Zihni Yıldız’dan Yatılı Okul Günlüğüne Devam: Leyl-i Meccani Yıllarım Sene bin dokuz yüz yetmiş bilmem kaçYemen’e gider gibisefere gider gibiyurdun dört bir yanındanyola düşüp geldileraylarca saçları okşanmayacakoğlan çocuklarıon bir on iki yaşında köy çocukları. kimi iki saatlik yoldanşuracıktan geldikimi iki günde...
Dağların karı erirken tabiat yeşermeye başladı. İklim desenleri her geçen gün değişmekteydi. Almaçatı Yaylası’nda kış, öfkesini bahara terk ediyordu. Kevenlitapur’un dolambaçlı oyuklarından süzülerek derme çatma evlerin arasına doğru inen içme suyu da her geçen gün azalmaktaydı. Toros Dağları’nın kuytularına saklanmış yayla evlerinin kenarındaki bir haydanda dünyaya geldi. On dört çocuklu...
Okula ilk gelişim kendi aracımızla oldu. O araç traktördü. 135’lik Massey Ferguson traktör ile, 1977, 78 yılında Toros Kapısından girmiştim okula. 1-B sınıfım 565 okul numaramdı. Ayrılışım, daha doğrusu okuldan kaçışım, 2.yılın sonlarına doğru oldu. Önceden ayarladigim çantamı, arkadaşlarımın yatakhane penceresinden bana atması ile okul hayatım son buldu. O döner...
Osmanlı’da insan yetiştiren kurumlardan birisi hanegî-himâyeci usuldü. Cumhuriyet döneminde haneyi ve himayeyi büyük oranda devlet yaptı. Bu anlamda Yetiştirme Yurtları ve Devlet Parasız Yatılı Okullarının katkısı yadsınamaz. Devlet, nice yetim, öksüz ve kimsesiz çocuğa “babalık” yaptı. Keza nice fakir fukara ve garip guraba çocuk buralarda yetişti. Şimdi bu yatılı mektepler...
Nehari talebeler olarak da bilindiler. Leyli meccani diye isimlendirilen parasız yatılı talebeler gibi geceyi okulda ya da bir yurtta geçirmeyen talebelerdi onlar. Okula gündüzleri devam ettikleri için “gündüzlü talebeler” adını aldılar. İmtihana girmek için fotoğraf çektirip başvuru yaptılar. Sınav günü yaklaştıkça heyecanları doruğa ulaştı. Büyük salonun yan tarafında birbirlerinin elbiselerini...
80’li yıllarda Pazarören Öğretmen Okulu’nda yaşanmış gerçek bir hayat hikayesi. Hem yetim hem de öksüz bir öğrencinin dramatik, bir o kadar yürek burkan okuldaki ilk gün hikayesi… İşte Ceylanpınarlı Şeyhmus Oğuz’un Yeşilçam filmlerine taş çıkartan hayat hikayesinden bir bölüm. Yıl 1982… Ceylanpınar’dan başladı benim Pazarören hayatım. Sınavı kazandığımı öğrenmemin heyecanıyla...