eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Burhanettin KAPUSUZOĞLU

1972 yılında Yozgat'ta doğdu. Yozgat Lisesi'nden sonra Kayseri Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde mezun oldu. Eserlerinden bazıları: Bozoknağme, Seferberlik Mahşeri, Toprağa Can Ektiler, Böyle Dedi Yozgat, Yozgat'ın Üć Sırlısı, Yozgat'ta Zaman, Yozgat Medreseleri Tekke ve Zaviyeleri, Sarı Saltık Makamları, Mir'ât-ı Muhabbet-Hicran-zede Manzumeler, Îşaretler, Âkif Bey-Şâir ve Mütefekkir...

    Gerçek ve Kurgu Arasında Türk ve Türklük

    Türk ve Türklük denince ilk önce bozkurt figürü, Tanrı Dağları’nın zirveleri ve keçe çadır akla geliyor/getiriliyor. Geniş ve muazzam tarihe, dar bir mitolojik çerçeve lâyık görülüyor.
    Bu hengâmede puslu bir havanın sarmaladığı manzarayı seyrettiriyorlar.
    Bu durumun kurguladığı görünür katman hayli ağır yük halbuki…
    Türk tarihini tek ve sığ bir katmana indirgemek dert getirir sadece.
    Kökler medenîdir ve mehabetlidir.
    Unutmamalı!
    İskit çağının derin birikimini, MÖ. 5. yüzyıldan Altın Elbiseli Adam’ın temsil ettiği estetik seviyeyi, Orhun Kitabeleri’nin ortaya koyduğu yüksek idraki ve siyasî düşünceyi… Kutadgu Bilig’nin felsefi ve irfanî ufkunu… Alp Er Tunga Han’ın kurduğu Merv’in, Semerkand ve diğer şehirlerimizin ilim ve medeniyet birikimini… geri plana itmek tükenmektir.
    Tarih, bütünlüğü olan süreklilik olmaktan çıkarılırsa dar ve bunaltan bir anlatıya dönüşür. Türkler, sadece mitolojik unsurlarla prangalanmış göçebe/ilkel/barbar topluluklar olarak damgalanır. Oysa bu, tarih/talih değil; seçilmiş/kurgulanmış imgelerle bir eksiltme maksat ve gayretidir.
    Gerçek manzara doğru ve görkemlidir: Pür-nizam fikrinin, ulu bozkırın derin siyasî aklının, yazının kurduğu yüksek şuurla şehirlerin ürettiği ilim ve devlet geleneğinin sürekliliği dikkate değerdir. Vakıa değer katan da bu değerdir.

    S. Burhanettin KAPUSUZOĞLU

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.