eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Pınar KILINÇ

Ankara fotoğrafçısı.

    Ankara’da Yaşamak

    Bende tarçın sende ıhlamur kokusu Yürürüz başkentin sokaklarında

                                                                                                                                                                        Cemal SÜREYA

    Ankara: Benim şiirim, İstanbul: Herkesin şiiri, İzmir: Bazılarının şiiri…

                                                                                                                                                                        Haydar ERGÜLEN

    Şairlerin bu sözleri boşuna değil; Ankara böyle bir şehirdir işte…
    İster burada doğun, ister sonradan yolunuz düşsün, farkında olmadan içinize işler, alışkanlık olur, yokluğuyla bile kendini hissettirir. Sanıldığı gibi yapay bir başkent değildir Ankara;  kökleri derinlere uzanan, sade ama vakur bir Cumhuriyet şehridir. Türk’ün bağımsızlığının, ulusumuzun sesinin ve Anadolu’nun tüm güzelliklerinin sembolüdür.

    Öncesi ve sonrasıyla Selçuklu ve Osmanlı…
    Bu toprağa basan her uygarlığın izi Ankara’nın taşlarına sinmiştir. Bu şehirde yürüdüğünüz her eski sokak, dokunduğunuz her taş, binlerce yıllık bir hikâye fısıldar kulağınıza. İnsan bunun farkına vardığında, yüreğinde tarifsiz bir hayranlık uyanır.

    Ankara’nın yeni, canlı ve güler yüzlü duraklarından biri olan Hamamönü, Osmanlı’dan bu yana Mehmet Âkif Ersoy başta olmak üzere nice şairi, yazarı, âlimi misafir etmiştir. Hamamlarıyla ünlenmiş, Ankara’nın en eski mahallelerinden biri olan bu semtte; trafiğe kapalı sokakların huzuru, cumbalı evlerin renk renk çiçekleri ve dar sokaklarda yürürken kulaklarınıza ilişen “burada eskiden…” diye başlayan yaşlı sohbetleri, sizi sanki zamanın içinden geçirir.

    Gürültüden, kalabalıktan, hatta kendinizden kaçmak istediğinizde; başka bir havayı solumak, tarihle konuşmak, ruhunuzu dinlendirmek istediğinizde, Hamamönü’nün o sakin ve dingin kolları size hep açıktır.

    Ahmet Haşim’e “Şehirlerin güzelliği nedir?” diye sormuşlar. O da “Manâları” demiş.
    İşte Ankara da manâsıyla güzeldir. Belki denizi yok, belki ormanların içinde değil, belki İstanbul kadar parıltılı görünmez… Ama benim için hem tarihiyle hem de yaşanmışlıklarıyla benzersizdir Ankara.

    Manâsı derin, sesi sakin, ruhu güçlü Ankara…

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    1. Ayşe Polat dedi ki:

      Ankara’yı gürültüyle değil, kalbiyle duyanlara verilmiş bir hediye gibi… Sadece bir şehri değil, koca bir aidiyeti anlatmışsınız. Harika!

    2. Hürriyet Kaya dedi ki:

      Gerçekten öyle nereye gidersem gideyim Ankara’ya döndüğümde sanki ayrı bir huzur ve güven doluyor içime.
      Ayrıca Pınar hanım ilk yazılarınız olmasına rağmen çok başarılısınız yolunuz açık olsun
      Nice güzel yazılarınızı da bekliyorum