Bu uyduruk “festival” kelimesinden oldum olası nefret ederim. Çünkü kelime, Töreli değildir.
Kelime için Kubbealtı Lugati’mize baktığımızda Latince’den İngilizce’ye; İnglizce’den de Fransızca’ya geçen bir kelime olduğunu görürüz. Elbette bunlar arası geçişte bir sorun yoktur, zira töresiz milletler olduğu için bunların hak ve hakikatle asla bir işi olmaz!
Kelimenin “Birkaç gün süren şenlik veya sanat gösterisi” suretinde bir de mânâsı var ki artık Türklerde de vârid olan “çılgın”ca bir sosyal hayat tarzını bize işaret ediyor. Herhalde bazılarına hâlâ kendi ataları eski Yunanlıların şenliklerini tahattur ettiriyor…
Bu çılgınca hayat tarzının aslında maarife dönük zararlı tarafları ise kelimenin “teşmil.” mânâsında “Karmakarışık, düzensiz bir toplantı veya eğlenceli bir hadise” olmasında yatıyor. Eskiden bizim zıll-ı hayat olan ve bize sürekli bu dünyanın fânî olduğunu hatırlatan Karagöz, Ortaoyunu gibi şenliklerimiz vardı. Bunlara ne oldu? Yoksa meddah ve kıssahanlar, festivallere kurban mı edildi?
Elbette insanlarımızın çılgınlar gibi eğlenmesine bir sözümüz yok. Eğlenmenin de her insanın en tabiî hakkı olduğunu biliriz. Fakat Töreli cihetten, yani bize Hak ve hakikati anlatan, yaşatan ve hatırlatan bir eğlence tertib edilemez mi? Modernitenin kuyruğunda gündelik haz ve hızların peşinde daha ne zamana kadar koşturacağız…!
Dahası milyon milyon heba edilen harcamalar, hayra soluk eğlence ve faaliyetlere bir nefes olamaz mı? Bu ülkede hâlâ kütüphanesi olmayan binlerce okul; eli bir hikâyeye dokun/a/mış belki milyonlarca talebemiz var. En azından bu poptan işlere harcanan parayla her bir üniversite öğrencisine istediği türden bir kitap hediye edilemez mi?
Biliyorum, çok şey istiyorum sizden…! Her şeyin sadece kültür endüstrisine dönüştüğü bir ortamda bu isteklerimin yerine getirilmesi belki sizin politik ve siyâsî gayelerinize asla uygun düşmez. Fakat festivalleriniz, sizi sadece modernitenin çaresiz köleleri yapar!
Yazımda, yakındaki festivallerde sahne alacak popstarların müjdesini verip sizi eğlendiremediğim için üzgünüm…!
Lâkin derdiniz maarif ise maarifimizde üzülüp ağlayacağımız o kadar çok şeyimiz var ki eğlenceye sıra zor gelir…! Dahası maarifte üzülüp ağlayacağımız şeyler bittiğinde zaten bu bizim bırakın eğlenceyi; düğün-bayramdır!
Bakınız, halkın anonim (Töreli) dehası size bu hususda ne diyor:
Düğün senin evinde
Gir oyna, çık oyna…