eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Nurcan ŞARLAYAN

İlk, orta ve lise eğitimini Kırıkkale'de, Üniversite Eğitimini Gazi Üniversitesi Meslekî .Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetim alanında Tezli yüksek lisans eğitimini tamamladı. "Estetik Eğitim" isimli tezi, aynı konuda yayımlanmış yazıları ve "Eğitimde Nezaket" adlı kitabı bulunmaktadır.

    Karmaşıklığı Kolaylaştırma Sanatı Sadelik

    Sadelik kavramı, “düz, basit, yalın, gösterişsiz, katkısız, gösterişi olmayan, süsten, püsten arınmışlık; gereksiz her türlü karmaşıklığın azaltılması anlamını ifade eder. Hayatımızdaki fazla yükleri arındırmak, gereksiz bilgi karmaşasını temizlemek anlamına gelir. Sadelik, daha az şeyle daha fazlasını elde etme yolu olarak görülebilir. Karmaşıklığın azaltılmasının ve işlerin daha anlaşılır hale getirilmesidir. Çağımızda hayatın her alanı ev, iş, teknoloji, iletişim, maddi manevi her alanımız giderek daha karmaşık hale gelmektedir. Bu çağın yaşam şekli sebebiyle kaldırabileceğimizden daha fazla bilgi yoğunluğuna, kullanabileceğimizden daha fazla ürün ve tüketim seçeneğine maruz kalmaktayız.

    Sanayileşme ile üretim ve çeşitliliğin artması, tüketim çılgınlığı, hayatı altından kalkılmaz büyük bir yığın haline getirmiş durumda. Bu yığının içinde gereksiz eşyalar, harcanan zaman, emek vardır. Fazla eşya evde nasıl gereksiz alan kaplıyorsa kişinin zihninde de gereksiz yer işgal eder. O eşyanın temiz kalması, düzenlenmesi bedenen ve zihnen emek ve zaman harcama gerektirir. Fark etmeden eşyalara hizmet edilmeye başlanır. Daha fazla almak ve tüketmek için daha çok çalışmaya başlanır. Bir zaman sonra dünyaya eşya toplamak için gönderilmemiş olduğumuzu unuturuz.

    Modern hayatla birlikte insanoğluna daha çok şeye ihtiyacı olduğu zannettirilmiştir. Son zamanlarda “minimalist yaşam” adı verilen, her şeyi basit tutmak ve hayatımızda bize hizmet etmeyen şeyleri ortadan kaldırmakla ilgili yeni bir davranış ve tutum özelliğinden bahsedilmektedir. Minimalizm”in sözlük manası, en az ile yaşamak ve sadeliktir. 1960’lı yıllarda sanat alanında başlayan bu düşünce akımı, yaşadığımız hemen her alana girerek bir “hayat tarzı” oluşturur. Bu hayat tarzı ile, gereksiz her şeyi ortadan kaldırarak dağınık, materyalist veya aşırı meşgul bir yaşamdan daha özgür ve sade bir tarza geçilir. Bu tarz yaşam ile huzur, büyüme ve üretkenlik kolaylıkla ortaya çıkmaktadır. Çünkü insan hayatındaki maddi ve manevi unsurları, ihtiyaçlarına göre sınırlayıp en aza indirerek, daha fazla dikkatini toplama, hareket serbestliği, yaşam konforu ve kalitesi kazanabilir. Dünya ülkeleri arasında minimalist hayatın günümüzdeki öncüsü Japonya’dır. Japonlar küçük dairelerde, oldukça az yer kaplayan eşyalarla yaşar. Çünkü lüzumu kadar ev eşyası ve kıyafet, insanın hizmetinde iken fazlası maddi manevi bir yüktür.

    Aslında sadelik, sade yaşam Müslümanca yaşamanın gereğidir. Sevgili Peygamberimiz’in hayat tarzıdır. Bizler için yeni bir hayat tarzı gibi sunulan sade hayat ya da minimalizm, kapitalizme bir alternatif değil, dünyaya karşı tercih etmemiz gereken halimiz olmalıdır.

    Sade hayat, merkezinde istiğnanın(gözü tokluk) olduğu, israfın uğrayamadığı bir hayat tarzıdır. Müstağni olmak, Allah’tan başkasına muhtaç olmadığının bilincinde olarak yaşamaktır. Sade hayat, aynı zamanda bir Sünnettir. İstese zengin bir hayat yaşayabilecekken oldukça sade ve mütevazı bir hayat süren Peygamber’imiz (s.a.v) bir gün uykudan uyandığı sırada Hz.Ömer gelir,  Efendimiz’in yüzünde, üzerinde uyuduğu hasırın izini görerek çok üzülür. Peygamber Efendimiz, onu teselli ederken kendisine: “-Ey Ömer, üzülme! Dünya onu sevenlerin, Ahiret ise bizim olsun. Bu bize yetmez mi?” (Müslim,Buhârî). Diyerek bizlere, hayata karşı güzel bir bakış açısı öğretir.

    Gönüllü Sadelik

    Gönüllü sadelik, sade yaşamın iyilik ve mutluluğun bir göstergesi olarak nitelendirildiği; bireylerin günlük yaşamlarında, sadelik motivasyonu ile yaşam tarzlarında farklılık gerekliliğinin savunulduğu bir işleyişi ifade eder. Gönüllü sadelik olgusu, aynı zamanda maddiyattan uzaklaşmanın da mutlu yaşamın ilk basamağı olduğu görüşünü temel alır. Tüketim odaklı ve materyalist yaşam biçimlerinin karşısında bir yaşam tarzının ifadesidir.

    Sakin, yalın, dingin bir yaşam şekli ile mutluluğun ön plana alınmasını öneren gönüllü sadelik yaşam tarzı savunucuları, daha az tüketim yolu ile daha kaliteli yaşam tarzını benimseyerek karmaşık ve gereksiz lüks hayatın karşısında durur.

    Az aslında çoktur.

    İlahi sistemde, bir şeyin küçüklüğü onun aslında büyük olduğunun, bir şeyin büyüklüğü ise onun aslında küçük olduğunun işaretidir. Çok vakti olan, az vakti olandan daha vakitsizdir örneğin.. Çünkü zamanı iyi kullanmak da sade hayatın temellerindendir. Zira zamanı iyi kullanmak kendi tekamülümüz için de gereklidir.

    Sade hayat, aynı zamanda kendi dünyamızın içindeki bütün fazlalıklardan kurtulmaktır. Manen huzur bulamadığımız aksine ruhen bizi daraltan kişileri hayatımızdan çıkararak gereksiz çokluğu azaltabiliriz. Böylece manen kıymetli olanlarla geçireceğimiz vakti çoğaltarak azı çok etmiş oluruz.

    Farklı Alanlarda Uygulanan Sade Bir Hayat Tarzı Neler Getirir

    Hayatımıza sadelik katmak, daha azla daha fazlasını elde etmektir.

    • Sadelik sadece karmaşıklığının azaltılması anlamına gelmez. Aynı zamanda işlerin daha iyi yapılması, daha iyi bir anlayışın yayılmasını sağlar.
    • Dilde, iletişimin daha etkili ve anlaşılır olmasını sağlayan sadelik olmazsa, karmaşık  iletişim biçimleri, karşı tarafı yanıltabilir, yorabilir veya iletişim kopukluğuna neden olabilir. Dilde sadelik için gereksiz ve boş yere konuşmaktan kaçınmak da bir başka gerekliliktir. “Ya hayır söyle ya da sus!” hadisi şerifi bu konuyu güzel özetlemektedir.
    • Karmaşıklık ve gereksiz parasal harcamalar, kredi kartı kullanımı, stresi artırabilir ve zihin ve beden sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle hayatımızı sadeleştirirken para ile olan ilişkileri en azından kredi kartı kredi ödemeleri gibi durumları minimuma indirerek daha huzurlu ve dengeli bir hayat sağlanabilir.
    • Hayatımızı sadeleştirmek gereksiz eşyaları atmak, işleri basitleştirmek ve zamanı daha iyi hale getirmek, kişisel yaşamımızda sadeliği teşvik eden adımlardır. Daha az eşya sahibi olmak, daha fazla özgürlük ve hareket özgürlüğü sağlar.
    • Sadeliği benimsemek, sürdürülebilir bir yaşam tarzını teşvik eder. Gereksiz tüketim çevreye zarar verdiği gibi, doğal hayatın tükenmesine ve çevre sorunlarına yol açabilir.
    • Sade bir yaşam tarzı, kendimize ve çevremize daha fazla zaman ve enerji ayırmamıza yardımcı olur. Bu zaman ayrıca yeni becerileri öğrenme veya kişisel gelişim için kullanılabilir.
    • Sosyal medya ve internet, bilgi karmaşıklığı ve dikkat dağıtıcı unsurlarla doludur. Bu platformlar, zamanı ve dikkatleri gereksiz kullanmaya neden olmaktadır. Sadelik, bu tür dikkat dağıtıcı faktörlerle başa çıkmak için iyi bir strateji olabilir. Sosyal medya sınırlaması, zamanı iyi yönetmek, daha nitelikli bir dijital yaşam sürmemize yardımcı olur.
    • Sadelik aynı zamanda çevre dostu bir yaşam tarzını teşvik eder. Daha az tüketim, daha az atık üretir ve doğal kaynakları daha az tüketir. Sürdürülebilir bir dünya için, sadelik önemli bir adımdır.
    • Bize lazım olmayan bilgi yüktür. Faydasız bilgiyi edinmeyerek, sınırlama koyarak yani sadeliği, bilgilere de uygulayarak zihinlerimizi ve gönüllerimizi gereksiz veri enkazından korumuş oluruz. Bu konuda “Faydasız ilimden Allah’a sığınırım.” (Tirmizi). Hadisi Şerifi en güzel tavsiyedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.