Dil, bir toplumun hem anlaşma vasıtası hem de hafızasını, düşünme biçimini ve geçmişle kurduğu ilişkiyi taşıyan en önemli kültürel yapılardandır. Bundan mütevellit Cumhuriyet dönemindeki dil hareketini Türkçenin sadeleştirilmesi, araştırılması ve geliştirilmesi yönündeki büyük çabayla, öte yandan devletin yaşayan dile doğrudan müdahale ettiği uygulamaları birlikte görme marifetiyle değerlendirmeliyiz. Türkçenin sadeleştirilmesi düşüncesi...
Bütün aşklar bir bakışla başlar ve her mecazî aşk ilâhî aşka bir kapıdır. Kimi açar ve geçer bu kapıyı, kimi kapıda kilitli kalır. Bizim bütün aşk destanlarımız bu hakikati anlatır ve şöyle der:Leylâ Mevlâ’dandır ve Mevlâ’ya merdivendir. Leylâ aşkın bireşiği, âşığın mürebbisidir. Gözünün gördüğünü sevmeyenler, gözünün görmediğini sevemezler. Buna sevginin bir boyutu olan iman da dahildir. Belki bilir ve kabul eder, ama sevemez. Kalp sevmek için yaratılmıştır ve kalbin sevgisi tektir. Sevginin...
Yatılı okuldan sınıf arkadaşım Memiş Okuyucu, Tevfik İleri merhumun “Demek ki dün milletimiz için hayırlı bir iş yapmamışız Vasfiye Hanım!” sözünden yola çıkarak bendenize bir görev verdi: Milli Eğitim Bakanlığı dönemlerinde hakkında çıkan gazete haberlerini derleyip toparlamak. Başım gözüm üstüne de nasıl olacak bu iş? 70-75 sene evvelinin gazetelerini nereden...
Erkekleri Acımasız, Kadınları Mağrur Çizen Romanlar: Günümüz Edebiyatında Aile ve Aşkın Yeri Bugünün romancılarına bakıldığında, erkek figürü acımasız, kadın figürü mağrur; aile ise yıkılmış bir sahne olarak karşımıza çıkıyor. Peki bu tekrarın arkasında hangi kültürel, ideolojik ve edebî dinamikler var ve doğru yaklaşım nasıl olmalı? YUSUF ALPASLAN ÖZDEMİR Modern Türk...
Okunmayı bekleyen onlarca kitap masanın üstünde dururken ve okuma açlığı gözümü karartmışken yazmak zor. Her yazı konusu, okumayı istediğim bir kitaptan vaz geçmem demek. Bir çırpıda döktürenlerden değilim. Bazen bir cümle için bir saat harcarım. Konuklarına yemek hazırlayan titiz ve becerikli bir annenin hali neyse benim de yazı yazma sürecim...
İslam coğrafyasında ve dünya milletleri arasında alim, arif, şair, mütefekkir, mütedeyyin ve mutasavvıf kimliği ile tanınan Hz. Mevlâna’yı Vuslatının 751. Yılında rahmetle anıyorum. Allah ile olduktan sonra ömürde hoş, ölümde hoş!”, Öğreneceksin yüreğim! öğreneceksin dünyanın hasret, ölümün vuslat olduğunu” sözleriyle ölümü yeniden doğuşa, Rabbine kavuşmayı; sevgiliyle buluşmaya benzetmiştir. Hayatını...
Gazete yazarları arasında özel hayatını ve günlük yaşamını onun kadar okuyucusuyla paylaşan başka kişi olmadı. Coşkulu muydu, hayatı tozpembe mi görüyordu, kendini öyle göstermek mi istiyordu? Karar veremezdim. Hazcılık ekolünün tipik temsilcisiydi. İçtiği suyu bile dünyanın ulaşılmaz, nadide pınarlarından kendisi için özel getirilmiş olarak anlatan ruh haline sahipti. Basit zevklerin...
13. yüzyılın ortaları ile 14. yüzyılın başlarında yaşayan Hak aşığı Yunus Emre, nice hükümdarlar ve zenginler unutulsa da 700 (yedi yüz) yıldır, yani yedi asırdır dillerde ve gönüllerde hayat sürmektedir. Dillerde ve gönüllerde hayat sürmesi yetmemiş, hayatı menkıbelere ve rivayetlere karışsa da Anadolu’nun pek çok yerinde adına türbeler, mezarlar, makamlar...
Merhum Esad Coşan Hoca Efendi 80’li yılların sonunda, içlerinde Malatya’dan Muhip Resul Derinpınar abinin de bulunduğu bir grup yol arkadaşıyla Urfa’dan başlayarak Van’a kadar uzanan rotada bölgenin ilim ve irfan merkezlerini ziyaret etmişti. Yol üzerindeki aktif medrese ve tekkeleri, âlimleri, şeyhleri ve dünyasını değiştirmiş gönül adamlarının kabirlerini ziyaret etmiş ve...
BİR ŞİİRİN HÜZÜNKÂR HİKAYESİ… ‘Bir bahar akşamı rastladım size’ şarkısını bilir misiniz dostlar ? Çok bilinen, çok söylenen bu şarkıyı kaç kere dinlediniz ? Ya da bu şarkının sözlerinden ne kadarı hafızanızda var diye sormak daha yerinde olur galiba… Şimdi sizlere bu şiirin, bu şarkı olarak bestelenmiş ve çok meşhur...
DERSAÂDET YAZILARI-47 Kudüs’süz ve İstanbul’suz aşk yoktur…. Geçmiş zamanla kol kola akıp gidiyor şimdiki zaman, Nuri PAKDİL Yıl 1914 Balkan Harbi nedeniyle büyük toprak kayıpları ve büyük göç dalgası yaşamış olan Osmanlı Devleti, daha büyük bir soruna çözüm aramakla meşgul. “İlim müminin yitik malıdır” düsturunu yaşatmak ve medreselerdeki eğitimi daha üst düzeye...