Türk tarihinin derinliklerine bakıldığında, bu coğrafyada yüzyıllar boyunca sayısız müstesna şahsiyetin yetiştiğini ve onların milletin kaderine yön veren hizmetleri ve bıraktıkları kalıcı eserlerle kültür tarihimize mühim katkılarda bulundukları görülmektedir. Bu tarihî simaların hayatları incelendiğinde, yalnızca dönemlerine değil, sonraki nesillere de ışık tutacak pek çok ibretli hadisenin ve örnek teşkil eden davranışı bizlere...
Tarih; 25 Ağustos 2014, yer; Üsküdar Selimiye Kışlasındaki Büyük Selimiye Camisi. Cemaat ikindi namazını kılmak için beklerken, “Yaşayan İnsan Hazinemiz”, bestekâr, mevlidhan, Türk Sanat ve Türk Tasavvuf Müziği’nin zirve isimlerinden pırlanta sesli Amir Ateş, kametten önce aşağıdaki rübaiyi okudu: “Bir yol bilirim; Adem’e, Havva’ya gider. Bir yol bilirim; gizlice sevdaya gider. Bir...
Bir milletin hafızası kültürdür; onu taşıyan ve aktaran ise ailedir. Bir milletin varlığını sürdürebilmesi, sadece siyasi sınırlarla değil, o milletin taşıdığı kültürel hafıza ve aile yapısının sağlamlığıyla mümkündür. Türk milleti, binlerce yıllık tarihi boyunca köklü bir milli kültür ve güçlü bir aile yapısı inşa etmiş; toplumsal dayanışmasını, değer üretimini ve...
Edebiyatımızda çoğu yazar eserlerini kendi ismiyle değil, önceleri mahlas sonra müstear olarak adlandırılan takma isim kullanarak neşretmiştir. Peki, ama neden? İnsan neden bunca zahmet ve meşakkatle meydana getirdiği eserinin altına belki de en fazla keyif veren ve gurur kaynağı olan kendi ismiyle imza atmaz? İşte tarihten birkaç örnek; Koskoca cihan...
19. yüzyılda sloganlaşan bir tartışma başlığı vardı: Sanat sanat içindir, sanat toplum içindir. Bu dönemde ilimlere adlandırılma ve sınıflandırılma kalıpları üzerinden yeni elbiseler giydirilmeye çalışılıyor; edebiyatı da içine alan sanatın estetik mi yoksa kullanışlı (fonksiyonel) mi olması gerektiği tartışılarak sanki biri diğerinin zıddı imiş gibi konu bir tenakuz çerçevesinde ileri...
Sıla, ey rûhumuzun coğrafyası! Erdem Bayazıt Mustafa Kutlu… Büyük kente göçmüş bir bozkır çocuğudur. “Gözü açılmamış bir sığırcık yavrusu.” “İnsanlar bu şehirde nereye gittiklerini biliyor mu acaba? Nereden gelip nereye gittiklerini?” “Kalabalık, karmaşa, itiş kakış. İşte çarpık kentleşme denilen olgunun tipik göstergesi. Burada insanlar nasıl çalışır, yaşar; nasıl...
Batı’da Siyonist İtrail ile işbirliği içinde olmayan pek az aydın ve sanatçı vardır. Bugün Siyonist itrail’in en büyük gücü Amerika ve Avrupa’dan devşirdiği bu aydın ve sanatçılardır. Güya bu aydınlar evrensel değerler, ahlak, etik, aydın namusuyla; ezilen, sömürülen, işgal edilen dünyanın sesi olurlar. İslam dünyası da bunların yutturmaca veya bir...
Bilgi edinme ihtiyacı duymayan, her konuya yüzeysel yaklaşan, yaşadığı şehrin insanından ve dinamiklerinden uzak duran, ruh hallerinin karmaşıklığını ve karamsarlığını ülkenin gerçekleri olarak sunmayı alışkanlık haline getiren, çapsızlıklarına rağmen “Her şeyi biz biliriz” demekten çekinmeyen, utanmayan “Olumsuzlar Korosu”na kalsaydık, hepimiz çoktan birer ölüydük. Gömülmeyi bekleyen iskeletlerdik. Olumsuzlar Korosu “Öldü, ölüyor!...
Yüzyıllardır insanoğlunun gündemini meşgul eden kadim konulardan biridir sanat. Sanat nedir? Sanatçı kime denir? Bir yapıtın sanat olarak adlandırılması için gerekli kıstaslar nelerdir? Filozoflar, eleştirmenler, bilim insanları yıllarca üzerinde düşünerek kendilerince yorumlayıp cevaplandırmaya çalışmışlar. Söz gelimi bir kısmı, “Sanat güzeli ve güzelliği anlatandır.” diye yanıtlamış. Bazıları ise güzelliğin göreceli olduğunu,...
Başlarken Günümüzde, eğitim öğretimle ilgili tartışılan konulardan bazıları şu şekilde sıralanabilir: Her ilde üniversite açmak gerekli miydi? Herkesi üniversite diplomasına kavuşturmak zorunlu muydu? “Yüzlerce üniversite diplomasına sahip gencimiz” devlet kapısında ya da özel alanda iş bulamazken, her liseyi bitirenin üniversiteyi okuması gerekli miydi? Ya da okumak zorunda mıydı?.. Diğer teknik...