Geçmiş dönemlerde sadece filmlerde görebildiğimiz, bilimkurgu romanlarında okuduğumuz sahnelerin birçoğu, yapay zekanın hayatımıza girmesiyle hayalden gerçeğe dönüşmüştür. Oturduğu yerden alışverişini yapmak, evindeki aletleri dışardayken bile çalıştırabilmek, bankaya gitmeden tüm işlemlerini yapmak, her türlü eğitimi uzaktan alabilmek ve daha birçok eylem bir zamanların hayali iken şimdilerde sıradan bir işlem olarak yapılmakta. Akla gelebilecek her alanda olduğu gibi eğitimin de içerisinde epey bir zamandır bulunan yapay zekâ nedir? Öncelikle zeka nasıl tanımlanır. Zeka, dışarıdan gelen uyaranların yorumlanıp bilgiye dönüştürülmesi ve kullanılması olarak tanımlanabilir. Yapay zeka kavramı için “sezgisel programlama”. “doğal zekânın bir taklidi”, “Yeni bir durum karşısında da tepkiler oluşturabilen akıllı programlar” şeklinde tanımlamalar yapılmıştır. Bilimsel bir bakış açısı ile yapay zeka, tecrübelerden öğrenebilen, öğrendiklerini muhakeme edebilen; şekilleri, görüntü ve örüntüleri tanıyabilen, karmaşık problemlere çözümler üretebilen, lisanı anlayarak kelimeler ile işlem yapabilen ve bilişim dünyasına farklı bir bakış açısı kazandıran bir bilim dalıdır. Yapay zeka, ilk defa 1956 yılında Dortmund Konferansında John McCarthy tarafından dile getirilmiştir. 1997 yılında dünya satranç şampiyonu ve “büyük usta” olarak adlandırılan Gary Kasparov ile IBM tarafından geliştirilen satranç oynama programı Deep Blue, büyük bir duyuru ile bütün dünyanın izlediği bir maçta karşı kaşıya gelmiş ve Deep Blue Kasparov’u yenmiştir. Bu durum, çoğu kişinin farkında olmadığı akıllı makineler konusuna toplum tarafından bir duyarlılık oluşmasını ve “insanlardan daha üstün makineler olacak” fikrinin oluşmasına neden olmuştur.
Bugün artık bizlere yabancı gelmeyen akıllı asistanlar, sürücüsüz araçlar, anlık dil çevirileri, hasta takip sistemleri, oyun kuramı ve stratejik planlama, el, konuşma, yüz ve örüntü tanıma, otomasyon, robotik, akıllı eğitim yönetim sistemleri, sanal sınıflar gibi birçok uygulama hayatımızı bir şekilde kolaylaştırmak için sürekli geliştirilen ve güncellenen yapay zeka uygulamalarına dönüşmüştür.
Eğitimde yapay zeka konusu ise bazı insanlar tarafından “robot öğretmenlerin” eğitim içerisinde yer alması olarak algılanabilirken, bugünün eğitiminde bilgi-tabanlı ve veri- mantık tabanlı yapay zeka uygulamalarının yer aldığı görülmektedir. Bunlar arasında, kişiselleştirilmiş eğitim veya diyalog eğitim sistemleri, keşfedici eğitim, eğitimde veri madenciliği, öğrencilerin makale analizleri, akıllı ajanlar, özel ihtiyaçlı çocuklar için eğitim, çocuk-robot etkileşimi, yapay zekaya dayalı değerlendirme sistemleri, otomatik test oluşturma sistemleri yer almaktadır.
Eğitimde yenilik, yalnızca daha fazla teknolojiyi sınıfa uygulama konusu değildir. Öğrencilerin gelişimi, çağın gereklerine uygun şekilde yetiştirilmesi için ihtiyaç duyulan becerileri edinmeleri adına öğretim yaklaşımlarını güncellemekle ilişkilidir.
Uyarlanabilir eğitim sistemlerinde farklı yapay zeka teknikleri kullanılmaktadır. Bu teknikler Bulanık Mantık, Yapay Sinir Ağları, Karar Ağaçları, Bayes Ağları, Gizli Markov Modelleri, Genetik Algoritmalar olarak adlandırılabilir. Bu teknik isimler eğitimcilerin fazlaca bilmediği fakat uygulama olarak kullandığı tekniklerdir. Bu uygulamalar ile eğitmenler bir sınıftaki öğrencileri analiz edebilir ve konuları anlamakta yavaş öğrenenleri tespit edebilir. Öğrencinin bazı alanlarda zayıflıkları varsa veya birkaç konuyu anlayamıyorsa kolay bir şekilde anlaşılmayan kısımlar rapor olarak öğretmenlere veya velilere iletilir. Raporun sonucunda öğretmen tarafından öğrenmeyi desteklemeye yönelik, öğrencilerin profiline göre şekillendirilmiş ders içerikleri ile öğrencilerin ilgileri uyandırılabilir. Yapay zeka, öğretmenlere ev ödevleri konusunda yardımcı olabilir. Öğretim stratejileri için teknolojiyi kullanma becerisine sahip öğretmenler, öğrencilerin katılımıyla oluşturulan otomatik verilerin avantajlarını kullanarak bir üst seviye öğrenme ortamları oluşturabilir. Bu dijital bilgi sistemleri, büyük miktarda bilgiyi kısa sürede hızlı bir şekilde depolamaya ve işlemeye eğilimlidir. Ayrıca, bu sistemler öğrencilerin katılım düzeyini belirleyebilir sınıfta ortaya çıkan davranış kalıplarını anlamlandırabilir ve bu sonuçları öğretmene bildirebilir. Bu sayede olumsuz davranışların düzeltilmesine yönelik kazançlar elde edilebilir. Bu sayede daha yüksek kalitede eğitim ve öğretimin gerçekleşmesi sağlanabilir. Öğretmenin evrak işlerine daha az zaman ayırarak öğrencileri ile iletişiminin daha fazla olduğu ortamlar oluşturulabilir. Tüm bunların yanı sıra, yapay zekânın eğitime olan etkileri sadece avantajlardan ibaret değildir. Öğretmenlerin rollerini daha verimli ve dikkatli kullanmaları, veri gizliliği ve etik gibi konular dikkate alınması gereken önemli noktalardır.
Yapay zeka hem öğrenmeyi hem de öğretmeyi geliştirebilir. Yapay zeka, tüm dünyada farklı ülkelerde yaygın olarak kullanılan araç ve gereçler olarak tanımlanır. Akıllı telefonlar, farklı uygulamalar ve ev aletleri gibi bazı teknolojileri içerir. İnternet arama motorları için kullanılabilir. Ayrıca tüm yeni arabaların motorunda, frenlerinde ve navigasyon sistemlerinde yapay zekâ kullanılmaktadır. Yapay zekânın eğitimdeki etkileri öğrenciler, öğretmenler ve eğitim kurumları açısından ele alınabilir:
Öğrencilerin ilgi alanlarına, ihtiyaçlarına ve öğrenme stillerine uygun içerikler sağlayarak motivasyonlarını artırabilir. Öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına ve öğrenme stillerine göre kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunabilir. Öğrencilerin ilgi alanları, güçlü ve zayıf yönleri, önceki performansları gibi veriler analiz edilerek, onlara uygun içerik, materyaller ve öğrenme yöntemleri sağlanabilir. Bu, öğrencilerin motivasyonunu artırırken, öğrenme sürecinde daha etkili bir şekilde ilerlemelerini sağlayacaktır. Otomatik değerlendirme sistemleri aracılığıyla öğrencilerin performansını hızlı bir şekilde değerlendirebilir ve geribildirim sağlayabilir. Öğrencilere canlı veya çevrimiçi derslerde daha etkileşimli deneyimler sunabilir.
Yapay zeka, eğitim alanında öğrencilere pek çok fırsat sunarken, aynı zamanda dikkate alınması gereken etik ve sosyal konularda da bu teknolojiden faydalanılması beraberinde manevi iyileşmeleri de getirebilir. Yapay zeka sistemleri ile oluşturulan ahlaki becerileri geliştiren ve destekleyen oyun ve uygulamalarla güzel olumlu gelişmeler elde edilebilir.
Yapay zeka, öğretmenlerin iş yükünü azaltabilir: yapay zeka destekli öğretim materyalleri, öğretmenlerin daha etkili bir şekilde içerik oluşturma imkanı sunar. Öğretmenlere geribildirim sunarak, öğrencilerin nerede hata yaptıklarını anlamaları ve gelecekteki performanslarını iyileştirmeleri için rehberlik sağlar: öğrencilere daha ilgi çekici ve etkili öğrenme materyalleri sunabilir. Öğretmenlere öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına daha iyi uyum sağlayacak eğitim stratejileri geliştirmelerine; öğrencilerle daha kişisel ve etkileşimli bir şekilde iletişim kurabilmelerine destek olur.
Ancak, yapay zeka kullanımıyla ilgili eğitim etikleri, öğretmenin rolünün dönüşümü ve yapay zekânın insan faktörünün yerini alması gibi etkiler dikkate alınmalıdır. Öğretmen bu uygulamaları kullanırken öğrenciye eğitim ve öğretim bazında ne kazandırdığını, özellikle karakter gelişimi ve değerler eğitiminde nasıl etkili bir şekilde kullanabileceğini, yapay zeka uygulamalarının zengin içeriğini bu yönde nasıl kullanabileceğini öğrenmeli ve tatbik etmelidir.
Yapay zeka uygulamaları, eğitim kurumlarında öğrenci kayıtlarının ve performans verilerinin analizi, öğrenci başarısını izleme ve müfredat geliştirme konularında faydalı olabilir. Öğrencilerin performansı, devam ve derslere katılım, sınav sonuçları ve diğer veriler yapay zeka algoritmalarıyla analiz edilebilir. Bu sayede okul yöneticileri, öğrencilerin güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirerek onlara en uygun ve etkili öğrenme materyallerini önerebilir ve öğrenci başarısını artırmak için müdahale stratejileri geliştirebilir. Öğrencilerin eğitim ve kariyer hedeflerine yönlendirme yapabilir. Yapay zeka destekli kitaplar, e-öğrenme platformları, öğrenme oyunları ve diğer eğitim araçları, öğrencilerin daha etkili ve verimli bir şekilde öğrenmelerini sağlamak için kullanılabilir.
Yapay zeka, yeni çağın eğitime desteği olarak alınıp uygularken tek taraflı bir iyileştirme sağlayıcı yani akademik başarıya katkı sağlayıcı olarak görülmemeli. Eğitim kurumunda öğrencinin ahlaki, manevi ve karakter gelişimine, insan ilişkilerine ve güzel insan olma yolundaki “eğitim” basamağında neler yapılabilir? Yapay zeka uygulamaları ile nasıl destek olunabilir? sorularına cevap aranmalı. Yapay zeka uygulamaları içerisinden seçilen uygulamalar bu yönde de kullanılmaya özen gösterilmelidir.
Arslan, K. (2020, Nisan 8). Eğitimde Yapay Zeka ve Uygulamaları . Batı Anadolu Eğitim Bilimleri Dergisi, s. 71-88.
AŞIK, F., & YILDIZ:, A. (31.08.2023 , Ağustoa 31). Yapay Zekânın Eğitime Etkileri. JSHSR Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Dergisi, s. 2100-2107 .
Öztemel, E. (2020, Kasım). Yapay Zekâ ve İnsanlığın Geleceği. Bilişim Teknolojileri ve İletişim: Birey ve Toplum Güvenliği.