eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
26°C
Ankara
26°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C
Pazar Az Bulutlu
30°C
Pazartesi Az Bulutlu
27°C

Melek KARADENİZ

Tarih Öğretmeni. İdarecilik yapıyor. Stk faaliyetlerine destek veriyor. Muhtelif gazete ve dergilerde yazı çalışmalarına devam ediyor.

    Oysa Mecnun!…

    Efkâr havaya mı düştü, suya mı, toprağa mı? Düşen cemre değildi bu kesin. Cemre hangi diyara hangi ellere gitti. Hangi yaralı gönlü avuttu bu sene ki bize gelmedi. Bir yaralı gönle şifa olduysa eyvallah…

    Nedendir bilmem sanırım şair gibi bizi de bu havalar mahvetti. Virüsle birlikte bir mutsuzluk tozu da yayıldı yeryüzüne… Herkes mutsuz, herkes agresif, herkes depresif…

    Kimi intihar ediyor, kimi hangi yöntemle diye düşünüyor, kimi sevdiğini öldürüyor… Sevilene kıyılır mıydı ?

    Oysa Mecnun Leylanın mahallesinin köpeklerinin gözlerini öperken… Bu gözler Leylamı gördü diye severken… Sevilene kıyılır mıydı acaba?

    Bir sevdaya düşen gençler depresif oluyorlar nedense. Oysa sevda mutlu etmeliydi onları… Sevdayı da bilmez olduk sanki… Hediyenin boyutuna, faturasının kabarıklığına, sosyal medyada tutacağı miktara bağladık. Ne çabuk değiştirdik sevdiklerimizi yeni sevdiklerimizle… Veya önceki menfaatlerimizi yeni menfaatlerimizle demeliydim. Eskiler eşyalarını yıllarca kullanır eşyada bile ahde vefaya riayet ederlerdi. Gözleri dolu dolu 90 yaşında Şeyh Sadi köyündeki dede traktörünün satılışı ile ilgili manidar kelam eylemişti: ‘’ Eeee dile kolay 40 yıl yükümüzü taşımıştı. Vee yine nemlenmişti gözleri…’’

    Emperyalizm paramızı sömürmekle kalmamış duygularımızı da sömürmüştü. Duygusuz hissiz bir topluma doğru yol alıyorduk sanki…

    Oysa Mecnun yani Kays b. Sabit henüz, mecnun diye meşhur olmadan önce babası Kâbe’ye götürmüştü onu…

    – Oğlum Kâbe’nin ipine yapış… Allah’ın seni bu dertten kurtarması için dua et demişti…

    Koşa koşa Kâbe’ye uçmuştu sanki Kays… Elleriyle Kâbe’nin siyah örtüsünü tutmuş, siyah gözlerini siyah örtüye dikmiş… Yanağını siyah örtüye dayamış Hakkın gönlüne yaslanır gibi yaslamıştı başını…

    Ve fısıldamıştı…

    _ Allah’ım içimdeki bu aşkı artır… Kabul olmuştu ki ‘’mecnun’’ dediler o günden sonra…

    Yaşlılar freni patlamış kamyon gibi hızla dertlerini anlatır oldu… Sanki geri çevirecekler dünyayı veya kendi yaşamlarını… Sanki anlattıkça dertleri hafifleyecek. Oysa yıllardır aynı teraneden konuşmadılar mı? Biriktirmeselerdi anlatacak bu kadar dert bulabilirler miydi?

    Oysa Mecnun, Leylanın elinden kepçe yemek için sürekli yemek kuyruğuna girerdi. Leyla Şöyle bir bakar:

    – ‘’Sen daha önce yemek almıştın’’ der kafasına bir kepçe vururdu…

    – Neden böyle yapıyorsun, sürekli Leyladan kepçe yiyorsun Mecnun derlerdi?

    Ama derdi tebessüm ederek ve de gözleri ışıldayarak: ‘’ Siz Leylanın kepçeyi vurmadan önceki o bakışını görmediniz. Hem bana vuruyor derdi… Size ne!’’

    Yaşlılarımız hayatlarında yedikleri kepçeyi de kepçeyi vuran Leylayı ’da anlayamadılar sanki…

    Biz güzel sevilir sandık ve de zengin ve de itibarlı… Filmlerde hep şirket sahibi, makam odasında keyif çatmaktan, lüks arabalarla gezmekten başka iş bilmeyen, GDO’lu vücutlu erkek rol modeller… Ve paraya âşık olan kızlar…

    Oysa dönemin valisi sormuştu, aşkıyla mecnunu çöllere düşüren Leylayı…Ve dediler şu çeşme başında en arkada çirkin kara kuru bir kız…

    Şaşırdı vali: Kaysın aşkından divane olduğu güzel bu mu? Sordu Mecnuna yüzünü ekşiterek…

    -Ama dedi Mecnun siz ona benim gözlerimle bakmadınız ki?

    Sevginin içten gelen ilahi ışık olduğunu vurgulamak istemişti belki de…

    Ve biz sanırım bilemedik tüm sevgilerin hakka çıktığını… Materyalizmden mistizme gidenler anladı bu ince nüansı… Kalıpta kalanlar değil…

    Ve Mecnun işte onların da piriydi:

    – Ben geldim dedi Leyla… Sana geldim senin olmaya geldim dedi…

    – Sen kimsin dedi mecnun ve çöle doğru yürüdü… Çıplak ayaklarını çöl kumları yakarken, yüreğinin yangınına eş sıcaklıkta…

    Bir ses duyuldu gökyüzünden:

    ‘’ O Leyladan Mevla’ya gitti’’…

    LEYLALAR MEVLAYA GİDEN ANAHTARDI BELKİ DE…

    Vee Zamanı geldiğinde gidebilmekti sevda…

    ETİKETLER: , , , ,
    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    1. Vedat Ersoy dedi ki:

      Güzel anlamlı vede dolu dolu.

      1. Münevver AVŞİN dedi ki:

        Yine bir güzel yazı daha… Bu tarz yazılarınızı okumaktan çok keyif alıyorum hocam. Gayet akıcı ve içine çeken bir yazı olmuş.. Ben çok beğendim☺️☺️

        1. Melek Karadeniz dedi ki:

          Çok teşekkür ediyorum güzel arkadaşım… Yürekten geldi sevdiğim yüreklere gitti…Kucak dolusu sevgilerimle.

      2. Melek Karadeniz dedi ki:

        Teşekkürler

    2. Zeynep Güvelek dedi ki:

      Bu çağda maddi varlıklara sahip olma arzusunun değil, sevginin gönülleri şen edeceğini hayatın daha yaşanılır bir yer olması için ‘sevmek ama temiz bir şekilde sevmek’ gerektiğini kaleminizden dökülen incilerle bir kez daha idrak ettim.
      Dillere destan olan ‘Leyla ile Mecnun’ hikâyesinin özünde Mevla’ya duyulan aşk olduğu yazılarınızda aşikardır. Biz okurlara böyle kıymetli bir bilinci aksettirdiğiniz için müteşekkiriz.

      1. Melek Karadeniz dedi ki:

        Kıymetli yorumunuza çok teşekkür ediyorum sevgili okuyucum. Kucak dolusu sevgiler.

    3. Gül Ceylandağ Başokur dedi ki:

      Tek kelimeyle ba yıl dım… canım arkadaşım yüreğinden sevgiyle öperim.mecazi aşklar ,ilahi aşka götürmüyorsa ,aşk değildir…..

      1. Melek Karadeniz dedi ki:

        Güzel arkadaşım ilgine çok teşekkür ediyorum. Hasretle kucaklıyorum.

    4. Emine Başaran dedi ki:

      Yüreğimi sıcacık yaptı yazdıkların canım,taa nerelerden nerelere götürdün beni,sevgiyle aşkla merhametle,eline diline yüreğine sağlık.

      1. Melek Karadeniz dedi ki:

        Çok teşekkür ediyorum güzel arkadaşım… Yürekten geldi sevdiğim yüreklere gitti…Kucak dolusu sevgilerimle.

      2. Melek Karadeniz dedi ki:

        Çok teşekkür ediyorum güzel arkadaşım. Hislere dokunabildiysem ne mutlu. Sevgi ve hasretle kucaklıyorum arkadaşım.

    5. Sümeyya Sarı dedi ki:

      Tebrik ederiz efendim. Yine çok başarılı bir yazı bizlere seslendi adeta.
      “Ve zamanı geldiğinde gidebilmekti sevda…” bu cümle özellikle yolculuğa çıkardı gönüllerde. “Zamanı mı gelmedi?” yoksa “Gitmeyi mi bilemedik?” diye.

      1. Melek Karadeniz dedi ki:

        Sevgili okuyucum yazımızın sizlerde bu tesirleri bırakması bizi ziyadesiyle memnun etti. Saygılar efendim…

    6. Cemile Aydın dedi ki:

      Çok güzel dile getirmişsiniz yüreğinize sağlık. Günümüzde tahammülsüzlüğün ve sabırsızlığın sebebi;Yaradandan ve maneviyattan uzak kalmak değilmi.Rabbb bulunursa Herşeyi bulmuştur insanoğlu.

      1. Melek Karadeniz dedi ki:

        Haklısınız Cemile hanım. Güzide yorumunuza çok teşekkür ediyorum, sevgiler saygılar efendim…

    7. SEVGİ SEZEN dedi ki:

      Kaleminize sağlık hocam. Çok güzel bir yazı olmuş. Böyle güzel yazıları daha çok yazmanız dileğiyle.

      1. Melek Karadeniz dedi ki:

        Teşekkür ediyorum Sevgi hanım. Saygı ve muhabbetlerimle efendim.

    8. Hüseyin Efil dedi ki:

      insanın içinde ne varsa, dışarıya da akseden o imiş. Pragmatist anlayışın tüm güzellikleri yuttuğu çağımızda Maarifin Sesi ‘nde kirli çağımıza inat sevginin ve ilahi aşkın sesini aksettiriyor yazar. Her şeye rağmen’ buradayız, sevginin, iyiliğin ve insanlığın sesi olmaya devam edeceğiz ‘diyor yazarımız. Bize düşen ise bu sese ve nefese güç katmak, ilahi buyruk gereği okumaya, araştırmaya, düşünmeye ve sevmeye devam etmek olacaktır. Teşekkür ederim kıymetli yazarımız,. Yazmaya ve bizlere ilham vermeye devam ediniz lütfen..

      1. Melek Karadeniz dedi ki:

        Çok teşekkür ediyorum kıymetli okurumuz. Sizlerin yorumları bizlerin şevkini artırıyor. Saygı ve hürmetlerimle efendim.