Öğretmenlik üzerine yaşadıklarımı ve hissiyatımı dile getirmek istiyorum. Açıkçası mevcut eğitim sistemindeki gençler maalesef milli değerlerinden çok şeyler eksiltmişler. Ne kadar teknoloji çağı çocukları olsalar da benim dönemimdeki gibi temel metinlerden ve ansiklopedileri üşenmeyip araştıran okuyan sorgulayan nesil değiller…
Sorgulama yok, araştırma hevesleri yok, hazırcılar. Ailelerine, cemiyet kurallarına muhalefetler… Hayata, yaşama sadece muhalefetler. Biraz da doyumsuzlar… Demem o ki, bu nesil bu hükümeti seçen nesil değildir. Hükümeti seçen eski kanlardır… Aslında ne kadar hayatta sorunlar yaşasalar da, kaynağının da devletin el atmadığı atamadığı sorunlar olduğunun bilinmesine rağmen bu vatanın birliğinden vazgeçmek istemeyen toplumdur.
Yine demem o ki vatan sevdası başka dertlerin önüne geçmiştir… Ve eğitim sistemi emin olun ki, bir dansına hayran hayran baktıkları Muharrem ince’nin ya da benzeri popüler ve gündelik figürler ile gençliğimizi efsunlayan birilerinin peşinden gitmeleri çok mümkün.
Böyle bir popüler figürlerin gençlerimizi çok cezbettiği bir gerçek. Zelenski ya da bir pop şarkıcısı popülerliğinde biri aday olsa, bu tarz fenomenlerin peşinden gidecek bir nesil gelmektedir.. Son olarak yine demem o ki, iyi ki seçimi onlar belirlememiştir. Aksi taktirde ülkemizin idaresine hangi okyanus ötesinden karar verilirdi onu da varın siz tahmin edin.
Sevgili dostlar, biz bu nesil üzerine konuşurken aslında bizler de bir önceki kuşak neslimiz kadar derin düşünemeyen, ülkenin tarihinden tutunda sancılarından, teröründen, aile içi tartışmalardan, sağ sol hadiselerine kadar pek çok meselemizden ve yabancı kökenli olduğunu hissettiğimiz darbelerden bihaberiz. Öyle yetiştik. Oldukça sığ yetiştirildik. O yüzden bu ülke bir ağaçsa bizler birkaç dalıysak bir önceki kuşak büyüklerimiz ana gövdeyi meydana getirmekte.
Şimdiki nesil ise ancak yaprakları mesabesinde..
Kopmaya dökülmeye bazen çiçek açmaya sonra tekrar dönüşüm yaşamaya doğru bir akış var. Yani hızlı duygu değişimi yaşamaya meyyal bir nesil…. Vatanımızın milletimizin birliği daim olsun. Dilerim eğitim sistemimiz daha istikrarlı, daha günümüz nesline hitabeden ve de öğretmenleri tüketmeden, ihtiraslı bir kesimin eline yem etmeden sahiplenici tarzda olur. Ve öğretmen yetiştirme politikalarının değişir inşallah.
24 bininci olarak girdiğim sınıf öğretmenliğine simdi 90 bininci olanında girmesi trajedi…Simdi tıp 24 binle almakta ve onun dahi kalitesi düştü. Ben artık pek çok doktora da öğretmene de güvenmek istiyorum ama ayaklarım beni sürüklüyor. Kalitenin düşmesi trajedi. Bu kalitenin düşmesi demek öğretmene olan bakış açısının değişmesi demek. Bu ise balık baştan kokar misali tüm eğitim sistemini sarsıyor.. Tezli yüksek lisans mezunu bir öğretmen olarak lise mezunu hemşireden daha düşük maaş almak, eğitim öğretim dışında ciddi anlamda fazlalaşan (yer yer veli terörüne dönüşen) sistemle uğraşmak ve çocukların gelecek gayesinin bizim zamanımıza göre oldukça zayıf olduğunu görmek tükenmişliği de beraberinde getirmekte. Bu da öğretmen camiasının yarısından fazlasına sirayet etmiş gözükmektedir.. DİLERİM OGRETMEN SEÇME VE YETİŞTİRME ŞARTLARI da düzelir. Teknolojinin daha çok olumsuz penceresinden etkilenen gençlerimiz de şöyle bir silkelenip kendine gelir. Bu vatan elbet bizim. Çabalamaya gücümüz yettiğince devam edeceğiz.
Tüm meslek büyüklerime, bu mesleği her zaman yüreği ile yapan kıymetli meslektaş öğretmenlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum.
Muallime PınarAltıntop
Dünyanın Bütün Çiçekleri
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum Bütün çiçeklerini getirin buraya, Öğrencilerimi getirin, getirin buraya, Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer Bütün köy çocuklarını getirin buraya, Son bir ders vereceğim onlara, Son şarkımı söyleyeceğim, Getirin, getirin…ve sonra öleceğim.