Bir toplumun gerçek zenginliği nedir? Sahip olduğu madenler, inşa ettiği şehirler, geliştirdiği teknoloji mi? Yoksa nesilden nesile aktardığı görünmez değerleri mi? Tarih bize gösteriyor ki güçlü toplumları birbirinden ayıran yalnızca ekonomik veya askeri üstünlükleri değildir. Onları asıl farklı kılan, insanların birbirine nasıl davrandığını belirleyen ortak ahlak anlayışıdır. Çünkü bir toplumun karakteri, zamanla o...
Şan ve şöhret için yaşayanlar, şuh hareketlerle sanal bir sahneye döndürür hayatlarını. Işıltılı bir sahnede başkalarının gözlerine güzel görünmek, takdir toplamak ve anlık alkışlarını almak için haysiyetlerini hayasızca baskı altına alırlar.Hayatlarını, beğenmedikleri insanların beğenisine kurbanı ettiklerine aldırmadan, anlamın üzerine her adımda avuçlarıyla toprak dökerler. Çağımızda zirve yapan işte bütün bu dışa dönük görünür olma ve görüntüye kıymet...
Eğitim denildiğinde akla gelen, sınıflarda derslerin işlendiği, sınavlarla sınıf geçmelerin sağlandığı, öğrencinin basamak basamak öğretim kademelerini geçtiği ve bireyin bir meslek sahibi olmasına yarayan sistemdi. Günümüzde bu anlamından öteye giderek artık eğitimden okuldan beklenen, bilgi aktarmanın ötesinde: çocuğa her konuda yön vermesi, davranış kazandırması, akademik ve sosyal yönden eksiklerini telafi...
Sunuş: Bugünkü röportajımızı son zamanlarda çokça okunan kültür tarihi yazılarıyla gündemde olan maarif adamı ve kültür tarihi yazarı İhsan Yalçınkaya ile yaptık. Eğitimi, uygulama alanında oldukça iyi bir tecrübeye sahip bir isim ve kültür tarihimiz üzerine yazıları ile dikkat çeken İhsan Yalçınkaya ile ufuk açıcı bir röportaj oldu. Alakadarların ve...
Allah insanın önce donanım programını (hardware) yarattı. (Şems, 91/7) Sonra “fücur ve takva” programlarını yükleyerek yazılım programını (software) tamamladı. (Şems, 91/8) Allah vahidiyet ilkesi ile yarattıklarındaki “ortak/standart” özellikleri gözetirken; ehadiyet ilkesi ile her bir yarattığında tam bir “özgünlük/özellik/üniklik” mührünü vurmayı arzu etti. Bu sebeple her insan dolayısıyla; her çocuk özeldir....
M.. Kemal Atatürk’ün 100. Doğum yılına isabet eden 24 Kasım 1981 günü; 12 Eylül 1980 darbesinin baş aktörü Kenan Evren ve cuntası tarafından “Öğretmenler Günü” olarak belirlenmiş ve 1982 yılından itibaren 43 yıldan beri her 24 Kasım Öğretmenler günü olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler günü de tıpkı 1982 Anayasası gibi 12 Eylül...
Kıssadan hisse: HZ. Musa’nın; Allah’ın emriyle İsrail oğullarını (Arz-ı mukaddese) Kudüs’e yerleştirmek üzere Sina çölüne geldiklerinde; Kudüs’te (Filistin topraklarında)Amelia’ların ve Kenanlıların varlığını öğrenen İsrail oğulları: Allah onlara zafer vadettiği halde; “Ya Mûsâ! Orada zorba bir toplum var! Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla girmeyeceğiz.” “Sen ve Rabbin gidin savaşın” Demişlerdir. Bugün Gazze halkı 712 günden beri Siyonist İsrail tarafından; soykırım, etnik temizlik ve...
Yeni Dönem, Eski Meseleler Okullarımızda yeni eğitim-öğretim yılı başladı. İlköğretim ve ortaöğretim çağındaki talebelerle veliler, kırtasiye ve okul masraflarının telâşında. Üniversiteliler ise barınma, ulaşım ve geçim kaygısı içinde yeni döneme adım atıyor. Bunlar işin görünen kısmı. Asıl mesele, yıllardır yazdığım ve dillendirdiğim, eğitimde temel sorunlarımızdır. Bir muallim olarak sorumluluğum, bu...
“Alet işler ele övünür, talih işler kul övünür.” İnsanın talihinde en önemli iki etken vardır: 1.İyi bir anne 2.İyi bir sınıf öğretmeni Aslında “iyi bir anne” ve ona her tür lojistik destek vermesi gereken “iyi bir baba” yı da yetiştirecek yine “iyi bir sınıf öğretmeni” dir. Allah arılar ve karıncalar üzerinden bize şu dersi verir. Topluluklar...
Yarınki Türkiye’nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül verecek, sabırlı ve azimli, lâkin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri olacaklardır. Bu ruh amelesinin ilk ve esaslı işi, insan yetiştirmektir. (Yarınki Türkiye) Bugün okul sıralarında oturan öğrencilerimiz, yarınki Türkiye’nin kurucularıdır. Onları bu önemli göreve hazırlamak için eğitimden (maarif)...
Yazarlar ve şairler ile okur arasında bir ruh akrabalığından bahsedilebilir. Çünkü bazı yazarları ve şairleri kendimize daha yakın hissederiz. Sanatkâr (yazar-şair) yerine, sanat eseri de diyebiliriz. Çünkü bizi sanatkâra yaklaştıran vesile/vasıta onun ortaya koyduğu eserdir. Herkes biriciktir ve fakat sanatkâr bu biricikliği eserleri ile tebarüz ettirdiği için bu biricikliğe daha...