Bende tarçın sende ıhlamur kokusu Yürürüz başkentin sokaklarında Cemal SÜREYA Ankara: Benim şiirim, İstanbul: Herkesin şiiri, İzmir: Bazılarının şiiri… Haydar ERGÜLEN Şairlerin bu sözleri boşuna değil; Ankara böyle bir şehirdir işte…İster burada doğun, ister sonradan yolunuz düşsün, farkında...
Tarihin orta yerinde, geçmiş ve bugünle harman olmuş her taşında ayrı bir hikâyenin, bir izin bulunduğu bu tarihî semtte nefes almak ve bu havayı koklamak nasıl muazzam bir duygudur tarifi zor. İsfahani Mescidi ve Tabakhane (Debbağ) Camii: Tabakhane camisi, adını...
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak Sular sarardı yüzün perde perde solmakta Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta Eğilmiş arza kanar muttasıl kanar güller Durur alev gibi dallarda kanlı...
“Çiçeklerin akşamlarınıAkşamların çiçekleriAydınlatır..Çiçeklerin adlarınıBirbirlerine benzemezlikleriAdlandırır…”demiş Özdemir Asaf. Güzel vatanımın her köşesinde açan eşsiz çiçekler gibi memleketimin çiçekleri de güzelliğiyle aydınlatır dört tarafını Ankaram’ın, ve rengarenk güzellikleriyle her baktığımda Allah’ın varlığını defalarca hatırlatır bana. Gülü gördüm kokladım yine… Gelincik papatya gördüm...
Cenab-ı Ahmet Paşa Camii Mimar Sinan’ın Ankara’da tek eseri olan Cenabi Ahmet Paşa Cami, Ulucanlar Semti’nde yer alır. 1565 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri ve Anadolu Beylerbeyi Cenabi Ahmet Paşa’nın ölümünden sonra yaptırmıştır. 1883, 1887 ve 1940 yıllarında onarım görmüştür....