından bahsedilmiştir. Osmanlı orta sınıfından da detaylı bir şekilde bahsedilmektedir. Sultan II. Abdülhamid’in İslamcılık anlayışına yer verilmiş ve bu kapsamda yaptığı çalışmalara değinilmiştir. Onu büyük Osmanlı padişahlarının sonuncusu olarak kabul etmiş ve dış siyasette izlediği politikalara da değinilmiştir. Onun dini esas alan teokratik bir rejim getirmeyi asla düşünmediğini belirtmiş ve ardından batılı sömürgecilerin icadı şark meselesinden bahsetmiştir. Arap milliyetçiliği-hilafet ilişkisine değinilmiş ve İngilizler’in desteklediği Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in halifelik açısından Araplar tarafından desteklenmediğinden bahsedilmiştir. Türkiyede uygulanan laikliğin demokrasiye zarar verdiği ve bir grup azınlığa her istediğini yapma hakkını verdiğini savunmuştur.

Dördüncü bölüme ,Yahya Kemal, Yakup Kadri ve Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Mücadeledeki çabaları teferruatlı olarak anlatılmış. Kurtuluş Savaşı yerine İstiklal Harbi ya da Bağımsızlık Savaşı denmesinin daha doğru olacağı söylenmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla ilgili çarpıtmaların olduğundan bahsedilmiş ve kurulan ilk TBMM’nin padişah ve halifeye sadakat arz eden bir bildiri yayınlama vasfı da taşıdığı belirtilmiştir.

İngilizlerin Mekke’de İslam kongresi toplayacaklarına ilişkin haberler çıkınca karşı hamle olarak Büyük İslam Kongresi projesi yönündeki çalışmalarımızdan bahsetmiştir. Ahmedü’ş-Şerif Senusi, Acemi Paşa Es-Sa’dun gibi Milli Mücadele sürecinde ülkemiz için kıymetli hizmetleri bulunan insanlara değinilmiş ve bu süreçte kendi ülkeleri de dahil bu mücadeledeki rolleri üzerinde durulmuştur. Hilafetin Osmanlı Devleti ve ardından Türkiye’nin elindeyken sömürülen Suriye ve Hindistan gibi Müslüman toplumlar üzerindeki etkisi ve yansımalarından bahsedilmiştir. Ama geçen zaman içerisinde TBMM’nin Hilafeti kaldırmasıyla bu devletlerin tam tersi yönde bize karşı tepki gösterdiklerinden de bahsedilmiştir. Hilafet kaldırıldıktan sonraysa çeşitli yerlerde alternatif Hilafetlikler oluşturulmaya çalışıldığını ancak gerekli desteği göremediklerinden bahseder.

Beşinci bölümde Cumhuriyetin ilk nesillerinde yaygın bir kanaat haline gelen,  “Tahsil dindarlığı ortadan kaldır” görüşünün yanlışlığı anlatılmaktadır. Çünkü onlar, Avrupa özentisi içinde pozitivist bir kafayla yetiştirilen  bir nesildi. Türkiye’nin AB’ye girme çabalarından ve bu yolda karşısına çıkarılan engellerden bahis edilmiştir. Kemal Karpat’ın laiklik hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir.

En sonda kitabiyat ve fihrist kısımlarına yer verilmiştir.

Muhammed Hüseyin Çorlu

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.