Bugün dil bayramı(mı)… Dil, kültürün ve kimliğin taşıyıcısı olarak, milletimizin çok değerli bir hazinesidir… Kültürümüzün, kimliğimizin, irfanımızın ve hikmetimizin bütün değerleri dilimizde saklıdır. Dilini kaybeden, geleneğini kaybeder, geleceğini kaybeder… Dilimiz, geleceğimizdir.. Bugün dil ve edebiyatta hiç bir karşılığı olmayan, bir çok uyduruk kelimelerin bulunduğu bir Türkçe Sözlüğümüz var… Bu sözlüğe anlam yüklü bir kavramımız olan ‘şehit’ için bakalım.. Bizim bu topraklarda var oluşumuzun temeli, peygamberlikten sonra gelen bir yüce mertebe, manevi derecesi pek yüksek bir makam olan şehit kavramı için: ‘Yüce bir ideal ve ülkü uğrunda ölen kimse’’ denilmekte… Kavramın içi algı yönetmenlerinin arzuları istikametinde belirsizliğe çağıran bir içerik haline getirilmiş ve boşaltılmış.
Hangi ideal? Nasıl bir yücelik? Hiç sözü edilmiyor.
Sözlük bizim ama sanki Fransızlara bir şehit tarifi yapılmakta…
Efendiler, şehit ve şehitlik; bu milletin insanlığına, kulluğuna ve yaşayışına yön veren, bu topraklarda var oluşunu sağlayan, gazilik ve gaza kültürünü içinde barındıran, Allah yolunda ve yalnızca Allah rızası için cihat etmekle ulaşılabilen, hayatımızın nerede ise bütününü içine alan bir değerler silsilesinin adıdır. Ömründe en az bir kere şehit olmaya niyet etmek bir inanç ve itikad konusudur. Şehadet bizim kültürümüzün rengini, muhtevasını ve yönünü belirleyen bir kavramdır…
Türk Dil Kurumu, yeni ve yerli bir muhteva ile milli bir perspektif ile sözlüğümüzü yeni baştan yazmalı…Sözlüğümüzdeki sömürge mantığına son vermeli… İçi boşaltılmış kelime, kavram ve değerlerimiz, kimliğimizi belirleyen inancımız ve kültürümüz üzerinden yeni baştan tanımlanmalı… MEB ve YÖK bu işin takipçisi ve uygulayanları olmalı.
TDK, yerli ve milli bir çerçeve ile sözlüğümüzün muhtevasını yeniden yazarak, Türk Milletinin gerçek ve milli bir kurumu olduğunu göstermeli…
Orta öğretim okullarımız geçen hafta eğitim öğretime başladı. Üniversitelerimiz ise bu hafta açılmaya başladı. Bir ülke eğitim sisteminin ve üniversitelerinin birinci görevi ana dilini öğretmektir. Bu durum ülkemiz eğitim sistemi için de geçerlidir. Bizim için Türkçe ses bayrağımız ve medeniyet sancağımızdır. Türkçe bütün medeniyet müktesebatımızın saklı olduğu yegane kültür ve kimlik hazinemizdir. Maarifin her kademesinde sağlam bir Türkçe terbiyesi ile neslimize kültür ve kimlik hazinelerimizi kazandırmalıyız. Evimizden, ailemizden ve muhitimizden başlayarak sahih bir Türkçe eğitimini bilinç haline getirmeliyiz. Okullarımızda bir Türkçe ülküsü oluşturmalıyız. Çünkü varlık temelimiz dil üzerinden yürür.
Öğretim sistemimizde durum:
İlkokullarımızda öğrencilerimize öğretilmesi hedeflenen kelime sayısı:
1. sınıfta :63 Kelime!
2. Sınıfta : 266 kelime.
3. Sınıfta : 191.
4. Sınıfta : 225 Kelime!
Peki ya uygulama sonuçları? Bu hedefin çok altında olduğunu söyleyelim.
İlköğretimde Avrupa örneklerinde hedef kelime sayısı:
İlkokul: 2000(Türkiye 500)
Ortaokul: 4000 (bizde 2000)
lisede: 5000 (bizde 2500)
Türkçe Bayramı demekle değil, uygulamada ana dilimizi konuşmakla, geliştirmekle Türkçe’ye bayram yaptırmış oluruz. Zengin bir kelime varlığı ile dil olmadan, dünyayı öğretemeyiz. Dil olmadan, matematiği, fiziği, kimyayı da öğretemeyiz. Hele yabancı dili hiç öğretemeyiz.
Bir medeniyet, ilim, irfan dili Türkçe’yi bu hallerinden kurtarmalı. Anadilimize hep beraber sahip çıkmalıyız. Araya giren emoji alfabesi ve işaretleşmelere dönüşen çocuklarımızın konuşmalarında Türkçe giderek ‘kuş diline’ dönmekte. Hep beraber sahip çıkmazsak mirasımız olan eserleri de tercüme yoluyla anlatabilecek/anlayabilecek nesil arayışına çıkacağız.
Anadilimiz ses bayrağımız, varlığımızdır.
Ana dilimiz medeniyet sancağımızdır.
İlimimiz/bilimimizdir.
Geleceğimizdir.
Maarifin de dört temel görevinden biri ana dilimizi öğretmek, sevgisini bir şuur haline getirmektir.
Biz maarifimizi de, Türkçemizi de dava edinmeye devam edelim..
Halen dilimiz, iletişim ve tüketim düzeninin olanca baskısına rağmen informel kültür kanallarımızdan beslenmekte.
Halen resmi eğitim sistemimizin geriden gelen dil öğretim metot ve anlayışına rağmen irfani sivil kültürel kanallarımız Türkçemizi beslemekte. Her şey metot ile olup bitmekte. Daha öğretici, güncel metotlarla dilimizi sevdirelim, öğretelim.
Sahip çıkalım.
Sağlıcakla kalın.
Başka ülkelerin dillerine verdikleri önem,
bizim dilimize verdiğimiz önemi rakamlarla
yarısı bile değil.İnşallah en kısa zamanda
bir farkındalık oluşarak,aynı önem verilir.
Buna benzer üzerinde çok düşünülmesi
çalışılması gereken durumları dile getirdiği için
Değerli Memiş Hocam çok teşekkür ederim.
Hayırlı akşamlar.
Elinize ağzınıza sağlık hocam
Your post is a treasure trove of knowledge! It’s evident that you have a passion for the subject and have taken the time to compile valuable information. Thank you for your hard work!
I wanted to take a moment to thank you for this well-researched and informative post. It’s evident that you’ve put a lot of effort into providing accurate and helpful content. Your work is greatly appreciated!