Nezaket, övgü veya ödül beklemeden, başkaları için cömertlik, düşünme veya ilgi gösterme eylemleriyle işaretlenmiş bir davranış türüdür. Anlam olarak “başkalarına karşı saygılı ve kibar davranmak, incelik, terbiye ve edep” manasında kullanılmaktadır.
Nezaket, bir insanın ruhunu, kişiliğini, insani kalitesini yansıtır. Nezaket kuralları ise toplum içinde var olan, insan ve toplum için son derece gerekli, toplumsal hayatı düzenleyici, güzelleştirici özellikler taşıyan saygı ve incelik kurallarının tümüdür. Topluluk içerisindeki konuşmalar, toplu taşıma araçlarındaki davranışlar, dini bayramlardaki ritüeller, yaşlılara ve kadınlara karşı davranış biçimleri, komşularla olan ilişkileri görgü ve nezaket kuralları belirlemektedir.
Nezaketi oluşturan unsurların başında zarafet ve hoşgörü gelmektedir. Kendisine ve çevresine karşı davranışları ve düşünceleri zarif ve ince olan insanlar, nazik kimselerdir. Hoşgörüsü olamayan insanın ise nezaketi noksandır. Nezaketin temelinde yumuşaklık bulunduğu için katı, hoşgörüsüz yaklaşım nezaketi ortadan kaldırır. İnsanlara ve tüm doğaya saygı duymak da nezaketin temelidir. Ayrıca gösteriş ve şatafatın zıttı olan tevazu ve sadelik de nezaketi oluşturan unsurlar içerisindedir.
Nezaket ve görgünün belirtisi olan incelik ve zarafet, farklı düşünce ve duygulara saygı gösterme, onlara karşı hoşgörülü olma, toplum barışı ve birlikte yaşamanın temelidir.
Nezaket, bir yaşam tarzı, güzel ahlak sisteminin bir parçasıdır. Bir insan nezaketi, diğer ahlaki özelliklerle birlikte hayatına tamamen hâkim kılarsa, o zaman basit bir insan olmaktan çıkar, daha nahif düşünebilen, çevresindeki her şeyi daha ince değerlendirebilen akil bir insan haline gelir. Nezaketin temelinde doğallık, samimiyet, terbiye vardır. Nezaketi hayat unsuru haline getirmek aynı zamanda sabırlı olmayı, letafeti, merhamet göstermeyi ve kibar olmayı gerektirir. Nezaket sahibi insanın hayatı daha düzenli, disiplinli ve kalitelidir. Kişiliği olgunlaşmış; sevgi, saygı ve güzellik içinde insan ilişkilerini sürdürürler.
Nezaket, aile ortamında küçük yaşlarda öğrenilmeye başlar. Çocuğun eğitim aldığı ortam ve çevresi, toplumun güzel alışkanlıklarını ve nezaket kurallarını, ailede edindiği terbiyesinin üzerine eklenmesini sağlar. Çünkü sahip olunan huy ve karakter, eğitim, telkin ve bir takım çevre etkileri ile şekillenip değişebilmektedir.
Ebeveyni ve ailedeki diğer bireyler tarafından kendisine kibar davranılan çocukların görgü ve nezaket kurallarını öğrenmeleri daha kolay olur. Okulda öğretmeni ve arkadaşlarından da aynı şekilde nezaketi gören ve uygulayan çocuğun davranışlarına nezaket yerleşir.
Nezaket, başkaları için endişe duymak ve bu endişeyi düşünce ve eylemlerle gösterebilmeyi de içerir. Bizler çocuklarımızın nezaket üzerine daha fazla odaklanmalarına nasıl yardımcı olabiliriz? Empati, yardımseverlik ve cömertlik gibi nezaket temellerini kendimiz rol model olarak uyguladığımızda, çocuklar bunları uygulamaya ilham alabilir.
Öncelikle kendimize “Başkalarına nasıl davranmak istiyorum ve bana nasıl davranılmasını istiyorum?” diye sorabiliriz. Etrafımızdaki nezaket fırsatlarını gözlemleyerek fark ederek ve fark ettirerek başkalarına küçük nezaket eylemleri sunabilir; çocuklarımızla, öğrencilerimizle ne yaptığımızı ve neden yaptığımızı konuşabilir, beyin fırtınası yapabiliriz.
İyiliğin ve nezaketin yaygın olduğu toplumlarda mutluluk düzeyi yüksek olduğu unutulmamalı; okul ortamından, toplumdan nobranlığı, nezaketsizliği ve kaba davranışın popülerliğini ebeveynler ve eğitimciler olarak ortadan kaldırmaya çalışılmalıdır.
Çocuklar yetişkinlerin daima iyilik ve zarif davranışlarına şahit olmalıdır. Çocuğa teşekkür etme, özür dileme, rica etme ifadelerini her fırsatta kullanarak örnek olunmalıdır. Nezaket cümlelerini dile yerleştirmek, alışkanlık haline getirmek en büyük adımdır.
Nezaket, bir kişinin taşıdığı saygıyı, anlayışları ve düşüncelilik gibi yayılabilen bir tutumdur. Bu, bazen bir gülümseme, bazen nazik bir kelime ya da bir başkasının içini ısıtacak bir övgü cümlesidir. Nezaket, değer vermek, takdir etmek ve karşılıklı saygıyı pekiştirmek amacıyla sergilenen davranışlardır. Nezaket, nazik bir dil kullanmayı ve karşınızdaki kişinin değerli olduğunu hissettirmeyi gerektirir. Kelimelerin yanı sıra, ses tonu, beden dili ve göz teması da iletişimde önemli rol oynar. Kişinin kendini değerli hissetmesi için küçük ilgi ve anlayışlar göstermek, gönül almak nazik davranışın örneklerindendir. Bu, bir kişinin ruh halini sorarak, onların yaşamlarına ilgi duyarak ya da sadece onları dinleyerek karşıdaki kişiyi dinlerken ona katılmak, anlamak ve nazik bir iletişim kurmak olabilir. Aynı zamanda jestler, mimikler ve beden dili gibi sözsüz ifadelerin doğru, etkili ve güzel bir şekilde kullanılması da nezaketi oluşturur. Nezaketin temel bazı unsurları şu şekilde sıralanabilir: Saygı, empati, hoşgörü, iletişim becerisi, dürüstlük, İlgi ve anlayış..
Bu öğelerin insan ilişkileri ve toplum hayatındaki yeri, doğru bir şekilde kullanılması sağlıklı iletişimlerin kurulması, bireyin gelişiminin oluşmasına ve toplum huzurunun artmasına katkıda bulunur. Nezaket yalnızca dışarıdan görülen basit bir davranış değildir. Nezaket, evrensel bir değer olmasının yanı sıra, bazen bir kültürde nazik bir davranış olarak kabul edilen bir unsur başka bir kültürde nazik olarak görülmeyebilir. Ancak tüm kültürlerde ortak tema başkalarına saygı göstermektir.
Her birey kendi kültürünün değerlerini kabul edip günlük hayatına entegre ettiğinde, sadece kendisi için değil, bulunduğu toplum için de fayda sağlar. Nezaket, küçük görünen ama güçlü bir etkidir; söz ve davranışları süsler, kişiye manevî bir değer kazandırır.