eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Nurcan ŞARLAYAN

İlk, orta ve lise eğitimini Kırıkkale'de, Üniversite Eğitimini Gazi Üniversitesi Meslekî .Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetim alanında Tezli yüksek lisans eğitimini tamamladı. "Estetik Eğitim" isimli tezi, aynı konuda yayımlanmış yazıları ve "Eğitimde Nezaket" adlı kitabı bulunmaktadır.

    Eğitimde İletişim

    “Kişiler arasında, duygu, düşünce, bilgi, haber alışverişi; bilgi ve haberlerin, akla gelebilecek her türlü biçim ve yolla kişiden kişiye karşılıklı olarak aktarılması; kişilerin birbirlerini anlaması” olarak sözlükte yer alan iletişim, en az iki kişi arasında karşılıklı mesaj aktarımıdır. İletişim sürecinin beş temel unsuru bulunmaktadır. Bunlar; “kaynak, mesaj, kanal, alıcı ve geri bildirim” dir. İletişimde kişiler mesaj gönderir, karşı taraf mesaj alır, yorumlar, sonuç çıkarır, tekrar gönderir. İletişimde hedef, alıcının davranışını bilinçli bir şekilde etkilemeye çalışmaktır. İletişim, geçmişten geleceğe süregelen birikimlerin taşınması; duyguların ve hislerin yansıtılması, belli sembollerle anlamların ifade edilmesidir. İnsanın bilgisayarlarla etkileşim halinde bulunması bile iletişim olgusunun içinde yer alır.  İnsanın olduğu her yerde kişiler, gruplar, diğer canlılar ve toplumlar arasında karşılıklı gerçekleşen, mesajların değiş-tokuşu sürecidir. Bütün bu tanımlamaların ortak noktası insanlar arasında bir fikrin, bilginin veya davranışların paylaşılmasıdır. Kelimenin etimolojik olarak incelenmesi sonucunda Latince’deki Communicatio kelimesine ulaşılır. İnsanlar arasında sözlü, sözsüz ve yazılı olarak iletişim sağlanmaktadır. Sözel iletişim daha çok düşüncelerin, sözsüz iletişim de duyguların aktarımında önemli işleve sahiptir.  Sözel olmayan iletişim; duruş, bakış, mimikler, jestler, ses tonu gibi ifade biçimlerini içerir.

    Hayatımızın büyük bir bölümünü okumak, dinlemek, yazmak, konuşmak gibi faaliyetlerle geçirmekteyiz. Yapılan araştırmalar bir insanın gününün 2/3’ ü iletişim temelli etkinliklerle geçtiğini; iletişimin, mesleki ve günlük hayatta zamanımızın büyük bir kısmını aldığını ortaya koymaktadır. Sözlü ve yazılı iletişimin yanında vücut hareketlerimiz, yüz ifadelerimiz, sesimizin tonu, diğer insanlarla olan etkileşimlerimiz, araya koyduğumuz mesafe, kıyafetlerimiz, içinde bulunduğumuz mekanların dizaynı birer iletişim aracı olarak kullanılmaktadır. Anlık duygu durumuna bağlı olarak sesimizin tonu, söylenilenin içeriğinden çok iletinin niteliğini farklılaştırabilmektedir. Yapılan araştırmalarda bir iletişim sürecinde alıcı taraf üzerinde; Sözlerin %7, sesin % 38, beden dilinin ise % 55 oranında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bir iletişim sürecinde kaynağın beden dili hareketlerini gözlemlemek ve buradaki ipuçlarını yakalamak iletişimin etkinliği açısından önemlidir.

    İletişimde en önemli ölçü, uygun bir tarz ve “güzel söz” dür. İslam dini her alanda olduğu gibi iletişimde de işin güzellikle ve iyilikle yapılmasını öğütler. Şu ayet de kötü olarak bildiğimiz insanlarla bile, iyi tarzda bir iletişim kurulması gereğini bildirmektedir: “Firavun’a gidin, çünkü o gerçekten azdı. Varın da ona yumuşak söz söyleyin; olur ki, öğüt dinler, yahut korkar” (Tâhâ, 20/43-44). Yine başka bir ayette: “Rahmân’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selametle!” derler (geçerler)” (Furkan, 25/63). İslam dininin tebliği noktasında Rabbimiz, Hz.Peygamber (s.a.v.)’in yumuşak davranma özelliğine dikkat çekerken, bize de iletişim üslubu açısından mesajlar vermektedir: “Allâh’ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi” (Âl-i İmrân, 3/159). Bu güzel yaklaşımla cahiliye dönemi insanları, asr-ı saadet insanı haline gelmiştir.  Peygamber’imizin (S.A.V) 23 yıllık risaleti boyunca mescidde, evde, yolda, çarşıda hatta savaşta uyguladığı, İslam’ı tebliğ ederken kullandığı her iletişim tekniği uygulamamız gereken iletişim tekniğimiz olmalıdır.

    Okullarda verilen eğitimin yaklaşık %90’ı okuma ve anlatma ağırlıklı olmasına rağmen, öğrencilerimize etkili dinleme ve not alma konusunda beceri kazandırmakta zorlanırız. Bu durum verilen eğitimin en eksik yönlerinden birisidir. Her bir öğrencinin kendisini tanıma, ifade etme sürecine katkı sağlayan okul, temel olarak her bir öğrencinin potansiyelini keşfetmesi sürecine de, iletişim aracılığı ile katkı sağlamalıdır. Öğretmenin öğrencilere karşı tutumu iletişim sürecinde belirleyici olmaktadır. Birçok öğrenci öğretmenin hal ve tavrından etkilenmekte ve iletişimin başlaması ve sürdürülmesinde belirleyici olmaktadır. Öğretmenin öğrencilerle iletişimde göz teması, yüz ifadesi, öğrenci mesafesi ve ses tonu önemli etkenlerdir. İlk basamak ise öğrencileri tanımaktır. İyi bir öğretmen, iyi bir dinleyici ve aynı zamanda iyi bir iletişim süreci yöneticisi olmak konumundadır. Öğrencilerle konuşurken ses tonumuza dikkat etmek, konuşurken sakin olmak, güven verici olmak, her türlü sorunun çözüleceğine dair inanç sağlamak önemlidir. Öğretmen veya okul yöneticileri öğrencilerle iletişim için iyi bir ortam hazırlama hususunda hassas davranmalıdır. Okulda öğretmen iletişim sürecini başlatan kişidir. Öğretmenlerin etkili iletişim kurmalarını etkileyen bazı faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler: Kaynağın ilgi çekiciliği ve tarafsızlığı, alıcı ve ileteceği konu hakkındaki bilgi ve becerileri, konuya karşı tutumu, toplumsal ve kültürel ortamın etkileri, dil ile ilgili becerileri, güvenilirliğidir.

    Etkili öğrenmenin sağlanması, dersin daha faydalı ve kalıcı olabilmesi için göze, kulağa hitap eden hangi iletişim araçlarının kullanılması gerektiğinin tespiti yapılmalıdır. Öğrencide olumlu yönde davranış değişikliği meydana getirmek üzere fikir, bilgi, tutum, duygu, haber ve becerilerin paylaşılma süreci iletişim olduğuna göre, öğrenme, iletişim işlemleri sonucunda bireyde kalıcı izli davranış değişikliğinin oluşması anlamına gelmektedir. Yeni bir öğrenme, yeni bilgi ve beceri edinmeyle olacağından iletişim gerçekleşmedikçe öğrenme de gerçekleşmeyecektir. Diğer bir konu da okulda öğretmeni ve arkadaşları ile iletişim konusunda sorun yaşayan öğrencilerin durumudur. Bu öğrencilerin iletişim sorununun ders başarılarını da etkilediği görülebilir. İletişim problemleri düzeltilemeyen öğrencilerin ileriki hayatı, mesleki ilişkileri de olumsuz bir şekilde etkilenebilir. Bu duruma çözüm olarak eğer öğrenci  iletişimde çekingenlik yaşıyorsa, grup içinde ya da panellerde konuşturma, öğrencilere, sınıf ortamında çok daha rahat oldukları arkadaşlarıyla birlikte çalışmalarına izin vermek gibi teknikler kullanmak yararlı olacaktır. Eğitimde iletişimi etkili şekilde kullanabilmek için bazı stratejilerden faydalanılabilir. Öğretmenin eğitimde doğru ve verimli iletişim için kullanabileceği stratejileri şu şekilde sıralanabilir:

    • Derse planlı ve gerekli materyallerle gelmesi
    • Öğrencinin başarı ve olumlu davranışlarının ödüllendirmesi
    • Öğrenciye kayıtlı davranma, göz teması kurma, iletişime açık olma gibi unsurlarla önem vermesi
    • Öğrencilerine kırıcı olmayan cümlelerle hitap etmesi, gözdağı vermemesi, eleştirilerini kırmadan yapması
    • Beden dilini doğru ve yeterince kullanması
    • Türkçeyi doğru kullanması, ses tonunun, telaffuzunun ve konuşma hızının yeterli seviyede olması
    • Kıyafet ve görünüşün bakımlı bir şekilde olması, öğrenciye ve kendine karşı verdiği değeri göstermesi
    • Sınıf yönetimi ve otoriteyi doğru kullanması
    • Öğrencileri ile sınıf içi olduğu kadar sınıf dışı iletişim köprüsünü de doğru kurması,
    • Konunun amacını ve ana hatlarını verdikten sonra öğrencilerin üretmelerine, katkıda bulunmalarına fırsat tanıması,
    • Öğrencinin varsa yanlışı hevesini kırmadan düzeltmeler yapması
    • Öğrencilerin dersle ilgili tartışmalarına izin vermesi, olumlu ya da olumsuz görüşlerine açık olması
    • Anlaşılır, sade ve basit bir dil ile konuya hakim bir şekilde ders anlatması

    Etkili iletişim, doğru bilgileri doğru yer ve zamanda doğru tekniklerle doğru kişilerle yapmakla elde edilir.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.