Yıllar önce ziyaret ettiğim bir kurumda amir konumundaki müdürün (üst yönetici) biri hariç, astlarıyla görüşmediğini, hatta makamına dahi kabul etmediğini öğrendiğimde hayretle sordum: “Toplantı da mı yapılmıyor?” Cevap, “Evet, toplantı da yapılmıyor.” oldu. “Ya işler…” dediğimde “Yanında bulunan arkadaş üzerinden ve yazılı talimatlarla.” karşılığını aldım. Benzer vakalar görüldü mü? Görüldü....
“Devlet Sözlük Yazar mı?” Dil, bir milletin en önemli kültürel mirasıdır, desek yanılmış olmayız. Hiç şüphesiz bu mirasın şekillenmesinde fertlerden daha çok kurumlar etkili olmaktadır. Mehmet Doğanın kitabı, devlet-dil bağlamında şekillenerek Türkçenin “Devlet Dili” olmasının onu her bakımdan devletin tasarrufu altına sokmayacağı inancıyla noktalanmış 203 sayfadan müteşekkildir. 2007’de yayınlanan “Devlet...
Yaşadığımız zamanın son yarım asrında kalem oynatan, kale tutan bir isimden söz ediyoruz. Kendisi ülke tarihinin bir devri için bir kanadı hariç tutulan medeniyet yolculuğumuzun savunma siperlerinden çıkış döneminin kalemle müdafasını yapan üstadlarındandır. Yazı hikâyesini istikamet, hakikat duygusu ve vukufiyet yüklü sebatkârlık dolu cedelci bir tavırla hayata geçirmiştir. Dil ve...
İslam İktisadı Eğitimi-Öğretimi-4 –Devam- Örf-Âdet İslam iktisadı, problemlere çözüm üretirken İslam hukukunun kaynaklarını kullanır. Bu kapsamda kullanılan delillerden biri de “örf”tür. İktisadi meseleye İslam hukukunun birincil kaynaklarında çözüm bulunamamış ise ikincil kaynaklarından örfe müracaatla çözüm üretilebilir. Sözlükte “bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen,...
77 yıllık ömür heybesine nice eserler, güzellikler, başarılar, her şeyden önemlisi imrenilesi dostluklar ve hayır dolu dualar dolduran D. Mehmet Doğan’ı birkaç kelimeyle anlatmak mümkün olsaydı bu listede yer alması gereken kelimelerden bir kısmı şunlar olurdu: D İsminin başında iftiharla taşıdığı “D” harfi, böyle bir listede mutlaka yer alırdı. Zira Doğan; hocası Nurettin Topçu’nun, isminin başına hediye ettiği bu...
İnna lillah ve inna ileyhi raciûn. Allah’tan geldik ve yine Allah’a döndürüleceğiz. Türkiye’nin kültüre bakanı, fikir ve ilim adamı, ömrü hayatı ilim irfan hizmetleriyle geçen, kalem ve kelim üstadı D. Mehmet Doğan, Hakk’a yürüdü. Cenabı Mevla’dan rahmetler niyaz ediyoruz. Batılılaşma ihanetini deşifre eden, kültür ve kimlik yoluyla milletimizin var oluş...
Mutluluk kelimesinin TDK tanımı: “1.Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, bahtiyarlık. 2. Bir isteği, özlemi yerine geldiğinde duyulan sevinç.” Şeklindedir. Genel Sözlük Tanımları ise: “Huzur ve memnuniyet hali: Bireyin yaşamında huzur, memnuniyet ve tatmin duygusunun baskın olduğu durum” “Sevinç ve neşe durumu: Kişinin mutlu olduğu ve...
Elbette Türkiye’nin ağır gündem maddeleri var. Güneydoğumuzda ilân edilmemiş bir savaş içindeyiz. Doğu Akdeniz’de enerji kaynaklarının yağmasını durdurmaya çalışıyoruz. İktisadî meselelerimiz bunlardan önemsiz değil. Müzmin müttefikimiz ABD ile başımız belâda. NATO’nun beyni ölmediyse de sağlıklı çalıştığı söylenemez… Bunlar tamam da sosyal bünyedeki tahribatı önemsiz mi sayacağız? Ailenin parçalanması, anneliğin değer...
“On dört yaşımdayken karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldığımda beni zindana attılar ve orada tam 6 ay bedava ekmek verdiler. Hayatın adaleti budur.” Sefalet, Arapça kökenli. Sufâla “Aşağı veya aşağıda olma, aşağılık olma sözcüğünden alıntı. Sefil de aynı kökten gelir. “Hor, alçak, aşağı tabakadan” anlamında. TDK Türkçe Sözlük’te sefil...
Sözlük, kadim medeniyetimizdeki yaygın ifadesiyle lügat veya kamus, yazılı geleneğe sahip dillerin iki temel kaynağından biridir. Diğeri, dilin ses, kelime (tür, yapım, çekim) ve söz dizimiyle ilgili kaidelerini gösteren gramer kitabıdır. Yaklaşık 10 asır önce bu hakikatin farkında olan Kâşgarlı Mahmut, Türk dünyasına meşhur sözlüğünün yanında bir de dil bilgisi...
Töreli Türk Edebiyatı geleneğinde söze Besmele-i Şerîf ile başlamak esastır. Bu, çoğu zaman töreli anlatıda “be” harfinin töreli çeşitlenmeleriyle tezahür eder. Zira tüm âlemin sırrı, bu “be” harfinin altındaki noktada gizlidir. Hz. Ali’nin (r.a.) buyurduğu gibi, ilim bir nokta iken onu câhiller çoğaltmışlardır. Bu yüzden hakikat alanında nokta, vahdetin esasını...