eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Prof. Dr. İsmail Aydoğan’dan Yeni Kitap: “Bir Medeniyet Meselesi Olarak Eğitim”

Prof. Dr. İsmail Aydoğan yeni eseri hakkında şu açıklamayı yaptı:

Eğitim meselesi uzun zamandır mahiyetinden kopuk bir çerçevede ele alınıyor. Ders saatleri,
müfredatlar, sınav sistemleri ve uluslararası sıralamalar etrafında dönen bu tartışmalar,
meselenin yalnızca görünen yüzüne temas ediyor. Oysa asıl soru hâlâ sorulmuş değil: Eğitim
kimin, neyin hizmetindedir ve nasıl bir insan yetiştirmeyi amaçlamaktadır?
Bir Medeniyet Meselesi Olarak Eğitim, tam da bu sorudan hareketle, eğitimi teknik bir
düzenleme alanı olmaktan çıkarıp onu insan, toplum ve medeniyet ekseninde yeniden
düşünmeye davet eden güçlü bir entelektüel muhasebedir. Bu kitap, pedagojik bir metin
olmaktan çok, bir medeniyet sorgulamasıdır.
Eser, modern eğitim anlayışının iki yüzyıldır tekrar ettiği temel iddiayı mercek altına alır:
“Çağa uygun insan yetiştirmek.” Peki, çağ nedir? Kimin çağındayız? Ve bu çağın istediği
insan tipi gerçekten bizim insanımız mıdır? Kitap, bu sorular üzerinden ilerleyerek modern
eğitimin görünmeyen arka planını, yani onun kültürel, ideolojik ve ontolojik dayanaklarını
açığa çıkarır.
Bu bağlamda kitap;
 Eğitimin yalnızca bilgi aktarma süreci olmadığını, bir insan inşa etme faaliyeti
olduğunu,
 Modernleşme ve Batılılaşma süreçlerinin eğitimi nasıl bir zihinsel bağımlılık aracına
dönüştürdüğünü,
 Okulun, müfredatın ve pedagojik yaklaşımların aslında bir medeniyet tasavvurunun
taşıyıcıları olduğunu,
 Ahlak, edep ve hayânın eğitimden çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan şahsiyet krizini,
 Üniversitenin, öğretmenin ve eğitim kurumlarının yaşadığı kurumsal ve anlam krizini,
derinlikli ve felsefi bir dille analiz eder.
Kitap boyunca dikkat çekici bir şekilde gösterilen temel gerçek şudur: Eğitimdeki kriz,
aslında bir yöntem krizi değil; bir anlam ve yön krizidir.
Bu kriz, yalnız bireysel düzeyde değil; şehirlerin mimarisinden toplumsal ilişkilere, kültürel
üretimden siyasal yapılara kadar hayatın bütün alanlarında kendini göstermektedir. Çünkü
insan nasıl yetişiyorsa, şehir de öyle kurulur; kurum da öyle işler; medeniyet de öyle
şekillenir.
Eserin merkezinde yer alan “kültür temelli eğitim” yaklaşımı, bu krize karşı geliştirilen
kurucu bir teklif niteliğindedir. Ancak bu yaklaşım, sıradan bir pedagojik model önerisi
değildir. Aksine, insanı yeniden tanımlayan, ahlakı merkeze alan ve kültürü sürekliliğin
taşıyıcısı olarak gören bütüncül bir medeniyet tasavvurudur.
Bu tasavvura göre:
 Kültür, bir toplumun hafızasıdır;
 Ahlak, bu hafızanın yön verdiği iradedir;

 Eğitim ise bu ikisini insanın şahsiyetinde birleştiren kurucu zemindir.
Dolayısıyla eğitim, yalnızca meslek kazandırmaz; insanı anlamla buluşturur. Yalnızca beceri
üretmez; yön verir. Yalnızca birey yetiştirmez; medeniyet kurar.
Kitap, okuyucuyu şu temel sorularla yüzleştirir:
 Başarılı ama köksüz bir insan mı, yoksa köklü ve şahsiyetli bir insan mı?
 Küresel rekabette yer alan bir birey mi, yoksa kendi medeniyetini taşıyan bir özne mi?
 İstatistiklerde yükselen bir eğitim sistemi mi, yoksa insan yetiştiren bir eğitim anlayışı
mı?
Bu sorular, yalnız eğitim politikalarının değil; bir milletin varlık yönünün ve geleceğinin
belirleyicisidir.
Bir Medeniyet Meselesi Olarak Eğitim, hazır çözümler sunmaz; daha derin bir şey yapar:
Okuyucunun zihnini ve bakışını dönüştürür. Eğitim üzerine düşünmeyi, teknik bir tartışmadan
çıkarıp ontolojik, ahlaki ve kültürel bir zemine taşır.
Bu kitap, eğitime dair ezberleri bozmak isteyenler için bir metin değil; bir davettir.
İnsanı yeniden düşünmeye, kültürü yeniden hatırlamaya ve eğitimi yeniden kurmaya çağırır.
Çünkü nihai hakikat şudur: Bir medeniyet, ancak kendi insanını yetiştirebildiği ölçüde vardır.

Kitap Pegem Yayınları arasında çıktı.

Meraklıları için:

https://pegem.net/urun/Bir-Medeniyet-Meselesi-Olarak-Egitim-321723

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.