1990’lı yılların başında Paris’te Sorbonne Üniversitesinin Fransızca öğrenmek isteyen uluslararası öğrenciler için genele hitap eden dil eğitimi vardı. Bir de belli seviyenin üzerinde talepte bulunanlara yazılı ifade kursları da düzenleniyordu. Birincisine daha ziyade Fransızca ve Fransız Medeniyeti Kursu (Cours français et de la civilisation), ikincisi için ise Yazılı İfade (Expression écrite) denmekteydi. Sınırlı sayıda kişi...
Yazıyor…Yazıyor…Basının sonunu yazıyor! Yazıyor… yazıyor… Şeklindeki kulaklarımızda çınlayan tiz sesler artık sokaklardan çekildi. Sokakların tınısı kayboldu! Bir şarkı sözüne yansıdığı şekilde artık bülbül ötmüyor! Sokaktan çekilen matbu basın belki hayattan da çekiliyor. Belki hala Paris’te veya Fransa’da yazılı basın tam olarak tahttan düşmüş sayılmaz. Ama her yerdeki gibi orada da...
“Sosyal medyada “Yakışıklı Güvenlik” olarak tanınan Muhammet Sürmeli, Ege Üniversitesi’nde öğrencilerle söyleşi gerçekleştirdi. Kelepçeyle sergilediği dans görüntüleri servis edilen Sürmeli’yi sahnede görenler ‘Vay üniversitelerin haline’ demekten kendini alamadı.” Batıda, Orta Çağ’da, Bologna, Paris ve Oxford gibi üniversitelerin, bilginin kutsal koruyucuları olarak kabul edildiği söylenirdi. Bu nedenle bu kurumlara dâhil olmak,...
Paris’te Bir İsimsiz Mezar Hürriyet gazetesinde, 31 Mayıs 2013 yılında, Arzu Çakır Morin imzalı “Türkiye’nin 100 yıllık tanığı Güzin Dino hayata veda etti” başlıklı bir haber vardı. Güzin Dino, Nazım Hikmet’in 1961 yılında yazdığı “Saman Sarısı” şiirindeki “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? dizesinde adı geçen ressam Abidin Dino’nun 50...
Öğrenilen Şeyler Bir Gün İşe Yarayacak mı?… Bu yazımın birinci bölümünde felsefe ve roman, romanın yazılma serüveni, Paris’teki ahlaki yozlaşma, Diplomalı Kız romanında vurgulanmak istenen düşünce nedir, asıl başarının sırrı nerede aranmalı, diploma ve eğitim karın doyurur mu? gibi konular üzerinde durmuştum. Bu ikinci bölümde de kaldığım yerden devam ediyorum....
19. asır Osmanlı sahası Türk edebiyatının güçlü isimlerinden biri de Namık Kemal’dir. Hayat hikâyesi 1840-1888 yılları arasına rastlayan Namık Kemal, çok yönlü bir şahsiyettir. Şairliğinin yanı sıra romancı, oyun yazarı, fikir adamı, bürokrat, siyasetçi ve gazeteci kimlikleriyle de karşımıza çıkar. Fakat hakkında söylenmesi gereken ilk şey, bir ideolog olduğudur. Gerek...
Kadının Kurtuluşu (Emansipasyon) ve Yeni Kadın gibi kitaplar yazmadan evvel, kökeninin Türk mü yoksa Kürt mü olduğu hususu tartışmalı olan Kasım Emin Paris’ten Mısır’a yani yurda dönmüştür. Paris’ten yurda dönüşü evvelemirde Yahya Kemal gibi eve dönüştür. Asli kimliğe avdettir. Kasım Emin, el Müeyyed gazetesinde sosyal içerikli konularda hasr-ı kelam eder ve bilhassa kadın...
‘Paris mi yoksa Kahire’mi’ sualinin birçok farklı cevapları bulunabilir. Bazen de Kahire/Paris hattı ortak cevap olur. Kahire ile Paris’in ayrıştıkları noktalar gibi buluştukları noktalar da vardır. 1 Kasım 1954 tarihinde Cezayirli mücahitler Fransa’ya karşı bayrak açarlar. Mücahitlerin önde gelen isimlerinden Mustafa Bin Bu’lid ile 10 karanlık yıl içinde öldürülen...
Mustafa Özcan Yakınlarda ahirete uğurladığımız Cüneyt Arkın, kendisini ‘kahraman’ yapan Türk halkı için “Onlar olmasa ben kimdim ki?” diyor ve ekliyor: “Bana diyorlardı ki ‘Sen Malkoçoğlu’sun.’ Yani tam bir kahraman. Kahraman nedir biliyor musunuz? Türkiye’de evine alın teriyle, namusuyla ekmek götürüp ailesini doyuran her anne baba kahramandır. Bir diğer kahramanlık ve...