eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

‘Unutmayan Adam’ı Unutmamak

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, 4 Mart 2025 tarihinde Sezai Karakoç Salonu’nda, Türkiye Yazarlar Birliği Kurucu ve Şeref Başkanı merhum D. Mehmet Doğan’ı anmak amacıyla “Unutmayan Adamı Unutmamak” başlıklı bir panel düzenledi.

Panelin düzenleyicisi bendim. Panelin konuşmacılarından olan Prof. Dr. Turan Karataş hocamız, bana şöyle bir soru sordu. “Unutmayan Adamı Unutmamak” ne demek? Bununla neyi kast ediyorsunuz? 

Bunun üzerine ben de panelden önce bu konuda bir açıklama ihtiyacı hissederek kısa bir konuşma yaptım. Burada o konuşmamda bahsettiğim “Unutmayan Adam”ın unutmadıklarını anlatmak istiyorum.

Mehmet Doğan, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında batıcılarımızın Batılaşma adına yaptıkları aşırı kimliksizleştirme ve kültürsüzleştirme faaliyetlerine güçlü bir şekilde itiraz eden biri. Doğan, onların bu yaptıklarının hayra alamet olmadığını hatta bir çeşit ihanet olduğunu ilk defa dile getiren kişidir. Çünkü o kendi köklerini Anadolu’da var olan İslam kültür ve medeniyetini unutmamıştır. Onun “Batılılaşma İhaneti” adlı eseri yıllarca el kitabı olarak okundu. Batılılaşma İhaneti kitabı, sol kesimlerde de büyük yankı uyandırdı ve Kemalizm eleştirilerinin artmasına kapı araladı.

Mehmet Doğan, dilini yani Türkçeyi unutmayan bir adamdı. Çünkü batılılaşma faaliyetleri ile birlikte dilde de sadeleştirme ve öztürkçeleştirme adı altında dil kıyımı yapılıyordu. O halkın dilini korumak için canhıraç bir çabaya girişti ve “Büyük Türkçe Sözlüğü” yazdı. Doğan, Türk Dil Kurumu tarafından yazılan sözlüklerin Türkçenin faydasına olmadığını bilakis dilimize büyük zararlar verdiğini gösterdi. 

Bu çabası belki nesiller boyu Türkçe’nin muhafazası bakımından önemli bir fonksiyon icra edecektir. Özellikle Türklüğünü muhafaza etmek isteyenler asırlar sonrasında bile tıpkı Kaşgarlı Mahmut’tan faydalanıldığı gibi ondan faydalanacaklar.

Mehmet Doğan, İstiklal Marşı şairi olan İslam mücahidi Mehmed Akif Ersoy’u da unutmadı. Onu sadece İstiklal Marşı şairi olarak bir kenara itmek isteyenlere inat Âkif’in düşüncesini ve inancını muhafaza etmek için büyük bir gayrete girişti. Âkif’in adını yaygınlaştırmak için gayret gösterdi. Yazarlar Birliği’nde “Safahat Okumaları” adıyla yıllarca süren programlar gerçekleştirdi. Hacettepe’nin yanında bulunan Tacettin Dergahı’nı restore ettirerek müze haline getirilmesini sağladı. Burada Akif’i ve İstiklal Marşının kabulünü anma programları düzenledi. Akif’i yeni nesillere tanıtmak için onlarca sempozyum yaptı, kitaplar yayınladı.

Mehmed Doğan, Mevlana’yı da unutmadı. Çünkü Mevlânâ ve onun Mesnevisi Anadolu Müslümanlığının sekiz asırdır bayraktarlığını yapıyordu. Bu yüzden o Yazarlar Birliği’nde yıllardır “Mesnevi Okumaları” yaptırarak Anadolu’da var olan yüzlerce yıllık geleneği sürdürdü. Böylece Müslümanlar arasında müsamahaya dayalı, ince ve naif bir İslam anlayışının sürdürülmesine katkıda bulundu.

Mehmed Doğan, Yunus’u ve Hacı Bayram Veliyi de unutmadı. Onların bugüne kadar ulaşan varlığını yeni nesillere hatırlatmak için kültürel faaliyetler yürüttü.

Özellikle bir Ankaralı olarak kendi şehri ile ilgilenirken Hacı Bayram Veli’nin ona kattığı manevi havayı her yerde anlattı. Hacı Bayram’ın Anadolu’daki tesirini göstermek için gayret etti.

Mehmet Doğan, Ankara’yı da unutmadı. Batıcıların rahmetli Serdengeçti’nin tabiriyle “Ma’betsiz Şehir” olarak inşa etmek istedikleri Ankara’nın köklerini gelecek nesillere göstermek için özel gayret gösterdi. Ankara’nın Anadolu’nun İslam anlayışında ne denli etkili olduğunu hatta Ankara’nın İstanbul’a nasıl tesir ettiğini de göstermek için gayret gösterdi. Ömrüm Ankara kitabıyla doğup büyüdüğü yerlere olan minnet borcunu ödedi. Bu kitap gelecek zamanlarda Ankaralılara içinde yaşadıkları şehrin köklerini hatırlatmakta berdevam edecektir.

Elhamdülillah. Bugün geldiğimiz yer itibarıyla Ankara artık Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bile camisi olan bir Müslüman şehridir. Yeri gelmişken Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin idari bina, kütüphane ve camiden müteşekkil olmasının din ile barışık ilim ile gerçekleştirilecek bir yönetimi tercih edeceğini göstermektedir.

Mehmet Doğan, Mısır, İran ve Pakistan’dan yapılan tercümelerle Cumhuriyet sonrasında İslam anlayışında bu topraklara uymayan zahirci, lafızcı ve şekilci anlayışa da prim vermemiş, Selçuklu ve Osmanlıdan tevarüs eden İslam anlayışını tercih etmiştir. O, yukarıda bahsetmiş olduğumuz “Medeni İslam” anlayışını sürdürdü. Toplumu bedevileştiren, radikalleştiren, kültürsüz ve ruhsuz hale getiren akımlara kapılmadı. Bu sayede devleti yönetenleri tenkit etse de devlete sahip çıkmaktan geri durmadı.

Son olarak Mehmet Doğan, kendini, geldiği yeri ve özünü unutmayan bir adamdı. O, Ankara Kalecik’te doğmuş bir Anadolu çocuğuydu. Bunu hiçbir zaman unutmadı. Başkalarına özenmedi, kendi benliğini inkar edenler gibi mukallid olmadı. Mala, mülke, makama, şöhrete ve hevaya aldanmadı. Bunlara prim vermedi. İçindeki cevheri dışarıya göstermeden sıradan biri gibi yaşadı. 

Onun sahip olduğu imkanlara, kaleme ve şöhrete sahip olan pek çok insan birdenbire “ne oldum delisi” olmuşken o bir kul olduğunu hiç unutmadı. Mütevaziliğini hiçbir zaman elden bırakmadı. Onun yanına varan kim olursa olsun, onu kendisi gibi buldu, üstün bir adamın karşısında oturduğu zehabına kapılmadı. Ruhu şad olsun.

Osman Kayaer

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.