eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Bir imtihan olarak “Nehir”

Çölün ortasında kana kana su içmenin yasaklandığı, sadece bir avuç suyun istisna edildiği ve  Talut ‘un:

“فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ”

“Kim bundan içerse benden değildir “diyerek ordusunu uyardığı nehir…

En susadığın anda karşına çıkan, ama içtiğin takdirde imtihanı kaybettiren nehir!…

Bakara suresi 246-252’ de  İsrailoğullarının başlarından geçen bir kıssa anlatılır.  Kıssa, İsrailoğullarının  başlangıçta Amalikalılara karşı savaşa istekli olup bir komutan talep etmeleri, daha sonra  Allah’ın seçimine, kralın emirlerine karşı çıkmaları ve bu seçimin gerçekliğini test etmek için delil istemeleri ile başlar. Devamında Yüce Allah’ın savaşa ilişkin bir ön hazırlık olarak nehrin suyundan içmelerini yasaklayıp kendilerini sınaması ve imtihanı kaybedenlerin düşmanı gözlerinde büyütüp düşmanla karşılaşmaktan kaçınmaları gibi bir seyir izler. İhlaslı mü’minlerin sabrı ve sonunda zafere ulaşmaları ile sonuçlanır; “Allah sabredenlerle beraberdir.”

İsrailoğullarının tarihiyle ilgili çarpıcı bilgiler bulunduran bu kıssaya dair pek çok rivayet, gerek yahudi gerekse  islami kaynaklarda mevcuttur. Genel kabule göre olay,  Hz. Musa ‘dan sonra M.Ö. 1000’li yıllarda gerçekleşmiştir. İsrailoğulları Amalikalılara yenildiklerinde peygamberlerinden bir komutan istemişler ve akabinde komutan olarak gösterilen Talut’u zenginlik ve soy yönünden beğenmemişlerdir. İlahi vahiy, sıradan bir kabilenin çocuğu olan Talut’un  “Allah tarafından seçildiğini ve kendisine bilgi ve vücut kuvveti üstünlüğü verildiğini” bildirmektedir.

İlahi Kelam, ordunun çoğunun içtiğini ve savaştan imtina ettiğini, küçük bir topluluğun ise içmeyerek Allah’ın izniyle galip geldiğini ve Yüce Allah’ın sabredenleri müjdelediğini bize haber verir.

Hz. İbrahim – İsmail kıssasındaki “en sevdiğinden vazgeçerek” Allah’a yaklaşma fiili, burada  farklı  boyutta bir imtihanla çöl sıcağında susuzluğun en yakıcı anında “suyu kana kana içmemek” olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kur’an kıssaları aynı zamanda güncel çıkarımlar yapabildiğimiz kutsal  metinlerdir. Bu yönüyle kıssa, başarının anahtarının sorumluluk, azim ve sebat olduğunu göstermektedir. Bu teslimiyetle çalınan kapı sonuna kadar açılacaktır.

Bu kıssada Talut, ilim ve bedence üstünlüğüyle bulunduğu konuma liyakatin vücut bulmuş halidir.

Fiili duada işi ehline teslim etmek kallavi bir hareket olacaktır.

Uhud günü olduğu gibi, verilen sorumluluğu yerine getirmemenin adının “yenilgi” olmaması için her ferdin görevini hakkıyla yerine getirmesi elzemdir. Yeri ve zamanı gözetilerek yapılan her davranış ve yasaklara riayet  beraberinde “zaferi” getirecektir .

Haz ve hız çağında her türlü çeldirici, zihin dünyamızı kuşatmışken nefsani bir arzu ile önümüzden akıp giden nehirlere inat, içilmemesi gereken nehirlerden yüz çevirebilmektir marifet!..

O halde aynanın karşısına geçilerek sorulacak soru bellidir :

“Senin nehrin hangisi?”

Ayşe SEYİTHANOĞLU

Yazarın Diğer Yazıları
24.11.2023 10:00
18.08.2023 16:48
01.08.2023 10:02
19.07.2023 08:02
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.