Mehmet Doğanın bize tuttuğu Ayna, Dil, Kültür, Yabancılaşma Ayna yokken insan herhâlde kendini başkaları gibi sanıyordur sadece onlara bakmaktan. “Kendi”ni, üzerinden tanımlayabileceği başkalarıyla arasındaki fark ve benzerlikleri bilmiyordur zira başkalarının yanı sıra kendini de görmesi gerekir. Fakat göz için “kendi” bakış açısı dışındadır. İnsan kendini görebilmek için bir yansıma arar,...
Bir zamanlar ekran başında vakit tüketme, geçirme ve öldürmede neredeyse dünya birincisiydik. Bu alanda ABD ile Türkiye’nin yarıştığı ortaya çıkmıştı. Türkler ve Amerikalılar birçok saatlerini ekran başında geçiriyorlardı. Buna vakit öldürme ve pasif vakit geçirme de denebilir. Bu yersiz harcanan vakitler dünyada israf vasfı kazandığı gibi ruy-i zeminde de ömür...
İnsan, kendini kelimelerle inşa eder. Düşünce, kelimenin rahminde doğar. Anlam, kelimenin aynasında yansır. Zihnimiz, kelimelerin aksettiği anlam dünyası ile şekillenir, kavramlarla derinleşir. Düşünebilmek, anlayabilmek, yorumlayabilmek ve hakikate ulaşabilmek için en başta kelimelere ihtiyacımız vardır. Bu yüzden söz varlığı yalnızca bir anlatım aracı değil, aynı zamanda düşüncenin, ilmin, bilimin ve millet...
“Devlet Sözlük Yazar mı?” Dil, bir milletin en önemli kültürel mirasıdır, desek yanılmış olmayız. Hiç şüphesiz bu mirasın şekillenmesinde fertlerden daha çok kurumlar etkili olmaktadır. Mehmet Doğanın kitabı, devlet-dil bağlamında şekillenerek Türkçenin “Devlet Dili” olmasının onu her bakımdan devletin tasarrufu altına sokmayacağı inancıyla noktalanmış 203 sayfadan müteşekkildir. 2007’de yayınlanan “Devlet...
Yaşadığımız zamanın son yarım asrında kalem oynatan, kale tutan bir isimden söz ediyoruz. Kendisi ülke tarihinin bir devri için bir kanadı hariç tutulan medeniyet yolculuğumuzun savunma siperlerinden çıkış döneminin kalemle müdafasını yapan üstadlarındandır. Yazı hikâyesini istikamet, hakikat duygusu ve vukufiyet yüklü sebatkârlık dolu cedelci bir tavırla hayata geçirmiştir. Dil ve...
Dil, ferdin kimliğini inşa eden en temel ögelerden biridir. Her fert hayatına bir ya da birden fazla dille başlasa da bu dillerin edinme süreçleri, kullanım alanları ve toplumsal işlevleri önemli ölçüde farklılık gösterebilmektedir. Bu bağlamda dile “ana dili” ve “miras dil” kavramları açısından bakmak yerinde olacaktır. “Ana dili” ve “miras...
Bugün öğrencilerimiz Yükseköğretim Kurumları Sınavı(YKS) için ter döktü. Ülkemize, çocuklarımıza hayırlı olsun. Türkçe sorularında dikkatimi çeken iki hususu burada belirtmek isterim. İlki kuralların asıl Türkçe öğretiminin önüne geçmiş olması ve anlam alanını oluşturan soruların medeniyet tasavvur, talim ve tefekkürümüzle bir bağ oluşturamıyor oluşuydu. Hangi medeniyet, hangi mazi, nasıl bir gelecek...
Geçen günlerde, ülkemizdeki en büyük kamu bankasının, içeriğinde “Zerafet dolu bir dünyaya adım attığında” ve “Seni düşünür o” ibareleri bulunan bankkart reklamı İstanbul metrolarındaki dijital bilgi platformu ModyoTV’de dönüp durdu. Reklamdır, yapar; ne var bunda diyebilirsiniz. Banka, kültür sanat harcamalarına bir miktar bankkart lira hediye ediyormuş. Etsin. Kültüre, sanata katkı...
Her halde ‘’bir nesli eğitim yoluyla nasıl kuraklaştırır ve çoraklaştırırsınız?’’ Diye bir soru sorulsaydı bundan daha orjinal bir karşılık bulunamazdı. Ve cevabı araştırılsaydı bu yarışmacı kızımızdan daha doğru bir sonuca ulaşılamazdı. El cevap: Şekil a’da görüldüğü gibi diyerek o meşhur yarışmadaki kızımız örnek olarak gösterilebilirdi. Hatta model bir örnek olarak...
“Din, aynı duyguları beraber yaşamaktır.” Yanlış okumadınız, başlık aynen böyle. Acıyı, kederi birlikte paylaşmak. Zorluğu ızdırabı beraber aşmaktır. Tek başına olan değil, dayanışma ve muhabbetle aşılan her zorlu engel dinimizden bir cüzdür. Buradaki muhabbet ve dayanışma halle, dille ve fiilledir. Yıllarca bize hocalık yapan muhteremler ve biraz hoca olmaya niyetlendikten...
“Filân kelime Arapca, filân Lâtince, Acemce, yahut Rumca diye bir mesele yoktur. Mesele, muhtaç olduğumuz kelimeleri nerede bulursak hemen benimseyip üzerlerine millî hançere damgasını vurabilmekte…Yok eğer eskiden yapıldığı gibi, dilimize yabancı dil aşılarını bütün kanunları ve asıllarıyla tatbik edersek lisanımız o lisanın sömürgesi olur.” (Necip Fazıl Kısakürek, Çerçeve, 1940, s....