Selefilerle Diyobend ekolü arasındaki buluşma noktalarından birisi Şah Veliyyullah Dihlevi köprüsüdür. Dihlevi, Hindistan’a ehli hadis ekolünü getirmiş bir kimsedir. Bununla birlikte kökler veya öteki besleyici kollar ayrışma noktalarını temsil eder. Sözgelimi Diyobend ekolünün ana kaynaklarından birisi İmam Rabbani ve Mektubat adlı eseridir. Bu eserde müteşerri tasavvufa vurgu yapılsa da yine de selefi ekol ile zemin birliği yoktur. Aksine Hanefi-Maturidi vurgusu vardır. Bununla birlikte müteşerri tasavvufa bakış noktasında İmam Rabbani ile birlikte İbni Teymiye’nin yaklaşımları arasında benzerlikler yakalanabilir, kurulabilir. Bu benzerlikleri kuranlardan birisi Rehber Yayınları arasında çıkan Abdulhak Ensari’nin ŞERİAT VE TASAVVUF adlı eseridir. Bu eserde İmam Rabbani ile İbni Teymiye arasında şeriat ve tarikat hususunda ortak noktalara temas edilmektedir. Bununla birlikte yazar Abdulhak Ensari eklektik unsurlar barındıran Cemaat-ı İslami ekolüne yakındır. Mevdudi’nin kurduğu ve geliştirdiği Cemaat-i İslami ekolü hem İran hem de Selefilere ve hem de modernizme açıktır ve yakın durmaktadır. Bu açıdan geleneksel Diyobend ekolüne mesafelidir.
Şeriat ve tarikat hususunda Diyobendiler ile İbni Teymiye ekolü arasında benzerlikler bulunmaktadır. İmam Rabbani Mektubat adlı eserinde tarikattan ziyade şeriata önem atfetmektedir. Müteşerri tasavvuf alanında da İmam Rabbani ile İbni Teymiye benzeri yaklaşımlara sahiptir. Mesela İbni Teymiye ile İmam Rabbani hulul ve ittihad ve vahdet-i vücuda karşı çıkma açısından benzeri görüşlere, yaklaşımlara sahiptirler. Muhammed Berra adlı müellif Mihnetü İbni Teymiyye adlı eserinde bu meseleyi ele almakta ve İbni Teymiye nokta-i nazarından hulul ve ittihadı reddetmektedir. İmam Rabbani de aynı şekilde hulul ve ittihad anlayışına karşı çıkmaktadır. İbni Teymiye tasavvuf yoluyla karşı çıktığı hulul ve ittihad anlayışına maalesef kelam dairesinde yakın durmaktadır. Kelam dairesinde maalesef ismi ve haberi sıfatlar üzerinden tecsim ve teşbihe yakın durmaktadır. Kıdem-i nev’i anlayışına kail olmaktadır. Kimi filozoflar gibi kıdem-i aleme inanmaktadır. Dolayısıyla tasavvuf ve şeriat alanında birleşen yollar kelam dairesinde ayrışmaktadır. İmam Rabbani kelamcıların yolunu sürdürmektedir. İbni Teymiye ise teşbihi ve tecsimi reddeden kelamcıların yolunu reddetmektedir. Gazali tamamıyla felsefeye olmasa bile filozofların vahiyle çelişen bazı görüşlerine karşıdır. Bunlardan birisi azabın ruh meal ceset olmasıdır. İkincisi de alemin kıdemi meselesidir. Üçüncüsü de Allah’ın tikelleri bilmemesi meselesidir. Kısaca vahiy yoluyla elde edilen bilgi ile teemmülat ve mücerret akıl yolu ile elde edilen bilgilerin mahiyet ve kapsamının farklı olduğunu vurgular. Gazali ilmi kelam konusunda ihtiyatlı olsa da yine de o bir kelamcıdır. İbni Teymiye ise tam tersine kelama ve kelamcılara karşıdır. Bu itibarla odak noktaları birbirinden ayrılır.
Şah Veliyyullah Dehlevi, İmam Rabbani ekolüne açılım getirmiştir. Bu açılım hadis alanına dairdir. Şah Veliyyullah Dihlevi’nin yolu bir nevi Anadolu’daki İmam Birgivi hareketine de benzetilebilir. Yine de kökler birbiriyle tam olarak buluşmamıştır. Son sıralarda Diyobend ekolüne bağlı olan Taliban hareketi Muhammed Bin Abdulvahhab’ın kitaplarına yasak getirmiştir. Bunlar arasında Kitabu’t Tevhid de bulunmaktadır. Nedeni bu kitapların aşırılık yayma ihtimalidir. IŞID’in kurucu fikriyatına emsal olarak gösterilmektedir. Yine Taliban İbni Teymiye’nin muhtelif kitaplarına yasak getirmiştir. Kimi Diyobendiler bu kitapların Hıristiyan ve Yahudilerin kitaplarından daha tehlikeli
olduğu kanaatindedir.
Kaide üzerinden birbirine yakınlaşan Selefi ekol ile Diyobendiler son gelinen noktada birbirinden uzaklaşmaktadır. Molla Ömer’den sonra yollar ayrışmaktadır. Diyobendiler son sıralarda Selefiler yerine İran ile Rusya ile köprü kurmakta ve onlara yakın dini ekollerle buluşmaktadır. Bu da düşünülmesi gereken ayrı bir boyuttur. Bu da herkesi şaşırtmıştır. Kısaca Diyobendilerin salınım halinde olduklarını söylemek mümkündür. Son kertede Vehhabiler ile Diyobendiler yolların ayrılış noktasında bulunuyorlar.
Eşyanın tabiatına uygun olan da bu olsa gerek.