Okula ilk gelişim kendi aracımızla oldu. O araç traktördü. 135’lik Massey Ferguson traktör ile, 1977, 78 yılında Toros Kapısından girmiştim okula.
1-B sınıfım 565 okul numaramdı.
Ayrılışım, daha doğrusu okuldan kaçışım, 2.yılın sonlarına doğru oldu. Önceden ayarladigim çantamı, arkadaşlarımın yatakhane penceresinden bana atması ile okul hayatım son buldu.
O döner kapıdan bir kaçışım vardı yakalanmak korkusu ile… Anlatamam…
O iki yıllık dönem bile hayatıma çok güzel şeyler katmış bunu, çok geç anladım.
Tomarza, Böke Köyündenim. Pazaroren Öğretmen Lisesine ve oradaki geçen iki yılım, başlı başına bir kitap doldurur.
Hatırladığım kadar, zemin kat okulun lokali idi, bir üst kat kocaman bir yemekhaneydi.
Işte benim okul hayatımı bitiren o yemekhane oldu. Daha doğrusu yemekhanede şahit olduğum bir manzara benim kafamdaki okul hayatını bitirdi.
Belki tek başına sebep bu değildi ama beni çok çok etkiledi.
Olay halen gözümün önünde.
Bir öğrenci ağabeyimiz, verilen ekmekten fazla tekrar dönmüş ekmek almış, Hocaların yemek yediği birleştirilmiş masalar vardı, o masadaki bir Hoca (babayiğit uzun boylu bir adamdı ismini hatırlayamadım, kemik kıran diye biri var mıydı?(*))
O öğrenci ağabeyimizi yemek veya ekmek yüzünden, tüm sınıfların hocalarımızın önünde, yemekhanede öyle bir dövdü ki, öyle böyle değil!. Olayın bende meydana getirdiği sarsıntıyı anlatamam. Halen de o günü hatırladıkça irkiliyorum.
O günden sonra, yemekler, dersler, etütler zehir zıkkım oldu. Beynimde okulu okumayı bitirdim. Okul zihnimde karanlık bir hal aldı. Neyse gene de Okulda geçirdiğim iki yılın, çok faydasını gördüm hayatımda.