Geçenlerde İlahiyat Fakülteleri ve mensupları için çok tekrarlan genellemelerden biri dikkatimi çekti: “Bugün ilahiyatçılar arasında hatırı sayılır bir ateist zümre bulunmaktadır. Bu yanlış seyir ilahiyatlarda dini eğitimin yanlış kurgulanmasından da kaynaklanmıştır. Ali Fuad Başgil’in ifadesiyle bu okullar ancak din münekkidi yetiştirir. Öyle de olmuştur. Bunun önünün alınması dinin doğru anlaşılmasıyla mümkündür.”...
Selefilerle Diyobend ekolü arasındaki buluşma noktalarından birisi Şah Veliyyullah Dihlevi köprüsüdür. Dihlevi, Hindistan’a ehli hadis ekolünü getirmiş bir kimsedir. Bununla birlikte kökler veya öteki besleyici kollar ayrışma noktalarını temsil eder. Sözgelimi Diyobend ekolünün ana kaynaklarından birisi İmam Rabbani ve Mektubat adlı eseridir. Bu eserde müteşerri tasavvufa vurgu yapılsa da...
Hocam, son zamanlarda “ilahiyatçılardan Şeriat Bildirgesi” başlıklı bir bildiri yayınlandı. Bazı medya grupları bildirgenin ilk cümlesini öne çıkartarak “İslam şeriat değildir” başlığıyla ve “14 İlahiyatçı ortak bildirge yayınladı” spot cümlesiyle duyurdular. Biraz keskin bir çıkış değil mi bu? Deveye “boynun neden eğri?” diye sormuşlar. O da “nerem doğru ki” cevabını...