eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Nurcan ŞARLAYAN

İlk, orta ve lise eğitimini Kırıkkale'de, Üniversite Eğitimini Gazi Üniversitesi Meslekî .Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetim alanında Tezli yüksek lisans eğitimini tamamladı. "Estetik Eğitim" isimli tezi, aynı konuda yayımlanmış yazıları ve "Eğitimde Nezaket" adlı kitabı bulunmaktadır.

    Sevgi ve Eğitim

    Sevgi: “İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu, muhabbet; hoşlanmaktan ve beğenmekten öte bir kavram” olarak tanımlanır. İçerisinde şefkat barındırır.

    Sevgi konusu birçok ilmin ilgi sahasına girer. Bu ilimler sevgi kavramını kendi bakış açılarına göre tarif etmeye çalışırlar. Mesela edebiyatta sevgi, en güzel şiirlerin yazılmasındaki yegane saiktir. Orta Çağ tıbbına göre, bir çeşit hastalıktır. Teoloji ilmine göre, Allah’a yaklaşma ve onu anlamanın en güzel yoludur. Felsefeye göre ise sevgi, mükemmel olmayanın mükemmelliğe yükselme çabasıdır. Genellikle sevgi kalbin, nesnelerin ve şekillerin güzelliğine meyletmesi olarak tarif edilir. Sevginin objeleri maddî ya da manevi olabilir.

    Sevgi, bu alemin varoluş nedenidir. Yaratılış, bu sevgi ve rahmetin bir sonucu, bir tezahürüdür. Sevgi imanın da alametidir. Nitekim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.): “İman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe gerçekten iman etmiş olamazsınız.”(Müslim) ve “Vatan sevgisi imandandır”  buyurarak sevginin imanın gereği olduğunu belirtmiştir.

    Sevgi kavramının en güzel tariflerini Gazali verir. Ona göre sevgi “İnsanın kendisine mutluluk veren bir nesneye karşı meyletmesidir. Sevginin sebebi ise marifet yani bilgidir. İnsan bir şeyi bildikçe sever, sevdikçe de ona olan iştiyakı artar. Sevginin oluşması ve çoğalması için gerekli başlıca sebepler şunlardır: Öncelikle insan var olmayı ve varlığının devamını sever. İkinci olarak insan kendine iyilik yapanlara muhabbet duyar. Ayrıca insan kendisine iyiliği dokunmasa bile iyi ve güzel olanı sevme meylindedir. Güzeli seven insan kendisi iyi ve güzel olup bütün iyiliklerin, güzelliklerin yaratıcısı olan Allah’ı sever. Allah’ın adalet, merhamet gibi bazı sıfatlarının bir ölçüde insanda da bulunması ikisi arasında bir tenâsübün mevcut olduğunu, bu açıdan da insanın en çok Allah’ı sevmesi gerektiğini gösterir. Gazali’ye göre sevginin oluşmasında başka bir sebep de benzerliktir. Her varlık kendine benzeyenlere daha çok muhabbet duyar: “Âlim âlimi, gafil gafili, öğrenci öğrenciyi sever, çünkü aralarında ortak noktalar vardır.” (İḥyâʾ, IV).

    Sevmek ve sevilmek kabiliyeti alemde insana verilmiş rızıklardandır. Maddi rızka doymakla ulaşılabilir. Manevi rızık da ise doymak yoktur. Mevlânâ C. Rumi, sevginin acıyı tatlı, bakırı altın, bulanıklığı duru, derdi devâ, dikeni gül, sirkeyi mey, zindanı gülistan, nârı nur, üzüntüyü neşe, kahrı lutuf, ölüyü diri, kralı kul haline getiren bir güce sahip bulunduğunu belirtir (Mesnevî).

    Sevgiye olan eğilim, insanlarda doğuştan var olan doğal bir yetidir. İnsan, sevgi duygusunu doğumdan itibaren ilk defa annesine karşı hisseder. Anne ve babanın çocuğu sevmesi de onunla bütünleşmek, bazı etkililikleri birlikte yapmak ve bir birey olarak onu anlamaya çalışmaktır. Küçük yaştaki çocuğun dünyasının anlamı ana-baba sevgisidir. Bu sevgiyi kaybetmemek için çaba göstererek zamanla kendi kendisini yönetmeyi öğrenir. Çocuğun, şartsız olarak, gerçekten sevildiğini bilmeye ihtiyacı vardır. Öyle ki çocuk sevildiğinden emin olduğunda anne babasının hoşuna gitmeyen davranışları varsa bunları yapmayı bırakır.

    Çocuğun gözünde anne babanın sözcüklerinden çok, hareket ve davranışları önemlidir. Bazı aileler çocuğa sevgi göstermedikleri halde, kendilerinin vazgeçilmez olduğunu düşünerek çocuğun kendilerini sevmesi gerektiğini inanırlar. Bu durumda çocuk kendisine değer verilmediğini görerek, zamanla kendine değer vermemeye başlar. Kendisini dışlanmış, atılmış olarak düşünür ve güvensizlik duygusu gelişir.

    Son yıllarda, çocukların evde veya okulda uyum problemleri yaşadıkları gözlemlenmektedir. Bu problemlerin temel sebebi anne ve babanın yanlış yaklaşımlarıdır. Sınırları sevgiyle çizilmiş tutarlı bir aile ortamı, evde ve okulda çocuğun kendini güvende hissetmesini, çevresiyle sağlıklı iletişim kurabilmesini, toplumsal kuralları benimsemesini sağlar.

    Birey sevdiği şeye ilgi duyar ve ilgi duyduğu şey ile yaşar. Eğitimin amacı, her kişide var olan bilgi ve sevgi ışığını canlandırmaktır. Sevgi eğitimin itici gücüdür.

    Ölçülü sevgi, insan ruhu için bir gıda ve ilaç niteliğindedir. Sevgi sürekli çocuğu koruma ve kollama değil, onu kendi geleceğinde ihtiyacı olacak bilgilerle donatmak, hayata hazır hale getirmektir. Anne babasının evladına vereceği sevgi çocukta, kendine güven ve saygınlık yaratır. Sevgisizlik ise tersi etki meydana getirir. Yetersiz sevgi de aşırı sevgi de dengeyi bozacağı için zarara yol açacaktır.

    Eğitim, çocuğa eşyanın sırlarını öğretme sanatıdır. Sevgi de bir sanattır. Eğitimci bu iki sanatı güzel bir şekilde yoğurarak çocuğa sunmalıdır. Eğitimde Sevgi bir çocuğun kalbine girebilmektir. Bunun için:

    • Öğrenciyi dikkatle gözlemlemeli
    • Öğrencilerin her birinin kıymetli olduğunu onlara hissettirmeli,
    • İnsanlara iyilik yapmanın sevgiyi artırdığı dile getirilerek sınıf içinde veya dışında yapılacak faaliyetler ile öğrencilerin birbirine iyilik yapması sağlanmalıdır.
    • Nezaketin olduğu yerde güzelliğin ve sevginin yeşerdiği anlatılmalı ve uygulanmalıdır.
    • Sevginin disiplin ve başarı sağlamada etkili olduğu dolayısıyla öğrenmeyi de sevdirdiği unutulmamalıdır.

    Kâinatın mayası sevgi, saygı ve muhabbettir. Ailesinden sevgi gıdasını yeterince alan ve okulda öğretmenini sevgisi ile de desteklenen çocuk okulda ve ilerde iş hayatında başarılı olur. Bunun için çocuk, ailede ve okulda sevginin gücünden faydalanılarak eğitilmelidir.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.