eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Nurcan ŞARLAYAN

İlk, orta ve lise eğitimini Kırıkkale'de, Üniversite Eğitimini Gazi Üniversitesi Meslekî .Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetim alanında Tezli yüksek lisans eğitimini tamamladı. "Estetik Eğitim" isimli tezi, aynı konuda yayımlanmış yazıları ve "Eğitimde Nezaket" adlı kitabı bulunmaktadır.

    Mahremiyet ve Mahremiyet Eğitimi

    Soğuk havalarda neden palto giyeriz? Şemsiye kullanmamız nedendir? Bazı belgeleri neden dosyalara koyarız? Cep telefonlarımızdaki şifreler nedendir? Perde veya paravanlar niçin kullanılır? Niçin örtünürüz? Kapılar neden kilitlenir?

    Bu ve benzeri sorular daha da çoğaltılabilir. Cevap ise basittir; çünkü insanlar güvende olmak ister, mahremiyetlerini korumak ve sınırları olsun ister.

    Mahremiyet bireyin kendini güvende ve rahat hissetmesi için vardır. Mahremiyet, bireyin kendini ifade etme, özgürce düşünme ve hayatını yönetme özgürlüğünün temel unsurlarından biridir. Kişinin mahremiyetine müdahale, bireyin yaşamının ve içsel huzurunun olumsuz etkilenmesi demektir.

    Mahremiyet kavramı içinde, kişinin bedeni, düşünce özgürlüğü, kendi ile ilgili bilgi ve belgeler üzerinde kontrol sahibi olması, kişinin yalnız kalabilmesi, gözetlemelerden ve sorgulamalardan korunması gibi unsurlar bulunmaktadır.

    Mahremiyet kavramının en genel anlamda üç boyuta sahip olduğu söylenebilir. Bu boyutlar; kişi mahremiyeti, mekân mahremiyet ve bilgi mahremiyetidir.

    Kişi mahremiyeti; kişiye dönük gerçekleştirilen haksız ve zarar verici çevreden gelen müdahalelere karşı korumayı içermektedir. Kişinin bedeni ve hayatını devam ettirdiği, kendisine ait alanların tümünü kapsar. Aynı zamanda diğer kişilerle fiziki teması ve bu temasın yakınlığını içermektedir.

    Mekân mahremiyeti; Bireyin içinde bulunduğu ev, işyeri gibi mekanları, yakın fiziki alanı korumayı ifade etmektedir.

    Bilgi mahremiyeti; kişiye ait özel bilgilerin toplanmasının, saklanmasının, işlenmesinin ve dağıtımının nasıl yapılacağını ya da yapılıp yapılmayacağını kontrolünü sağlamayı içermektedir. Bilgi mahremiyeti, kişinin kendine ait her türlü bilgiye kimin, ne zaman, nasıl ve ne kadar ulaşacağını kontrol edebilmesidir.

    Mahrem kelimesi Arapça “haram” kelimesinden gelmektedir. “Mahrum”, “hürmet”, “muharrem”, “tahrim” gibi kelimeler de aynı kökten gelirler. Yasaklamak, men etmek, mahrum etmek, mümkün olmamak, el sürmemek, herhangi bir şeyi terk etmek, kişinin namusunu koruduğu yakınları, saygı gösterilecek şey; kadın ve kendileriyle evlenmenin haram olduğu yakın akraba gibi anlamlar içerir.

    Mahremiyet kavramı Arapçadan Türkçeye geçmiş, Türkçe sözlüklerde gizli, gizlilik, gizli olma durumu, mahrem olma durumu, bir kimsenin gizli özelliği, sır alanı, bir kişinin kendisine ait olan buna mukabil herkese açılmayan gizlilik hâli anlamlarına gelmektedir. Bir anlamda buna insanın dokunulmazlığı da denebilir. Mahrem ve mahremiyet kavramlarının, kadın erkek ilişkilerinde özel bir kullanım kazandığı, dokunulmazlık alanı anlamına geldiği de anlaşılmaktadır.

    Mahremiyet, bir insanın hayatında şahsına mahsus kalması gereken, başkalarıyla paylaşmaya açık olmayan, husûsî ve gizli sahasıdır. Hayâ duygusunun bir neticesi olarak, mahremiyet insana ait bir vasıftır. Diğer mahlûkatta mahremiyet mevzu bahis değildir. Haya, mahremiyetin önemli bir dinamiğidir. Kişinin söylem ve eylemlerinde öncelikle Allah’tan daha sonra kendisinden ve çevresindeki diğer insanlardan utanarak riayet etmesi gereken sınırlara uyması anlamına gelmektedir. Utanmak, utanç duygusundan farkı, fıtri ve sağlıklı bir duyguyu ifade etmektedir.

    İslam’ın mahremiyet konusunda sınırlar getirdiği ayetlerden de anlaşılacağı üzere açıktır: “Evlere kapılardan girilmesi (Bakara, 2/189), evlerin mahremiyetine özen gösterilmesi, evlere izinle ve selam vererek girilmesi (Nur, 24/27) başkalarının ayıplarının araştırılmaması (Hucurat, 49/12) ve aile sırlarının kimseyle paylaşılmaması (Tahrim, 66/3-4)” olmak üzere mahremiyet konusunda bir çerçeve çizilmektedir.

    Mahremiyet kavramının içerdiği alanın belirlenmesinde kültür faktörü de önemlidir. Her kültürde bu alan farklılaşabilir. Ayrıca bu kavramın içeriğinin belirlenmesinde dinin temel unsur olduğu unutulmamalıdır. Yani mahrem kelimesinden kastedilen özel durumlar, sadece bireyin kendisi için belirlediği alanlar değil, aynı zamanda ilahi belirleyiciliğin önemli ölçüde hakim olduğu bir alandır.

    Mahremiyet Eğitimi

    Mahremiyet eğitimi, çocuğun kendiyle ve diğer kişilerle ilgili beden, psikolojik, sosyal ve biliş boyutları kapsamında özel alanları fark edip, sağlıklı sınırlar belirlemesi ve bu alanları koruması konularını içermektedir. Bu eğitim ayrıca duyguların yönetimi eğitimidir. Kişinin kendisine zorla bir şey yaptırmak isteyenlere karşı duygularını kullanarak hayır diyebilme becerisi olarak da tanımlanabilir.

    Çocuğun mahremiyet algısı, içinde yaşadığı aileye, topluma göre şekillenir. Bu algı, bireyin sosyalleşmesine paralel olarak gelişir. Bundan dolayı mahremiyet bilinci ilk olarak en uygun yaş olan 0-6 yaş arasında ailesi tarafından yerleştirilir. Mahremiyet eğitimi çocuğun kişilik bütünlüğünün, ruhsal iyilik halinin ve cinselliğinin korunabilmesi açısından çok önemlidir. Bu eğitimi doğru şekilde verebilmek için anne babanın da yeterli bilgi ve donanıma sahip olması ve ailede başlayan eğitimin okullarda devam etmesi gerekmektedir. 

    Mahremiyet eğitimin amacı çocuğu belli bir kalıp içerisine sıkıştırmak değil, çocuğa yaratılışı açısından değerli olma duygusunu hissettirmektir. Ayrıca kendi saygınlığını kazandırmaya yönelik faaliyetlerde bulunarak çocuğa adım adım kendisini yönetebilme yeteneği kazandırmaya çalışmaktır.

    Mahremiyet eğitimi özel alan sınırlarının farkındalığını geliştiren, çocuğa kişilik kazandırma sürecidir. Mahremiyet eğitimi aynı zamanda manevi, ruhi bir eğitimdir. Duygulara incelik, hassasiyet, saygınlık yüklenmesi eğitimi olarak düşünülmelidir.

    Mahremiyet eğitimi, dışarıdan gelebilecek olumsuz eylemlere karşı, çocukta kendisini savunabilme ve koruyabilme yetisinin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Okullarda mahremiyet eğitimi ile ilgili olarak uygulanabilecek önerilerde bulunmak gerekirse:

    • Okullarda aile seminerleri düzenlenerek ebeveynlere ve çocuklara yaşlarına uygun şekilde erken çocukluk itibariyle çocukların mahremiyet sınırlarını bilmeleri ve korumalarını nasıl öğreneceklerine dair çalışmalar yapılabilir.
    • Okul öncesi, ilkokul, ortaöğretim ve lise müfredatlarına uyumlu mahremiyet eğitimi programları hazırlanarak ders programları içerisinde yer verilebilir.
    • Mahremiyet konusunda çocukların yaş dönemlerine göre öğretim yöntem ve teknikleri kullanılarak faaliyetler yapılabilir.
    • Aileler ve çocuklar, sosyal medya platformları üzerinden kişisel bilgilerinin, fotoğraf, video gibi görsellerini paylaşmasının çeşitli riskleri beraberinde getirdiği konusunda bilgilendirilmelidir.
    • Mahremiyet alanlarını ihlal, istismar gibi durumlarda 183 Sosyal Destek Hattı ve 112 den yardım isteme ile ilgili eğitimci, ebeveyn ve öğrenci bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.