Prof. Dr. İsmail Aydoğan yeni eseri hakkında şu açıklamayı yaptı: Eğitim meselesi uzun zamandır mahiyetinden kopuk bir çerçevede ele alınıyor. Ders saatleri,müfredatlar, sınav sistemleri ve uluslararası sıralamalar etrafında dönen bu tartışmalar,meselenin yalnızca görünen yüzüne temas ediyor. Oysa asıl soru hâlâ sorulmuş değil: Eğitimkimin, neyin hizmetindedir ve nasıl bir insan yetiştirmeyi...
Batı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan süreçte yeni olan bir şey varsa, o da Batı’nın sömürüye dayalı zihinsel yapısının güncel bir versiyonuna tanıklık ediyor olmamızdır. Dolayısıyla Batı cephesinde değişen bir şey yok; zira Batı’nın sömürü merkezli tavrı, onlar için hayat memat kabilindendir. Değişen sadece bu tavrın sergilenme ve tezahür biçimidir. Bu nedenle, esasında ortada şaşılacak bir durum da...
İranlı yazar Ali Şeriati’nin İnsanın Dört Zindanı adlı eseri, insanın özgürlüğü ile onu kuşatan zorlayıcı güçler arasındaki gerilimi merkeze alan güçlü bir düşünsel çerçeve sunar. Şeriati’ye göre insanın varoluşunu kuşatan dört temel zorlayıcı güç, onun insanlaşma sürecini sınırlayan birer “zindan” işlevi görür. Bu zindanlar tabiat, tarih, toplum ve insanın kendi...
Bireyin kendi öz varlığını dış dünyanın koşullarına karşı koruma mücadelesi, seküler çağda basit bir saygı arayışından ziyade, derin bir ontolojik kabul görme ihtirasına evrilmiştir. Bu ihtiras, bireyin kendi değerini ve kimliğini dışsal bir onay mekanizmasına ipotek etmesiyle tezahür eden bir yabancılaşma krizi yaratmaktadır. Bu, benliğin otoritesinin dışsal bir yargıya devredilmesiyle...
Bir zamanlar ülkemizin muhafazakâr (!) kesiminde ideal sahibi olmak, idealist bir insan olmak, bir zamanların ünlü deyişiyle “dava adamı” olmak sadece bir sıfat değil, bir zırhtı. En azından kimi genç zihinlerin kendini tanımladığı kutsal bir ödevdi. O yıllarda bu duruş, saf bir idealizmden, dünyadaki çarpıklıklara karşı yükselen haklı bir öfkeden...
Son yıllarda, eğitim alanında düzenlenen çalıştay, panel ve sempozyumlarda giderek belirginleşen bir akademisyen profili dikkat çekmektedir. Bu isimler, eğitim bilimlerinin eleştirel geleneğine yabancı olmadıkları gibi, toplumsal eşitsizlikler ve adaletsizlikler konularında da teorik bir farkındalığa sahiptirler. Ne var ki, bu farkındalığı doğrudan ve açık bir söyleme dönüştürmek yerine, “imalı ama ifşa...