Ramazan-ı Şerif, ‘‘Şeâirin (İslmın işareti, alameti) içinde en parlak ve muhteşem olanı” diye tarif edilir. Şeair, şuur kökünden gelir. Ramazan şuurla ihya edilmesi gereken bir aydır. Kaynaklarda “güneşin güçlü ısısından çok fazla kızmış yer” mânasındaki ramdâ’ veya; “Yaz sonunda ve güz mevsiminin başlarında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur” anlamındaki ramadî kelimelerinden türediği yer alır. Genellikle “şehr” (ay) kelimesine izâfe edilip şehru ramazân şeklinde kullanılır.
Ramazan ayı, bir eğitim ayı, aynı zamanda ruhun terbiyesi ve arınma ayıdır. Rahmetli üstad Sezai Karakoç ‘Samanyolunda Ziyafet’ kitabında ruhun oruçla arınmasına şöyle değinir: “Bir ev nasıl yılda bir defa temizlenir, örümcek ağlarından kurtarılır, kiremitleri aktarılır, sıvanır, yıkanır, onarılır ve badana edilir, yani yeni yapılmış hale getirilirse, bir ruh da, yılda bir kere, böyle bir genel temizlik ve revizyon ister. Bir şehrin temizlenmesi onarılması, yeniden yapılması, sıva boya ve badanaların tazelenmesi ile Müslüman bir şehrin oruç boyunca ruhî canlılık ve hareketi, yükselme ve ilerlemesi birbirini çok andırır. Oruç, demek ki, bir noktadan bakınca, ruhun ve vücudun dezenfekte edilmesi oluyor.”
Ramazan, insan hayatında her yılın bir ayı müddetince bedenin ve ruhun tedavi sürecidir. Rotasını şaşırmış halimize bir yol haritası çizer yeniden. Yeme içmeden uykuya, ağızdan çıkacak sözlere, harcamalarımıza, bakışlarımıza hatta zihnimize bile perde koyacağımız bir terbiyeye alır bizi. Dünya telaşı ile bozduğumuz yaratılış fıtratımızın, yeniden yeşermesi için Allah’ın bize sunduğu bir nimettir Ramazan. Tutulan oruç bedeni tedavi ederken aynı zamanda ruhi bir eğitim başlar. Geri kalan on bir ayın nasıl geçmesi gerektiğini, hatta ömrümüzü nasıl geçirmemiz gerektiğini öğretmeye çalışır. Allah’ın Ramazan’dan muradı oruç terbiyesi ile kazanılan, güzel ahlakın, naifliğin, merhametin, cömertliğin, sabrın bütün bir hayata yerleşmesidir. Kibirden, israftan, yalandan, gıybetten, vicdansızlıktan arınmamız, kötü hasletlere kapılmamamız için, bir ay boyunca eğitim uygular. Ramazan bizim için olduğu kadar çocuklarımız için de muhteşem bir eğitim vaktidir.
Orucun sadece aç susuz kalmaktan ibaret olmadığı, Ramazan ruhu, güzellikleri anlatılmalı, yaşanarak gösterilmelidir. Oruç tutmaya başlayan çocuğa destek olunmalı, tutabildiği oruçlar takdir edilerek ödüllendirilmelidir. Açlığa dayanamayacağını öne sürerek oruç tutmaya hevesli olan çocuklara engel olunmamalı aksine desteklenmelidir. Ramazan heyecanla beklenmeli ve geldiğinde de şuurlu bir şekilde ihya edilmelidir. Ramazan için güzel etkinlikler planlanmalı, çocuklara tahşidat yapılmalıdır. Ramazan’ın çocuk ruhunda hatıraları ile şekillendiği unutulmamalıdır. Çocuklar bizlere emanettir. Emanete riayet için onların, bedenen ve ruhen sağlıklı yetiştirilmesi gerekir. Eğitim pedagojisi açısından bakıldığında hiç şüphesiz, çocuklar üzerinde sözlü uyarılardan daha çok örnek davranışlar etkilidir. Kendisine karşı dürüst davranılan bir çocuk dürüst davranmayı, kendisine güzel davranılan bir çocuk güzel davranmayı öğrenir. Bu sebeple örnek davranış, en etkili eğitim ve terbiye yöntemidir. Ramazan ayı, bu açıdan oldukça müsait bir ortamdır. Açlık durumunda sinirlilik yaşayan ebeveynler bu durumları çocuklara yansıtmaktan çekinmeli kendileri sabırlı olarak örnek olmalıdır. “Bilhassa oruçlu iken çirkin, kötü söz söylemeyin! Biri size sataşırsa, ona ‘Ben oruçluyum’ deyin!” (Buhari). Hadisi hatırda tutulmalıdır.
İftar sofrasındaki mutluluğun en küçük üyesi olarak onun iftar mutluluğunu tatması sağlamalıdır. Yarım gün oruçla (tekne orucu) başlayarak hevesini kırmadan ve coşkusuna ortak olarak, teşvik edilerek Ramazan’ın maneviyatını doya doya yaşamaları sağlamalıdır. Tuttuğu oruç veya kıldığı namazdan dolayı tebrik edilen ve ödüllendirilen çocuk Ramazan’ı ve ibadetleri sever ve hafızasına nakşeder. İftar öncesi açlığın ve acizliğin en çok hissedildiği bir zamandır. İftardan önce bu hisleri tadarak dua eden çocuk, iftardan sonra yapılacak dua ile nimetleri vereni bilerek Allah’a şükretmesini öğrenecektir. Çocuklarla birlikte sofralarda yapılacak bu dualar Ramazan’da alışkanlık haline getirilerek tüm sofraların geleneği haline getirilebilir. Bu dualar çocuğa şükrü, Münim-i hakikiyi (nimeti vereni) öğrettiği gibi onu kıymet bilen, israf etmeyen ve merhametli bir insan olmaya yöneltir.
Ramazan bir talim terbiye sürecidir. Oruç tutmak bireysel bir ibadet olmasına rağmen, aileden başlayarak toplumu ve bütün insanlığı aynı huşu içerisine alır. Ramazan’ı hakkıyla yaşayanları güzellik ve edep elbisesini giymiş bireyler haline getirir. Özlemle yeniden gelmesi beklenir. “Yalnız, insan orucu özlemez, oruç ise insanı özler. Ramazan ayı gelince sıla-ı rahim edenler gibi, meleklerin bile önünde eğildiği insana koşar. Oruç, insana acıkır ve koşar gelir (Sezai Karakoç).