Yazıyor…Yazıyor…Basının sonunu yazıyor!
Yazıyor… yazıyor… Şeklindeki kulaklarımızda çınlayan tiz sesler artık sokaklardan çekildi. Sokakların tınısı kayboldu! Bir şarkı sözüne yansıdığı şekilde artık bülbül ötmüyor! Sokaktan çekilen matbu basın belki hayattan da çekiliyor. Belki hala Paris’te veya Fransa’da yazılı basın tam olarak tahttan düşmüş sayılmaz. Ama her yerdeki gibi orada da gerileme trendinde olduğu da bir gerçek. Can çekişiyor da denebilir. Yazılı basınla anılan bir dönem kapanıyor. Tekrar eski haline çevirmek ve getirmek imkansızı istemek gibi bir şey. Gitti gider. Devran değişti. Bununla birlikte Ali Akbar Paris’te bir nostalji rüzgarı estirdi veya eskiye özlem gecesi yaşattı. Paris’te uzun yıllar sokak gazeteciliği yapan yani seyyar gazete dağıtan ayaklı bayii Ali Akbar Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından ödüle layık görülüyor. Bununla hem bir seyyar satıcı hem de meslek taltif ediliyor. Elysse Sarayı’nda özel bir törenle hem meslek hem de meslek erbabı ödüllendiriliyor. .
Ali Akbar’ın hayatı Kemalettin Tuğcu’nuin hikayelerinden fırlamış, derlenmiş veya hayata yansımış gibi. Rewalpindi doğumlu Ali Akbar geleceğini Paris’te aramış ve bulmuş. Macron tarafından ödüllendirilmesi hedefine vardığını gösteriyor. Paris’te ilk yıllarda adeta bir köprü altı çocukluğu dönemi geçirmiş. İlk Paris yıllarını yokluk ve zorluklar içinde tamamlıyor. Hayata tutunmaya çalışıyor. Becerileri sayesinde muvaffak da oluyor! Bir taraftan vize sorunları veya oturum sorunlarıyla boğuşuyor. Diğer taraftan da Arjantinli bir öğrencinin yardımıyla seyyar olarak gazete satmaya başlıyor. Farkı ve dikkat çekmesi uzun sürmüyor. Sevimli ve esprili dili onu Paris’in aranan fenomenlerinden birisi yapıyor. Güler yüzü, esprili dili ve yürümekten yorulmayan tabanları onu Paris’in aranan yüzlerinden birisi haline getiriyor. Eski cumhurbaşkanlarından François Mitterrand da onun müşteri ağına dahil olan isimler arasında bulunuyor.
Élysée Sarayı’nın balo salonunda özel bir tören yapılıyor. Ali Akbar Paris’e kazandırdığı hoş seda ve tatlılıktan dolayı ödüllendirildi. Yarım asrı aşkın süredir Paris sokaklarında gazete satan Ali Akbar, Fransa’da kaybolmaya yüz tutan bir mesleğin simgesi olarak Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Ulusal Liyakat Nişanı ile onurlandırıldı.
Ve Macron o gece şöyle bir konuşma yaptı.
“Ali Akbar’ın yaşam öyküsü Fransa’nın göç, emek ve basın özgürlüğü hikâyesinin canlı bir özetidir. Gazetelerin manşetlerini yıllarca bağırarak okudunuz, sonunda kendiniz manşet oldunuz. Sizi Pakistan’dan çıkmış Voltaire ruhlu serazat bir adam olarak anlatabilirim. Siz Fransız basınının sesisiniz. Sayın Akbar; altıncı bölgenin aksanı, pazar sabahlarının ve haftanın her gününün basın sesisiniz. Saint-germain kafelerinin arasında dolaşan sıcak bir ses olmaya devam edin.”
Macron 1980’li yıllardan beri bu ülkede oturma izniyle yaşayan Ali Akbar’ın vatandaşlık dosyasını bizzat takip edeceğine dair söz verdi. Ali Akbar Paris’e renk ve manevi zenginlik katıyordu. Ali Akbar ödül töreni gecesi’ Gazete satmak para işi değil, gönül işi’ diyor. Ali Akbar gibiler sayesinde kalbimiz ferahtı. Sokağa veda eden seyyar gazetecilik de sokak tatlarından birisi sayılmalıdır. Şüpheniz olmasın, o tadı arayacağız!
Mustafa Özcan