eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Yusuf Daşdemir: Sözlük, dili korumak için mi yoksa bozmak için mi yazılır?

“Devlet Sözlük Yazar mı?”

Dil, bir milletin en önemli kültürel mirasıdır, desek yanılmış olmayız. Hiç şüphesiz bu mirasın şekillenmesinde fertlerden daha çok kurumlar etkili olmaktadır.

Mehmet Doğanın kitabı, devlet-dil bağlamında şekillenerek Türkçenin “Devlet Dili” olmasının onu her bakımdan devletin tasarrufu altına sokmayacağı inancıyla noktalanmış 203 sayfadan müteşekkildir. 2007’de yayınlanan “Devlet Sözlük Yazar mı?” adlı eser, sözlük ve sözlükçülük alanında yadsınamaz bir değere sahiptir. Kitap, kelimelerin ve özellikle “Anlam”ın peşinde olanlar için başucu olabilecek nitelikte büyük bir ufkun penceresidir. Muhtevası yazarın kendi ifadeleriyle; Türkçenin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla devreden meseleleri üzerinde, sözlük merkezli teşhisler, tespitler ve eleştiriler olarak kayda geçirilmiştir. Türk Dil Kurumu’nun kuruluşundan itibaren dil üzerindeki devlet yönlendirmelerini ele alan bu kitap, TDK’nin çeşitli yıllarda piyasaya sürülen Türkçe sözlükleri esas alınarak çerçevesi genişletilen ve “Dil Devrimi” (yazarın haklı bakış açısıyla ismine Dil Reformu demek daha doğru olacaktır) bağlamında ele alınan kültürel soykırımın izlerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.

Yazar, eserinin pahasını hiç şüphesiz sağlam temeller üzerine inşa ettiği ifadelerinden almıştır. Yazarın temel tezi, dilin devlet kontrolünde şekillendirilemeyecek kadar dinamik ve halkın kullanımına bağlı bir varlık olduğu yönünde. Bu noktada, Osmanlı Türkçesinden modern Türkçeye geçiş sürecinde yaşanan kelime değişimleri, uydurma kelimeler ve zorla benimsetilmeye çalışılan yabancı kaynaklı terimler kitabın önemli başlıkları arasındadır. Devletin yabancı dili özendirici yönde attığı adımlar rahatsızlık verici boyutlarıyla tarafını ortaya koyar nitelikte yerinde tespitlerle aktarılmıştır. Bu eserde devlette yer tutmak, çalışmak ve bir yerlere gelmek, en başta türkçeyi iyi konuşan ve bu noktada yeterliğini ispat etmiş kişilerin hakkıdır, denmektedir ki bu çok doğru bir yaklaşımdır. Ana dilinin imkânlarından yararlanmakta zafiyet gösteren, bir yabancı dili ancak bir yabancının bildiği kadar bilerek devletin takdirine mazhar olan kişilerin sayısı hiç de az değildir. Kendi elimizle yaparak kendimizin bulduğu bir durumdur. Yabancı dilleri bu kadar baş üstünde tutmak, değer atfedip göklere çıkarmak başka hiçbir milletin göstermediği bir basiretsizlik olsa gerekir.

Kitap, sözlükleri kelime tanımlayan basit araçlar olmadığı inancıyla tanımlayarak insan gruplarını millet yapan dilin kelimelerinin muhafaza edildiği geniş bellekler olarak aktarmaktadır. Bu çerçevede düşünüldüğünde içinde bulunulan durumun vahameti sözlüklerde yer alan kelimelerin anlamlarının zaman zaman ideolojik hesaplarla nasıl dışlandığı ve farklı kimliklere büründürüldüğü açısından çarpıcı örneklerle anlatılıyor. Laiklik, atatürkçülük, kemalizm ve din bu noktada zikredilebilecek güçlü kavramlardır.

Devlet tarafından hazırlanan sözlüklerin dildeki değişimi yönlendirme çabası vurgulanarak bu müdahalenin tehlikesi ve yanlışlığı temelini teşkil eden eser, dil ve otorite ilişkisini ele alarak yalnızca bu alanda çalışanlara değil, genel okuyucuya, toplumsal hafızanın her bir ferdine, hitap eden kapsayıcı bir bakış açısı ile kaleme alınmıştır. Tanzimat başta olmak üzere Osmanlı dönemine ve Cumhuriyet’e ait dil politikalarını ele alan Doğan, dilin yalnızca basit bir iletişim aracı olmadığını, kimlik ve kültür inşasında önemli bir yeri olduğunu, bundan sebep doğal gidişatını sekteye uğratacak her türlü müdahalenin yanlışlığını ısrarla vurgulamaktadır. 

Çeşitli ihtiyaçlar doğrultusunda bir sorumluluk bilinciyle yazılma gâyesi hâsıl olan “Doğan Büyük Türkçe Sözlük” meydana gelmezden evvel içinde bulunulan gidişatın eğriliği, Mehmet Doğan’ın bu alandaki çalışmalarını derinleştirmesini sağlamıştır. Devletin ideoloji uğruna kelimelere ve dolayısıyla insan zihnine doğrudan müdahalesini eleştiren yazar, bunun ciddi bir tehlike oluşturduğunu söyler. Bu görüşünü büyük bir özveri ve örnekler ile ispat eder. Okuyucuyu eleştirel düşünmeye ve meseleleri ideoloji gözlüklerini çıkararak ele almaya davet eder. Ancak, dil devriminin maksadını “Batı dillerinin mutlak iradesine zemin hazırlamak” olarak tahrif eden tutumla “medeniyetimizin kelimelerinden menşe şahadetnamesi sormamalıyız”a kadar uzanan geniş bir kapsayıcılık ne yazık ki çağımız gerçekleriyle, en azından o devrin ihtiyaçlarıyla bağdaşmamaktadır. Eleştirel bakış, her zaman her alanda uygulanmalıdır ve karşılaşılan görüşler çeşitli kaynaklarla kritik edilmelidir ki bundan bir fayda elde edilsin. 

Doğan, kitabında akademik bir dil kullanmaktan ziyade herkesin anlayabileceği bir üslup benimseyerek bu mevzunun hepimizin meselesi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ayrıca, kitabı okurken yalnızca geçmişe dair bir çıkarımda bulunarak aydınlanmamıza vesile olmuyor, günlük hayatımızda farkında olmadan maruz kaldığımız dil politikalarına dair de yeni bakış açıları kazanmamızı sağlıyor, kısaca bilinçlendiriyor. 

Dil üzerine kafa yoran, Türkçenin ve Türk’ün geçmişi ve geleceği konusunda bilinçlenmek isteyen herkesin başvurabileceği bu eser, ufuk açıcı hüviyetiyle kaynak olma mahiyeti taşıyor. Unutulmamalıdır ki dil yaşayan bir varlıktır ve en nihayetinde onu şekillendiren de onu konuşan insanlardır.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.