Eskiden kitaba ulaşılamıyordu. 1970 ve 1980’li yıllarda kitap kemiyeti çoğaldı ve yayıncılar arttı. Şimdi de yayıncılık eskisine göre biraz geriledi ve yavaşladı. İdealist anlamda okuma oranı düştü. Şimdi insanlar öğrenme merakıyla alakalı değil işleriyle ilgili okuyorlar. Halk bolluktan dolayı pek kitaba rağbet etmiyor. İlgi daha ziyade dijital dünyaya kaydı. Kitaba...
Son zamanlarda bir cemaate(Süleymancılar) operasyon haberleri ile cemaatler yeniden gündemimize girdi. Özellikle Fetö olaylarından sonra hassasiyet kazanan kamuoyu, ‘’cemaat’’ konularına daha temkinli ve dikkatli yaklaşmaya başladı. Çoktandır yazmak istediğim bir konu idi. Bizim açımızdan artık bir kıvam zamanına erişince bu konuya bir tarafından dahil olmak düştü bize. ‘’Cemaat’’ kavram olarak...
Selefilerle Diyobend ekolü arasındaki buluşma noktalarından birisi Şah Veliyyullah Dihlevi köprüsüdür. Dihlevi, Hindistan’a ehli hadis ekolünü getirmiş bir kimsedir. Bununla birlikte kökler veya öteki besleyici kollar ayrışma noktalarını temsil eder. Sözgelimi Diyobend ekolünün ana kaynaklarından birisi İmam Rabbani ve Mektubat adlı eseridir. Bu eserde müteşerri tasavvufa vurgu yapılsa da...
Dergâhlarının kapısında yazan “Edep Yâ Hû” sözü, dergâhın müritleri içindir. Bu sözle, dergâhta kalmak için gelenlere ve geleceklere öğretilen nihaî dersin edep yani haddini bilmek olduğu anlatılır. Zannedilenin aksine dergahların müritlerinden çok muhipleri olur. Dergâhın muhiplerini muhatap alan sözü ise Hz. Mevlânâ ile özdeşleşen “gel” sözüdür. “Gel” hatta bin kere...
Afyonkarahisar ziyareti sırasında Dostlar Divanı üyelerinden Bahçelievler Müftümüz Mustafa Kayış ile birlikte Risale-i Nur’a aşina simalardan akademisyen Hikmet Erbıyık arasında Risale-i Nur’un mahiyeti etrafında bir tartışmaya denk geldim. Müftü Efendi ‘bana yazdırıldı’ gibi ifadeleri nasıl anlamamız gerektiğini sordu. Bu ifadeyi yadırgadığı belli idi. İlahi ilhamata mazhar olduğu yönünde yorumlanabilir. Nitekim...
Nakşî-Hâlidî yolun önemli bir temsilcisi;Mahmut Ustaosmanoğlu hocaefendinin ardından. Kısa bir süre önce İsmailağa Cemaati şeyhi Mahmut Ustaosmanoğlu hocaefendi resmi kayda göre 93, gerçek yaşı olarak 95 yıllık ömrünü tamamladı ve Rahmet-i Rahmân’a kavuştu. Emniyetin dron çekimlerine göre cenazesine 3 milyondan fazla kişi katıldı. Medyada Mahmut hocaefendinin kimliği hakkında çeşitli bilgiler...