Efendim, bizleri bir kez daha şehr-i ramazana kavuşturan Rabbimize sayısız hamd ü senalar eyleriz. Lugatımız Kubbealtı’nda ramazan (ﺭﻣﻀﺎﻥ) kelimesinin Arapça “ramaż”, yani “şiddetli sıcak olmak, yakmak”tan geldiği belirtilmektedir. Üstad İsmet Bozdağ, kelimenin “ramaz”a bağlı hakikatini şöyle çok güzel tevil eder: “Ramazan kelime olarak ‘çok sıcak gün, güneş kumları’ anlamına geliyor. İbadet ayı olduğu...
Efendim, bugün size, akademik teşvik gibi aslında daha da netameli bir meselemizden bahsetmek istiyorum: Profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi atanma kriterlerimiz… Bunlar aslında Yusuf Kaplan hocamızın Bolu’daki bir konuşmasında dile getirdiği “Çöp olmuş üniversiteleri” yeniden diriltmenin başlangıcı olarak düşünülen kriterlerdir. Şimdi bir bakalım; gerçekten bunlar akademiyi yeniden diriltmeye yeterli...
Şimdi bir ülke düşünün en iyi imamlarının hastanelerde manevî danışman; en iyi öğretmenlerinin şube müdürü; en iyi akademisyenlerinin milletvekili; en iyi doktorlarının bürokrat olduğu bir ülke olsun bu… Aslında sahada doğrudan ferdlerle iletişim kurmasının çok elzem olduğu bu hazretlerin rahatlık, mevki ve makam uğruna âdeta geri hizmete çekilmeleri veya alınmaları...
Efendim, daha önce de yazılarımda birkaç defa vurguladım. Başında öğretmenin olmadığı bir kanun, müfredat, yönetmelik vb. adına ne derseniz deyin, maarife yönelik bir düzenlemede arpa boyu yol almanız asla mümkün değildir. Tabii niyetimiz halisane maarif ise… Yoksa örtülü veya açık sadece siyasi ideolojinin cirit attığı bir maarifte durum “aynı tas...
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bugüne kadar yerinden oynaması gereken büyük taşları yerinden oynattığı âşikâr… Müfredatın lehinde veya aleyhinde pek çok görüş bildirildi ve yorum yapıldı. Yeterli mi? Elbette hayır… Fakat müfredatın tartışılmaya açılması ve pek çok yorumun yapılması bile maarifimizin geleceği adına tüm kesimlerde hâlâ büyük umut beslendiğini bize açıkça...