“Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi, Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi” Dede Korkut Milletleri var eden bazı ortak değerler bulunmakta, bu değerleriyle milletler kendilerini var etmekte ve medeniyetlerini oluşturmaktadırlar. Bu ortak değerlerden biri de Anadolu’muzda yaşanan ve yaşatılan yâren kültürü ve geleneğidir. Bu geleneği şekillendiren kaynaklar arasında, kadim Türk örfü ve âdetlerinin yanında...
Günümüz eğitim sistemleri, çoğu zaman bir yön bulamamanın, bir ara bölgede sıkışmanın sancılarını taşır. Arafta olmak, ne tam olarak geçmişin izlerini sürmek ne de geleceğin ışığına tamamen adım atabilmek anlamına gelir. Eğitim bağlamında bu, ne öğrencinin ruhunu ve merakını besleyen bir sistemle tam bütünleşmiş, ne de yalnızca verimlilik ve performans...
Hakk’ın bize ihsânısın Hem ayların sultânısın Sen bir saâdet kânısın Ey mâh-ı sultan merhaba.. Tarihi, kültürel zenginlikleri ve eşsiz doğasıyla geçmişten geleceğe uzanan bir nehir halindeki Trabzon’da Ramazan ayı, içinde yaşayan insanların değer sistemleri ve sosyal yapı ile inanç dizgesinin bütünlendiği sürece karşılık gelir. İslam dininde oruç ibadetinin yerine getirildiği,...
Düğün, aile kurmada tapu yerine geçer. Zamanımıza kadar korunarak gelen millî değerlerimizdendir. Evlilikler genellikle görücü usulüyle yapılır. Aşk hikâyesine dönüşenlerde vardır. Beşik kertmesi seyrektir. Huyu suyu bilinen kız ve oğlanın seçilmesinde hayır görülür. Soyun bozulacağı endişesi ve miras kaygısı nedeniyle akraba evliliği önemlidir. Oğlan evlendirmek başlı başına bir iştir ve meşakkatlidir. Evlenecek çağa gelmiş delikanlılar için kız aranır. Kızın beli ince, beliği iki tutam, ağzı çıkıntısız olmalıdır. Ayrıca parmağı...
Sevgili öğretmenim, en derin kalbi duygularımla selam ediyor, hasret ve muhabbetle ellerinizden öpüyorum. En kısa zamanda hiç kaybolmayan mütebessim yüzünüzü görmeyi umduğumu beyan ederek mektubuma başlıyorum. Ah öğretmenim, siz gidince kuytularda tırnaklarını kemiren, sahipsiz sümüklü çocuklara döndük. Yakıtına su karışmış otomobil gibi tekliyoruz. Bizi terk edip ansızın gidişinize hiç mi...
William Golding’in Sineklerin Tanrısı ile George Orwell’in Hayvan Çiftliği, bizden bir yazara ait olsaydı, değerleri fark edilip, dünyanın dört bir yanında milyonlarca okuyucuya ulaşır mıydı? Bu soru, aylardır zihnimde dolanıp duruyor. Yanıtını bildiğim halde soru yakamdan düşmüyor. Fabl veya alegorik eserler çocukluktan itibaren zihnimizde kendine kolayca yer edinir. Ezop ve...
Yerkürenin neresinde yaşadığımız önemlidir aslında! İster doğuda ister batıda yaşayalım, yaşadığımız âleme mana katmak, duruşumuzu kutlu kılmak, akıp giden tarihe söz ve eylemle müdahalede bulunmak oldukça anlamlıdır. Doğusuyla batısıyla, güneyiyle kuzeyiyle coğrafyalarda kendimize ait belki bir mahalle, belki bir sokak, kültürel değerlerimizle uyumlu bir komşu, geleneksel alışkanlıklarımızın hayat bulduğu, kendimizi...
Bir düşünceyi ya gelenekten çıkarıp ona yeni bir format vererek sürüme sokmak ya da bir yeniliğin gelenekle bağlantısını kurmak gerek. İkinci yol yani bir yeniliğin gelenekle bağlantısını kurmak sorunlara yol açabilir; çünkü bir süre sonra zihnin bulanıklaşmasına, ardından, gerçek fikrin ortadan kalkmasına neden olur. Mesela demokrasiden istişareye giden bir yolda...
Aşık Veysel 1894 yılında Sivas’ın Şarkışla İçesine bağlı Sivrialan Köyünde dünyaya gelmiştir. Halk şiirine yakın muhitlerde yetişmiş. Aşıklık geleneği olan bir muhitte, olmak ve dolmak makamına ermiştir. Babası ona meşgul olması için dokuz on yaşlarında bir saz almış. Bildiği şiirleri de ona kulaktan okuyup, ezberleterek Veysel’in ilk şiir temrinlerini yaptırmıştır....
DERSAÂDET YAZILARI- 26 Eski Türklerde, geleneklere bağlı köklü ve yerleşik bir eğitim anlayışı hakimdi. İslamiyet’i kabulleriyle birlikte bu anlayış daha da gelişerek sistemleşmiştir. Sırasıyla Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde İslam öğretileriyle şekillenen ve kurumlaşan Türk-İslam eğitim modelinin oluşumunda Türklerin önemli katkıları olmuştur. Büyük Selçuklu Veziri Nizâmülmülk tarafından 1067 yılında Bağdat’ta...
Töreli Türk Edebiyatı geleneğinde söze Besmele-i Şerîf ile başlamak esastır. Bu, çoğu zaman töreli anlatıda “be” harfinin töreli çeşitlenmeleriyle tezahür eder. Zira tüm âlemin sırrı, bu “be” harfinin altındaki noktada gizlidir. Hz. Ali’nin (r.a.) buyurduğu gibi, ilim bir nokta iken onu câhiller çoğaltmışlardır. Bu yüzden hakikat alanında nokta, vahdetin esasını...