Her zamankinin aksine, belli bir amaç için değil de öylesine, alışkanlıktan, zaman geçirmek için ve yeni çıkan kitapları şöyle bir görmek için rastgele kitapçının kapısından girdiniz diyelim. Özellikle aradığınız, ilgi alanınıza giren ana konunun parçası bir kitap yok kafanızda, belli bir amacınız yok yani. Böyle anlarda bazen bir kitap gelip bizi bulur. Rafların önünde ağır ağır ilerlerken...
“ESİR ŞEHİRLERİN ESERLERİ” ÜZERİNE KİTAP TANITIMI Esir Şehirlerin Eserleri: Anadolu’nun İşgalinde Eski Eser Kaçakçılığı (1918–1923), Yahya Çoşkun tarafından kaleme alınmış, 2024 yılında yayımlanan araştırma-inceleme türünde bir tarih kitabıdır. Giriş Bu çalışmanın temel amacı, özellikle tarihî eser kaçakçılığı konusunda genç kuşakları bilinçlendirmek ve bu alana ilişkin farkındalığı artırmaktır. Kültürel mirasın korunması,...
Ülkemizde okuma alışkanlıklarına, yazar ve eser niteliklerine dair epeyce yazı yazdım. Bu çerçevede sistemin mühim ayaklarından yayıncılığı atladığımı hissettim. Halbuki yayınevinin içinde bulunduğu durum, yöntem ve teknikleri, davranışları da en az yazar ve okur kadar önemlidir. Bundan mütevellit bu yazımda meselenin yayıncılık boyutunu odağıma aldım. Haddizatında bende bu gözden geçirmeye...
İki gündür evdeki kitaplığı düzeltmekle uğraşıyorum. Birkaç senedir, meşguliyetler sebebiyle alınan yahut gelen kitapları yerli yerine koyamadım. Bir de buna zaman zaman yazılar ve okumalar sebebiyle yerinden alınan kitaplar olunca, çalışma odasında neredeyse adım atacak yer kalmamıştı. Eksik olmasınlar, ev halkı hâlimi görüp bana bir yardım kanalı açmış oldular. Önce...
YİTİK KÜLTÜRÜN İZİNDE Ülkemizde yetişen kültür tarihçileri arasında son yıllarda klasik kültür ve medeniyetimiz üzerine yazılarıyla dikkati çeken İhsan Yalçınkaya ilk eserini yayınladı: Yitik Kültürün İzinde. Kendine has üslubu ve yazı karakteri geliştirerek sürekli ve düzenli bir okur kitlesi oluşturan İhsan Yalçınkaya kültür tarihimizden çok önemli kültür unsurlarımızı tarihten alıp...
Daha önceki bir makalemde “Kütüphaneler ve müzeler; milletlerin veya toplumların hafızalarını koruyan ve gelecek nesillere aktaran en etkili kurumlar, kültür ve medeniyetlerin saklandığı mekanlar” şeklinde ifade etmiştim. Veciz olarak ifade etmek gerekirse: “Müzeler görsel hafızanın, kütüphaneler yazılı hafızanın merkezleridir”. Kütüphane çeşitlerinden biri de üniversite kütüphaneleridir. Üniversite kütüphaneleri üniversitelerde araştırma, eğitim ve öğretim faaliyetlerini destekleyen;...
Maarifin Sesi: Kitap okuma da ilk on favori/öncelikli kitap listenizi bize verebilir misiniz? Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın: Her seviyedeki insan için önerilerim farklı olacak; bu nedenle ben kitap ve yazar ismi vermek yerine genel tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Her Müslüman önce kendi seviyesine uygun, İslam İlmihali kitabı ile okumaya başlamalıdır....
Sunuş: Bu mülâkat, Türkiye’de din eğitimi alanındaki akademik çalışmaları ve saha tecrübesiyle temayüz etmiş olan Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın ile gerçekleştirilmiştir. Hâlen Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görev yapan Prof. Dr. Aydın; öğretmenlikten Millî Eğitim Bakanlığı’ndaki uzmanlık görevine ve farklı üniversitelerdeki akademik çalışmalarına uzanan bir birikime sahiptir. Röportajda okuma, yalnızca...
Bülent Akyürek erken yaşta Ankara’ya taşınmış ve roman, anlatı-deneme, kişisel gelişim parodisi çizgisi boyunca üretken bir kalemdi. Yazdıklarında taşlama, ironi, sahici dert, sokağa yakın bir dil öne çıkar. Bugünkü yazının odağı; “İçinizdeki Öküze Oha Deyin!” ve benzeri isimlendirmeler, okurla kurduğu sert fakat sıcak temasın işareti sayılmalıdır. Akyürek; deneme-anlatı tarafında gündelik...
Hakan Bahçeci; Demircinin Çırağı ve Kırık Fincan’dan sonra üçüncü hikâye kitabı ‘İçimdeki Yolcu’yu okurla buluşturdu. Bahçeci, çalışkan bir insan, velut bir kalem. Kamudaki işinin yanında fotoğrafçılık, tabiat gezileri, gazete yazıları ve hikâyeler… Herkesin zamanın hızla geçtiği sitemleri ve çeşit çeşit bahanelerin arkasına sığındığı keşmekeş içinde alkışa ve takdire ziyadesiyle lâyık...
Türkiye’nin doğusundaki bir şehirde liseyi bitirdi. Üç yılda üç ayrı şehirde, üç ayrı üniversitenin, üç ayrı bölümünde birer yıl okudu. Dördüncü yıl, Türkiye’nin batı sınırındaki şehrin üniversitesine, farklı bir bölüme kayıt yaptırdı. Aradığı bölümü nihayet bulmuştu. Okurken çalıştı. Yaz tatillerinde farklı şehirlerde, her çeşit işi denedi. Yıl kaybetmeden mezun oldu. Beş erkek ağabey...