“Bir Lügat Bulamadım” diyerek öz dilinin sözlüğünü yazan D. Mehmet Doğan, Batılılaşma İhaneti başta olmak üzere pek çok eseriyle gençlere rehberlik etmiş, ‘dil’e olan adanmışlığını ‘Büyük Türkçe Sözlük’ ile taçlandırmıştır. Hakikatle temasımızda kelimelerin rolünü çok iyi bilen yazar, Türk dünyasının kültür birliği için de büyük çabalar göstermiştir. Devlet Sözlük Yazar mı? sorusuyla resmî ideolojinin dile yaptığı müdahaleleri eleştirirken Türkçe üzerindeki ideolojik prangaların kırılmasını ve medeniyetimizin kelimelerinden menşe sorulmaması gerektiğini ifade etmiştir. Bu noktada hafızamızı geri getirmek maksadıyla muhallet bir sözlük hazırlayarak büyük bir boşluğu doldurmuştur. Doğan’a göre fikir hürriyetinin ve bilimsel özgürlüğün olduğu yerde devlet sözlük yazmamalı ve yazdırmamalıdır. Yanaşık düzenin sözlüklerini sert bir şekilde eleştiren yazarın hazırladığı Büyük Türkçe Sözlük daha ilk baskıda Türkiye dışındaki Türkologlar tarafından “Bütün iyi sözlüklerin kalitesine sahip” olarak nitelendirilmiş, son haliyle kelime kadrosu en geniş sözlük ünvanını almıştır. Son baskılarında madde başları Osmanlıca yazılışlı haliyle iki cilt olarak yayınlanan sözlük, alanında sayılan kelimelerin açıklanması ve örneklendirilmesinde büyük başarı göstermiştir.
Türkçenin sosyal medya dilinden çarşı pazardaki tabelalara kadar yabancı dillerin kıskacında olduğu günümüzde kelimelerin efradını câmi ağyarını mâni açıklamalarına her zamankinden büyük bir ihtiyaç olduğu gerçektir. Dile, resmî dayatmalar da dahil olmak üzere bütün dayatmaların reddedilmesini savunan Doğan, yabancı dile olan merakın psikolojik ve sosyolojik temellerinin derinlemesine irdelenmesi gerektiğini ve Türkçenin kurumlar nezdinde özendirilmesi gerektiğini savunuyordu. Bilinenin yerine bilinmeyen “öztürkçe” vehmedilen karşılıklarının kullanmasını reddediyordu. Hiçbir kelimenin diğeriyle tam manasıyla eş anlamlı olmadığını çok iyi bilen yazar, kusurun dilde değil eğitim öğretim sisteminde olduğuna inanıyordu. Dilin hayat anlayışı, düşünme, inanç ve hissediş şeklinin bir yansıması olduğu gerçeğinden hareketle sözlüğün de doğal yollarla oluşması gerektiği düşüncesindeydi. Sentetik Türkçenin zihni melekelerimizi körelttiği, muhakeme kabiliyetimizi zayıflattığı su götürmez bir gerçekti. Doğan, hormonlu kelimelerin dildeki tenasübü ve ahengi yok etmesi sebebiyle kelime tasfiyesinin gerçek bir soykırım olduğunu savunuyordu. Bu mezalimi, “Yüzyılın Soykırımı” şeklinde ifade eden yazara göre bu kıyımın bir başka yönü pes perde edebiyatımızın kekeme düzeye indirgenmesiydi. Dünyanın hiçbir dilinde karşılığı olmayan Dil Devrimi/inkılabının son tahlilde ufkumuzu daraltacak gayritabii bir müdahale olduğu inancındaydı. Dilin sadeleşmesiyle yabancı dil öğretimi dayatmasının aynı zihniyetinin mahsulleri olduğu pekâlâ biliyordu.
Doğan, daha öğrencilik yıllarında mevcut sözlüklerin kendi ihtiyacını karşılamaması problemiyle karşılaşmıştı. Peyami Safa’nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşundaki kelimeleri TDK’nin sözlüğünde bulamayan Doğan, bir sözlük merakı içindeydi. Milli Marşımız olan İstiklal Marşımızın bile kelimelerini barındırmayan bir sözlük haliyle eksikti. Akademinin de bu ihtiyaç gördüğü halde sahaya girmemesi onu sözlük yazmaya yöneltti. Bu sebeple 1970’lerden itibaren uzun bir hazırlık çalışmasına koyulmuştu. Maddeler tamamlandığında ise günde on sekiz saate varan üç yıllık hummalı bir yazım sürecine girişti. Teksir kâğıtlarına kaydettiği kelimeleri küçük daktilosunda yazıya geçerek oluşturduğu sözlük çalışması 1981’de yayınladığında haklı bir şöhrete ulaştı. Büyük Türkçe Sözlük, yıllar içinde binlerce kişinin kitaplığında başköşeye yerleşti. Dilin birtakım kutuplaşmalar ve kamplar yarattığını iyi bilen yazar ideolojik saplantılardan uzak hazırladığı sözlüğüyle Dil Kurumu başta olmak üzere birçok sözlüğü de etkileyerek onların kelime hazinelerinin genişlemesine vesile olmuştur. Sözlük çalışmanın ne kadar zor ve yıllara sâri bir gayret istediği düşünülürse geniş bir kadronun elli yılı bulan bir sürede yedi defa gözden geçirip genişleterek mükemmele yakın bir noktaya getirdiği Büyük Türkçe Sözlük’ün kıymeti daha iyi idrak edilecektir. Bu büyük çaba çeşitli ödüllerle takdir edilmiştir. Büyük Türkçe Sözlük, Türkiye Yazarlar Birliği Dil Ödülü (1982), geliştirilmiş 10. baskısıyla Özbekistan Yazarlar Birliğinin Uluslararası Kaşgarlı Mahmut Mükâfatı (1995), 7. Balkanlar Türk Kültürüne Hizmet Ödülü (2004), 735. Türk Dil Bayramı Karaman Dil Ödülü (2012), Kültür ve Turizm Bakanlığı edebiyat dalında özel ödülü (2016) gibi pek çok ödüle layık görülmüştür. Türkçeye Osmanlı Türkçesinden bakiye kalan kelimelerin yanı sıra yabancı dillerden geçen ve en çok kullanılan kelimeleri de ihtiva eden sözlük, yirmi altıncı baskısında 2570 sayfa ve 130 bin kelime sayısına ulaşarak kendi rekorunu tazelemiştir. Böylece dilin kültürün devamlılığındaki kritik rolü perçinlenerek Türkçe köklü ve yeni bir sözlüğe kavuşmuştu. Kaşgarlı Mahmut’tan bugüne uzayan sözlük yazımında Cumhuriyet tarihinin en değerli sözlüğü ortaya çıkmıştı. Kelime manalarına şahitlik eden şair ve yazarların 1135’e ulaştığı sözlük, Yusuf Has Hacip’ten Hoca Ahmet Yesevi’ye, Yunus Emre’den Şeyh Galip’e, Mehmed Akif’ten Yahya Kemal’e kadar birçok şair ve edibin cümlelerine ve beyitlerine yer vererek bir güldeste oluşturmuştur. Böylece fikir ve edebiyat silsilemizin devamlılığına çok büyük bir katkı sağlanmıştır. Elden ele dolaşan sözlüğü, kalemi ve yakasız gömleğiyle bir dava eri olan D. Mehmet Doğan’a Allah’tan rahmet diliyorum.