Sunuş:
Bugünkü röportajımızı son zamanlarda çokça okunan kültür tarihi yazılarıyla gündemde olan maarif adamı ve kültür tarihi yazarı İhsan Yalçınkaya ile yaptık. Eğitimi, uygulama alanında oldukça iyi bir tecrübeye sahip bir isim ve kültür tarihimiz üzerine yazıları ile dikkat çeken İhsan Yalçınkaya ile ufuk açıcı bir röportaj oldu. Alakadarların ve eğitim dünyasının istifadesine sunuyoruz.
İhsan Yalçınkaya İle Röportaj
Maarifin Sesi – 1. Okuma nedir? Kaliteli bir okuma nasıl yapılmalıdır?
İhsan Yalçınkaya: Okuma, anlamı kavramak, metnin ruhuna nüfuz etmek ve okunanla iç dünyamız arasında bir köprü kurmaktır. Gerçek okuma, metin tarafından inşa edilmeyi kabul etmektir. Kaliteli bir okuma; dikkat, sabır ve niyet ister. Önce metni anlamaya yönelen bir sükûnet gerekir. Ardından sorgulama gelir: Yazar ne söylüyor, niçin söylüyor, bana ne söylüyor? Not almak, altını çizmek, tekrar etmek ve mümkünse müzakere etmek okumanın kalitesini artırır. Okuma haz ve idrak işidir. Metni bağlamıyla değerlendirmek, yazarın çağını, şartlarını ve kavram dünyasını hesaba katmak da derinlik kazandırır. En önemlisi, okunanı hayata taşımak; bilgiye amel, fikre ahlak katmaktır.
Maarifin Sesi: 2. Düşünce ile insan; iç terbiye ve davranış terbiyesi arasında nasıl bir ilişki kurarsınız?
İhsan Yalçınkaya: İnsan, düşündüğü gibi olur; düşündüğünü yaşar, yaşadığını karaktere dönüştürür. Düşünce iç dünyayı şekillendirir, iç dünya da davranışlara istikamet verir. İç terbiye, insanın niyetini, kalbini ve zihnini arındırmasıdır. Bu arınma olmadan davranış terbiyesi yüzeyde kalır; görgü olur ama görgünün ruhu eksik kalır. Davranış ise iç dünyanın aynasıdır. Kalpte merhamet varsa dile yumuşaklık, ele adalet yansır. Bu nedenle düşünce ile ahlak arasında kopmaz bir bağ vardır. Sağlam fikir, sahih niyet ve tutarlı eylem birleştiğinde şahsiyet ortaya çıkar. Eğitim, sadece doğru davranışı öğretmek değil; doğru düşünceyi, doğru niyeti ve iç disiplini kazandırmaktır. İç dünyası eğitilmeyen insanın dış davranışı kalıcı olmaz.
Maarifin Sesi: 3-Kısaca çocuk, muallim, mürebbi tarifi yapabilir misiniz?
İhsan Yalçınkaya: Çocuk, istidat ve istikbal demektir; henüz yazılmamış ama yazılmaya hazır bir kitaptır. Merak eder, sorar, taklit eder ve gördüğüyle şekillenir. Muallim, bilgiyi aktaran kişidir; öğretir, açıklar, rehberlik eder. Fakat sadece anlatan değil, anlamayı kolaylaştıran kimsedir. Mürebbi ise terbiyeyi üstlenen; çocuğun ruhunu, ahlakını ve şahsiyetini inşa eden kişidir. Muallim zihni besler, mürebbi kalbi ve karakteri yoğurur. İdeal olan, muallim ile mürebbinin aynı şahsiyette birleşmesidir. Çünkü bilgi tek başına yeterli değildir; o bilginin hangi ahlakla taşınacağı belirleyicidir. Çocuk ise bu emeğin emanetidir.
Maarifin Sesi: 4. Eğitim, öğretim, terbiye, talim kavramları sizin zihninizde nasıl bir Türkiye hayali uyandırıyor?
İhsan Yalçınkaya: Bu kavramlar zihnimizde kökleri mazide, ufku istikbalde bir Türkiye hayali uyandırır. Eğitim; insan yetiştirme davasıdır. Öğretim; bilginin sistemli aktarımıdır. Talim; disiplinli tekrar ve maharet kazanmadır. Terbiye ise bütün bunların ruhudur. Böyle bir Türkiye’de bilgi ile ahlak, teknoloji ile hikmet, özgürlük ile sorumluluk dengededir. Okullar sadece sınava hazırlayan değil, hayata hazırlayan mekânlar olur. Gençler kimlik krizine düşmez; kendi kültürünü bilen, dünyayı tanıyan bireyler olarak yetişir. Maarif, bir milletin hafızası ve vicdanıdır. Bu kavramlar sahih bir anlayışla birleştiğinde güçlü, adil ve merhametli bir toplum tasavvuru doğar.
Maarifin Sesi: 5. Okuma talimi ya da okuma temrinleri yahut buna okuma hedefleri diyecek olursak sizin önerileriniz nelerdir?
İhsan Yalçınkaya: Okuma talimi süreklilik ister. Öncelikle günlük belirli bir zaman dilimi ayrılmalıdır; az ama düzenli okumak esastır. Farklı türlerde okumalar yapılmalı: edebiyat, düşünce, tarih, biyografi. Not tutmak, kavram defteri oluşturmak ve aylık okuma hedefi belirlemek faydalıdır. Her okuma sonrası kısa bir değerlendirme yazısı yazmak idraki derinleştirir. Ayrıca yüksek sesle okuma temrinleri diksiyon ve dikkat kazandırır. Müzakere halkaları oluşturmak, okunanı paylaşmak zihni açar. Okuma hedefi nicelikten çok nitelik olmalıdır; bir kitabı anlamak, on kitabı yüzeysel bitirmekten daha kıymetlidir. Sabır, istikrar ve merak bu yolun azığıdır.
Maarifin Sesi: Bu röportaj için size çok teşekkür ederiz.
İhsan Yalçınkaya: Ben teşekkür ederim.
Eline sağlık Müdürüm