eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Ahmet Özer: Öğretmen Okulları Bir Neslin Yaralı Hayalleri

Ahmet Özer: Öğretmen Okulları Bir Neslin Yaralı Hayalleri

Pazarören’den Maziye Akmak
Öğretmen Okulu Günlüğü

​Geçtiğimiz haftalarda bir ilim yolculuğuna değinmiştik, bu hafta yine rotamızı bir hatıra kitabına, bir ömürlük birikime çeviriyoruz. Kıymetli dostum Memiş Okuyucu, kalemini bu kez kendi köklerine ve Türk eğitim sisteminin en çok konuşulan damarlarından biri olan öğretmen okullarına daldırıyor: “Pazarören’den Maziye Akmak, Öğretmen Okulu Günlüğü.”
​Eğitim tarihimize baktığımızda Öğretmen Okulları ya da hafızalardaki adıyla Köy Enstitüleri, her dönem tartışmaların odağında yer almıştır. Kimileri için birer aydınlanma yuvası, kimileri içinse ideolojik birer kale… Memiş Okuyucu, bu tartışmaların nedenlerini teorik metinlerle değil, bizzat yaşadığı öğrencilik yıllarının süzgecinden geçerek önümüze koyuyor.


​Kitapta sadece bir eğitim modelini okumuyorsunuz; aynı zamanda 12 Eylül darbesine giden o karanlık yolun taşlarının nasıl döşendiğini, okulların nasıl siyasi birer mevzi haline getirildiğini ve o dönem literatürümüze giren “kurtarılmış okul” kavramının bir neslin hayallerini nasıl yaraladığını görüyorsunuz. Yazar, bu tarihsel süreci anlatırken bir sosyolog kadar dikkatli, bir tanık kadar dürüst davranıyor.
​Ancak kitabın ruhu, belki de bu siyasi tartışmalardan daha çok, o küçük çocukta saklı. Henüz on bir yaşında, köyünün sıcaklığından kopup gurbetin soğuk ranzalarına sığınan bir Anadolu çocuğunun yaşadığı o derin duygusal boşluk, özlem ve ayakta kalma mücadelesi… Memiş Hocamız, o küçük çocuğun gurbetle imtihanını anlatırken okuyucunun yüreğine dokunmayı başarıyor.
​”Pazarören’den Maziye Akmak”, sadece bir okulun değil, aslında bir Türkiye panoramasıdır. Memiş Okuyucu’nun kalemine kuvvet, gönlüne selamet diliyorum. Dünü bilmeden bugünü inşa edemeyeceğimizi bize bir kez daha hatırlattığı için kendisine teşekkürü borç biliriz.
​İyi okumalar.

Ahmet Özer

maarif adamı, sendikacı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.