eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Üniversite Sınavına Gireceklere

Değerli kardeşim,

Öncelikle, gireceğin sınavın hem dünyan hem de ahiretin için hayırlara vesile olmasını temenni ederim. 

Şunu bil ki bu sınav, hayatında gireceğin ilk sınavın olmadığı gibi –eğer ömrün var ise- son sınavın da olmayacak. Nasıl ki ilkokuldan bu zamana kadar pek çok sınava girdiysen bundan sonra da –bu sınavı kazanmış olsan da olmasan da- pek çok sınava gireceksin. 

Sakın “bütün geleceğim, hayatım, her şeyim bu sınava bağlı” diye düşünüp stres yapma! Elbette üniversite sınavı hayatındaki önemli aşamalardan birisi ama en önemlisi değil! Bu dünyada hiçbir şey tek bir sınava bağlı değildir. Nice fırsatlar kaçar, nice fırsatlar çıkar. Bir kapı kapanır, başka kapılar açılır. 

Ben, hayatta girdiğim bütün sınavlarda iç dünyamda hep şunu düşünürüm: “En kötüsünü düşün ve bu sınavdan başarısız olduğunu varsay… Ne olur? Hayat biter mi?” Hayat elbette bitmez. “Ya bir yılım kaybolursa?”. Bazen bir sınavla bir yılın kaybolmuş gibi olur, bazen de önüne çıkan bir fırsat birkaç yılını telafi eder. Onun için her şeyini bir sınava bağlama! Hem biz “hoşlanmadığınız bir şey sizin hakkınızda hayırlı olabilir. Sevdiğiniz bir şey sizin hakkınızda kötü olabilir” (Bakara, 216) diyen Rabbe iman etmedik mi? Kazanmamızın hayır, kaybetmemizin şer olduğunu nereden biliyoruz ki?

Allah Resûlü’nün şu öğüdünü hiç unutmadım, sen de unutma: “Dünyevî hususlarda sizden daha iyi konumda olanlara bakmayın, sizden daha kötü durumda olanlara bakın. Böyle yapmanız, Allah’ın size verdiği nimeti küçümsememeniz için daha uygundur.”

Şimdi sen “üniversite sınavını kazanamazsam, istediğim yeri tutturamazsam çok kötü olurum, mahvolurum” diye içinden geçiriyor olabilirsin… Sen bunu düşünürken şu anda dünya üzerinde kaç insanın açlıkla boğuştuğunu biliyor musun? Savaşta ülkeleri târumar olmuş, göç etmek durumunda kalmış vatansız, yersiz-yurtsuz insanları düşün… Şu anda dünyanın birçok yerinde bu akşama yiyecek bir şeyleri olmaksızın giren nice insanlar var biliyor musun? Bir yudum su için saatlerce kuyruklarda bekleyen, bir deri bir kemik kalmış insanlar var biliyor musun? Hayır, hayır sakın duygu sömürüsü yaptığımı düşünme! İnanmıyorsan internetten bir araştır.

Açta ve açıkta olan, eli ayağı tutmayan milyonlarca kişiden birisi olabilirdin ama değilsin! Üniversite sınavına girebildiğine göre çalışan bir aklın var, akıl hastası değilsin! Şu an akıl hastası olan kaç milyon insan var biliyor musun? Üniversite sınavına girmeyi düşündüğüne göre şu an hastane köşelerinde inim inim inleyen hastalardan biri değilsin! Şu an hastanelerde dermansız hastalıklarla pençeleşen kaç milyon insan var biliyor musun?

Geçmiş yıllarda sınavı kazanamayanlar, istediği bölüme gidemeyenler ne oldu? Öldüler mi? Hayatları bitti mi? Elbette hayır. “Zaman her şeyin ilacıdır” sözünün hükmü onlar için de geçerli. Geçmişte sınavı kazanamayan birçok kişi belki sonradan kazandı ve okulunu bitirdi. Belki birçoğu başka bir işe girdi. Hem üniversite bitiren herkesin de hayatta istediği yere geldiğini düşünme. Onun için bütün hayatını bir sınava bağlayarak stres yapma!

İlk defasında istediğin yeri kazanamadıysan ikincide kazanırsın. Üçüncüde, beşincide kazanırsın. Kazanamazsan da üzülme, neticede iş olacağına varır. Bunaldığında, sıkıldığında hemen Allah’ın en sevdiği insanlar olan peygamberleri aklına getir. Ne zorluklar içinde yaşadılar bir düşün… Şehit edilen peygamber var, yerinden yurdundan edilen, iftiraya uğrayan, zindana atılan. Senin başına bunlardan biri geldi mi? Bir bak bakalım insanlar nelerle sınanıyor, bir de üniversite sınavını düşün. Hangisi daha zor?

Şunu hiç unutma!

Kulların yaptığı bütün sınavların bir telafisi mutlaka vardır. Bugün olmazsa yarın olur, birincide olmazsa bir sonrakinde, onda olmazsa daha sonrakinde olur. Olmasa da dert değil, ucunda ölüm yok ama Rabbimizin yaptığı sınavın telafisi yoktur! Şu dünya gelip geçici olduğu gibi bu dünyaya ilişkin sınavlar da, başarı da başarısızlık da gelip geçicidir. Şu anda yeryüzünde yüz elli yaşında bir insan yok. Bu ne demek biliyor musun? Yüz elli yıl önce yaşayan milyonlarca kişi vardı. Her birinin hayattan bir beklentisi, umudu, sevinci, korkusu vardı. Ama hepsi birden bitti gitti… Bizimkisi de öyle olacak. Şimdi dert ettiğimiz şeyleri bir düşün, bir de bundan elli sene, yüz sene sonrasını düşün. Yüz sene bilemedin yüz elli sene sonra şu an yeryüzünde olanların hiçbirisi olmayacak. O zaman ne sınav stresi, ne iş bulma derdi hiçbirisi olmayacak. 

Yeryüzündeki dünya sınavlarının hepsinin telafisi var ama Rabbimizin yaptığı sınavın telafisi yok! O sınavda başarısız olanların ikinci bir şansı olmayacak. Telafi yok, ek yerleştirme yok, bütünleme yok! O sınavda kaybedersek işte asıl ah, vah etmenin zamanı o zamandır. Üniversite sınavını kafaya taktığımız kadar Rabbimiz huzurunda sorgulanacağımız şu hayat sınavını kafaya taksaydık “Allah dostu” kimseler arasında yer almamız işten bile değildi! 

Rabbine şöyle dua et:

“Rabbim, gireceğim bu sınavın benim için hayırlara vesile olmasını nasip eyle. Bu sınavda şayet bir fakülte kazanmam nasip olacaksa kazanacağım fakülte, okuyacağım okul, sahip olacağım meslek ile dinime, milletime, insanlığa hayırlı hizmetler yapmayı nasip eyle. Sınav esnasında bildiklerimi doğru yapmamı, unuttuklarımı hatırlamamı, yanlışlarımı doğrultmamı nasip eyle.”

Rabbimiz hem dünyadaki sınavlarımızda hem de sonsuz hayatımızı ilgilendiren asıl sınavımızda bizleri rızasına uygun olan şeylere sevk eylesin.

Soner Duman

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.