Töreli Türk Edebiyatı geleneğinde söze Besmele-i Şerîf ile başlamak esastır. Bu, çoğu zaman töreli anlatıda “be” harfinin töreli çeşitlenmeleriyle tezahür eder. Zira tüm âlemin sırrı, bu “be” harfinin altındaki noktada gizlidir. Hz. Ali’nin (r.a.) buyurduğu gibi, ilim bir nokta iken onu câhiller çoğaltmışlardır. Bu yüzden hakikat alanında nokta, vahdetin esasını teşkil etmektedir.
Töreli Türk Edebiyatı’nın kadim kurucu metinlerinden ilki Kutadgu Bilig’de de Yûsuf Hâs Hâcib söze, “Bayat atı birle sözüg başladım / Törütgen igidgen keçürgen idim (=Kadim Allâh adı ile söze başladım / Yaratan, yaşatan, öldüren Rabbim)” şeklinde giriş yapar. Bu ifade aynı zamanda Besmele-i Şerîf’in 11. yüzyıldaki bir başka söylenişini de bize göstermiş olur. Fakat bu hakikattan mahrum olanlar, belki töreli insanları da mahrum etmek düşüncesiyle, “Bayat”ın “Taze olmayan; güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş; Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri” (TDK, Güncel Sözlük) gibi sadece türedi anlamlarıyla bizi yetindirmişlerdir. TDK’nin herkesin kullanımına açık güncel sözlüğünde ise bu tür özel isimlere yer verilmiyor olması her türlü takdirin (!) üstündedir. Demek ki kelimenin Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan birine ad olması bile onlar için bir değer taşımamaktadır. Böyle düşünenlerin hepsini Bayat teâlâya havale ediyoruz.
Hâlbuki Oğuznâme geleneğimizin şâheseri “Kitâb-ı Dedem Korkud”da “Allâh Allâh demeyince işler düzelmez; Kâdir Tanrı vermeyince er zenginleşmez; Kibirlilik eyleyeni Tanrı sevmez” töresözleriyle tüm meselelerin hakikatı ortaya konulmuştur. Yani, hangi konuda olursa olursa çözüm arayanların yegâne iltica makamı açıkça bellidir. Bu hususta kibirlilik edip etmemekse insana kalmıştır. Fakat Dedem Korkud, burada da işi bize bırakmayarak böyle insanların Hak katında değeri olmadığını da hatırlatmak gereği duyar. Dolayısıyla hüner, doğrudan, keşifte, yayında, kısacası bilimde değil; meseleye, konuya, yani O’na nereden baktığınızla ve başladığınızla alâkalıdır. Hülasa, “Bayat” adı ile söze başlamak veya başlayamamak… Tüm mesele bunda gizlidir! Hikmet ve himmet ise elbette Allâh’ın (C.C.) adıyla söze başlayanlarladır. Bakınız Süleyman Çelebi Hazretlerimiz, belki de kulaklarımıza küpe olsun deyü ne buyuruyor:
“Allâh adın zikr idelüm evvelâ
Vâcib oldur cümle işde her kula
Allâh adın her kim ol evvel ana
Her işi âsân ider Allâh ana”
Bayat adı ile kalınız efendim!
Lutfi Baba soylamış, görelim cânım ne soylamış:
Gel Bayat’la başla söze
Vâsıl ol sen Hakk’a öze
Küpe olsun size deyü
Lutfi Baba sundu göze…