eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Nurcan ŞARLAYAN

İlk, orta ve lise eğitimini Kırıkkale'de, Üniversite Eğitimini Gazi Üniversitesi Meslekî .Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetim alanında Tezli yüksek lisans eğitimini tamamladı. "Estetik Eğitim" isimli tezi, aynı konuda yayımlanmış yazıları ve "Eğitimde Nezaket" adlı kitabı bulunmaktadır.

    İstircâ Nedir?

    ”İnnâ lillahi ve innâ ileyhi raciûn” bir vefat haberi aldığımızda dile getirdiğimiz Bakara sûresinin 156. âyetinde geçen, “Şüphesiz biz Allah’a aitiz ve muhakkak ki O’na döneceğiz” meâlindeki, o andaki teslimiyet halini ortaya koymanın ifadesi olan ayet. Allah’tan gelen her türlü sıkıntıyı bir imtihan kabul ederek sabır ve metanetle, rızâ ve teslimiyetle karşılama, sabrın alâmeti, İstircâ’dır.

    “Geri dönme, yapılmakta olan bir işi, bir davranışı terketme” anlamındaki rücû‘ kökünden türeyen istircâ; bütün varlığıyla Allah’a ait olduğu, sonunda Allah’a döneceği bilinciyle, kurtuluşu yalnız Allah’tan bekleme teslimiyeti ile Allah’ın rahmeti konusunda her zaman ümitli olunması anlamındadır. İstircâ, “bir musibet, âfet veya üzüntü esnasında ilâhî takdire rıza gösterip Allah’a sığınarak teselli bulmayı ortaya koyan söz ve davranışları” belirtmek için kullanılan bir kelimedir.

    Bir mü’min Allah’ın emrine teslim olup musibet anında sabrederek istircâda bulunursa, Allah ona mağfiret, merhamet ve dosdoğru yolu bulma garantisi olarak üç türlü hayır yazar. Nitekim Rasûlullah (s.a.v) “Kim musibet anında istircâda bulunursa, Allah onun musibetini telafi eder, sonunu güzel kılar ve ona râzı olacağı sâlih bir halef (yerine geçen) verir” (Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr) buyurmuştur.

    İstirca için büyük musibetlerin gelmesi ya da bir vefat haberi almak gerekmez. Nitekim bir gün Peygamber Efendimiz’in ayakkabısının bağı, kayışı kopmuştur. Hemen istircâda bulunur. Ashâb-ı kirâm:

    “–Bu da bir musibet midir yâ Rasûlallah?” diye sorar. Allah Rasûlü (s.a.v):

    “–Mü’minin başına gelen her nâhoş hâdise musibettir” buyurur.

    Yine başka bir hadisi şerifte:

    Hz. Âişe (r.a.) şöyle anlatır: Bir gün Rasûlullah (s.a.v), yanıma geldi, başparmağına bir diken batmıştı. Hemen istircâ da bulunmaya ve yarasını ovuşturmaya başladı. Onun bu şekilde istircâ ettiğini işitince yanına yaklaştım ve baktım, çok küçük bir iz vardı. Bunun üzerine gülerek:

    “–Ey Allah’ın Rasûlü! Annem babam sana feda olsun, bütün bu istircâlar bu diken sebebiyle mi?” dedim. Rasûlullah (s.a.v) tebessüm etti, sonra omzuma dokundu ve şöyle buyurdu:

    “–Ey Âişe! Allah -azze ve celle-, küçük bir şeyi büyük yapmak isterse onu yapar; büyük bir şeyi küçük yapmak isterse onu da yapar.” (Süyûtî, ed-Dürrü’l-mensûr).Buyurur.

    Hadisi şeriflerden de anlaşılacağı üzere istircâ büyük musibetlerde söylediğimiz bir ayetten ibaret değildir. Önemsemediğimiz, bazan ufak olayları büyüterek kendimize sıkıntı yaptığımızda, günlük aksiliklerde dilimizi alıştırmamız gereken bir dua olmalıdır. Böylelikle Peygamberimiz’ in bir sünnetini yerine getirerek sünnet sevabı alırken, Allah’a olan teslimiyetin mükafatına da nail olunmuş olunur.

    Musibet anında Allah’ın takdirine boyun eğmek ve O’na sığınıp hükmüne rıza göstermekle kul kendi tercihlerini bir tarafa bırakıp Hakk’ın kendisi için yaptığı tercihlere sığınır. Bu da Allah’ın cemâl ve celâl sıfatları karşısında aynı ölçüde hoşnut olmayı, kalpteki huzur ve sükûnet hâlini koruyup ortaya koymayı gerektirir. Bu anlayışta Allah’ın güzel bir nimet vermesi karşısında takınılan tavır yani nimetin ondan geldiği ve şükür hissi ile, belâ ve musibetlere karşı sergilenen duruş, sabır gösterme aynıdır. Hatta hadisi şerifte buyrulduğuna göre, bir nimet ya da musibet geçmiş zamanda kula isabet etmiş bile olsa bu durumları hatırladığı anda istirca da bulunsa Allah(c.c) mükafatını ve ecrini yeniden verecektir: “Bir nimet ne kadar uzun zaman önce gelmiş olursa olsun, kul o nimet için Allah’a yeniden hamd ederse, Allah o nimetin sevabını onun için yeniler. Aynı şekilde bir musibet de ne kadar eski olursa olsun, kul o musibeti hatırlayarak yeniden istircâda bulunursa, Allah o musibetin sevap ve ecrini onun için yeniler.” (Hâkim et-Tirmizî, Nevâdirü’l-usûl).

    Her bir nimetin ve musibetin kalıcı olmadığını, insan için fırsat olduğunu, hatta onları hatırlayarak tekrar sabır ve şükür halini yaşayarak bile kazançta olabildiğimizi, Allah’ın bizi her an kayırdığını aklımızdan çıkarmadan bu dünya hayatını kazançlı şekilde tamamlamaya nail olanlardan olma duası ile.

    “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn”

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    1. Ahmed YAHYA dedi ki:

      Hocam teşekkürler.

    2. Umay Gizem dedi ki:

      Hocam, yazınızı büyük bir keyifle okudum ve gerçekten çok istifade ettim. İstircâ kavramını bu kadar derinlikli ve anlamlı bir şekilde ele almanız beni çok etkiledi. Günlük hayatımızdaki küçük sıkıntılarda bile Allah’a yönelmenin önemini, sabır ve teslimiyetin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlattınız. Hadislerle pekiştirerek konuyu daha da anlamlı hale getirmeniz çok güzel olmuş.

      Dini bilgisi çok derin olmayan biri olarak, böylesine önemli bir konunun benim de anlayabileceğim bir dille anlatılması beni ayrıca mutlu etti. Bu sayede hem istircâ kavramını daha iyi kavradım hem de dinimi öğrenmenin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hissettim.

      Sizin gibi değerli eğitimcilerin bu tür yazılar yazması, bilgiyi daha geniş kitlelere ulaştırması çok kıymetli. Kaleminize, yüreğinize sağlık. Yeni yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum!